5.
6.
Coğrafya bilimi belki de tüm bilimler arasında en eski olanıdır.
Coğrafya, insanların tarih boyunca sorduğu ”Orada ne var?” so-
rusunun cevabıdır. Yeni yerlerin keşfi, yeni küttürler ve yeni fikirler
her zaman coğrafyanın temel bileşenleri olmuştur. Bu nedenle
coğrafya, insanları ve yerleri incelerken biyoloji, antropoloji, jeo-
loji, matematik, astronomi, kimya gibi diğer bilimsel alanlara da
katkıda bulunduğundan 'tüm bilimlerin annesi” olarak adlandırılır.
Coğrafya, fiziki ve kültürel coğrafya olmak üzere başlıca iki ana
dala ayrılmaktadır. Kültürel coğrafya, dünyadaki toplumların ve
kültürlerin yaşadıkları bölgelerle ilişkilerini incelemektedir. Kültürel
coğrafyada incelenen başlıca kültür fenomenlerinin bazıları; dil,
din, ekonomi ve hükümet yapıları, sanat, müzik, gıdalar, kent-
sel alanlar, tarım, ulaşım sistemleri, nüfus, demografik yapı ve
insanları açıklayan kültürel özelliklerdir.
Bu parçada coğrafya ile ilgili aşağıdakilerin hangisine
ulaşılamaz?
A) Bütün bilimlere kaynaklık ettiğine
B) Farklı alanlara ayrıldığına
C) Halkların yaşayışlarına dair bilgileri coğrafyadan
öğendiğimize
D) Başka yerlerle ilgili merak edilenlere coğrafyanın cevap
verdiğine
E) Yeni fikirlerin uygulama alanının coğrafya olduğuna
Önce Romalılar, yaşadıklarını günü gününe yazmayı denerler
fakat bu yazılanlar; yapılan işlerin unutulmasını engellemek için
kaleme alınmış, edebî değeri olmayan yazılardır. Daha sonraki
yıllarda Yunanlar, Mısırlılar bu yazıyı farklı amaçlarla kullanır.
Romantizmle birlikte günü gününe yazılan bu yazılar, edebî
değere ulaşır. Duygular, seslenmeler yansır yazılara. Bizdeyse
Nurullah Ataç'la birlikte günceye dönüşen, tarih atılan, günü
gününe yazılan, duyguların etkisiz anlatıldığı yazılara günlük
denmiştir. Tomris Uyar'ın, Salâh Birsel'in günlükleri de bize
gösteriyor ki bu yazılar; başkalarına anlatılamayan, çok gizli
ve özel şeyleri saklar.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi
TEST 20
7 — 8. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
3B yazıcılar yokken hatta onlardan bir hayli zaman önce, düm-
düz bir materyalden üç boyutlu bir form yaratmanın orijinal
yolu, kağıt katlama sanatı origamiydi. Katlamak; yapılara çökme,
esneme ve açılma gibi yeni kabiliyetler kazandırırken bunların
mühendislik uygulamalarında da kullanılabileceğinin anlaşılma-
sı için yüzyıllar geçmesi gerekti. Bugün origaminin dönüştürme
kabiliyetinden birçok farklı mühendislik alanında faydalanılıyor.
Sindirilebilir origami haplar kimi vakalarda ameliyatlara alternatif
olabiliyorken katlanabilir güneş panelleri uçaklarda çok az yer
kaplıyor ve uçuş esnasında faaliyete geçirilebiliyor. Origami 6.
yüzyılda, Budist rahipler kağıdı Çin'den Japonya'ya getirdiğin-
den beri iki boyutlu nesneleri üçüncü boyutla tanıştırıyor. Origa-
mi, 17. yüzyıla gelindiğinde popüler bir sanata dönüştü. Fizik
profesörü Robert Lang, sanatı bugünkü potansiyeline taşıyan
isim oldu. Hesaba dayalı origami tekniğini geliştiren Lang'ın
matematik formülleriyle kağıt katlama sanatını bir araya getir-
diği yeni yaklaşımı, günümüz otomobillerinde kullanılan hava
yastıklarının geliştirilmesinde kritik rol oynadı. Origami uzay
araştırmalarında da kritik rol oynuyor. NASA, güneş panellerini
yalnızca 2,7 metre inceliğe getirerek uzay araçlarına yüklemek
ve ihtiyaç duyulduğunda açıldığında 25 metre ebatlara ulaşacak
bir hâle getirmek için prototipler geliştiriyor.
Bu parçadan hareketle origami ile ilgili;
I. tarihî gelişimine,
II. zorluk derecesine,
III. etkilediği alanlara
ifadelerinden hangilerine ulaşılamaz?
7.
8,
A) Yalnız I
D) ive III
B) Yalnız II
C) Yalnız III
E) II ve III
Bu parçadan yola çıkılarak aşağıdakilerden hangisine
kesin olarak ulaşılabilir?
yoktur?
A) Tanımlama
C) Koşul öne sürme
E) Değerlendirme yapma
B) Örnekleme
D) Açıklama
A)
B)
C)
D)
E)
Origami, bilim dünyasını 3B yazıcılardan daha çok
etkilemiştir.
Çin ve Japonya'da origami sanatına bağlı olarak mekanik
düşünme anlayışı gelişme göstermiştir.
NASA, uzay araştırmalarındaki başarısını origami sanatına
borçludur.
Origami kimi bilimsel gelişmelere kaynaklık etmiştir.
17. yüzyılda origami, sanatsal yönünden çok soyut düşün-
meye sağladığı katkılarla öne çıkmıştır.
105