ÇOKIU
SORU mm
TEMEL ATMA TESTİ
Bugün İnsan modern bilimin geldiği son noktada sorduğu
hemen her soruya cevap bulabiliyor ve kendini, korkularını
tatmin edebiliyor. Fakat ilkel insanın çok az sayılabilecek bilgisi,
hayat tecrübesi göz Önüne alındığında dünya, yaratılış, Ölüm gibi
meseleler onun İçin büyük bir sırdır. Bugün dahi tüm bildiklerine
rağmen İnşan anlamlandıramadığına, temellendiremediğine
karş korku ve tedirginlik duyar, İlkel insanda bu korku ve
tedirginliklerin bizimki İle kıyaslanamayacak kadar yoğun
olduğunu söyleyebiliriz, Tam da bu noktada hayatta kalabilmek,
neslin devamını sağlamak İçin İnsanlar hikâyeler anlatmaya
başladı ve süreç içerisinde anlattığı hikâyelere inandı. inanç
temelli var edilen bu anlatılar İnsanlığa dayanacakları bir köken
sağladı. Bilmediklerine bir isim, bir hikâye vererek insanları bir
kaynakla ilişkilendirdi ve artık korkmaları gereken tek şey
hikâyelerdeki Öğütlere uymadıkları zaman Öfkelenip onları
cezalandıracak tannlardl. İnsanlık anlattığı hikâyelerle, edindiği
tecrübelerle hayata karşı yavaş yavaş üretken bir konuma
geçmeye başladıkça çevresini kendi inançlarına göre tanzim
etmeye çalıştı, Böylece inşanlar hep beraber yaşayacakları
alanlar İnşa etmeye başladılar.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
Kendi zihnimizle ve ellerimizle/tekniğimizle inşa ettiğimiz mekânlar
karşısında çaresiz, aciz kalışımız ve şikâyetlenmelerimiz iki yüz
yıldır belki bir kütüphaneyi dolduracak denli çalışmalara konu
Olmuştur. Bu yakınmanın oluşturduğu külliyatın üzerine bir taş
da biz koyalım istedik. Bu tam da şikâyet ettiğimiz kentleşmenin
ruhuna uygun ironik bir tavır değil mi? Kent üzerine düşünüyoruz,
kentler bizi bunaltıyor ama bırakalım toplumsal seferberlikte
bulunmayı ferdi olarak bile bunu düzeltecek bir bedel Ödemeyi
göze alamıyoruz. Samimi olmak gerekirse yaptığımız Şey
kalabalık bir otobüse binen son kişinin kendinden sonraki
kişiyi İçeri almaması İçin şoföre "Şoför Bey daha nereye kadar
dolduracaksınız?" demesine benziyor mu? Burada bir kısır
döngünün İçinde olduğumuzu söyleyebiliriz.
Bu parçada yazarın eleştirdiği durum aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Tarih öncesi insanın bilgi birikimi ve yaşam tecrübesi birtakım
gizemlerle doludur.
İnsanlık, biriktirdiği deneyimlerle etkili olmaya başladıkça
çevresini inançları etrafında düzenlemeye çalışır.
Ürettiği hikâyelerin kurallarına uymayan inşan, kendi belirlediği
cezalara maruz kalacağına İnanır.
Geçmişten bugüne insanlar anlamadıkları ve haklı
çıkaramadıkları şeylerden korkar ve endişe duyarlar.
İnsanlar yaşama tutunmak ve insanlığı sürdürmek için hikâyeler
anlatmışlardır.
2.
3.
4.
A)
B)
C)
D)
E)
İnsanoğlunun kendi yaptığı şeylerden yine kendisinin şikâyet
Giderek büyüyen şehirlerde, insanların daha duyarsız hâle
gelmesi
Menfaatleri bitinceye kadar insanlann yanlışlara tepki
göstermemesi
Yapılan hataların düzeltilmesi adına hiç kimsenin çaba sari
etmemesi
Şehir yaşamından sıkılan İnsanların alternatif yaşamlara
yönelmemesi
Bu parçaya göre insanları birlikte yaşamaya iten sebep
aşağıdakilerden hangisidir?
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisi yek!!!!?
A) Tartışma
D) Örnekleme
B) Öznellik
A)
B)
C)
D)
E)
Anlattıkları hikâyelerin gerçek olduğuna inanmaları
Bilmedikleri durumlar karşısında endişeye kapılmaları
Neslin devamını sağlamak istemeleri
Deneyimleri sayesinde üretken konuma geçmeleri
Yaratılış hakkında bilgiler elde etmeleri
53
C) Tanımlama
E) Somutlaştırma
O'DAN PARAGRAF,