CARI
III
KLASİKLEŞMİŞ SORU TİPLERİ
@ Bu testte ÖSYM'nin olmazsa olmaz olarak gördüğü, her sınavda mutlaka sorduğu soru tiplerine yer verilmiştir.
@ Bu testi çözerken süre tutmamanızı, sadece sorulan anlayarak çözmenizi salık veririz.
I.
2.
(I) Evrimsel algoritmalar olarak da bilinen genetik algoritmalar, q
canlılar arasındaki gen değişimine benzer bir mekanizmayla ça-
Işır. (II) Tıpkı canlılar arasındaki gen değiş tokuşu gibi olan bu ça-
lışmada yarısını bir algoritmadan diğer yarısını başka bir algorit-
madan alan yeni algoritmalar oluşur. (III) Bu işlem milyarlarca
defa tekrarlandığında zayıf çözümlerin elendiği, güçlülerin kal-
dığl bir tablo ortaya çıkar. (IV) İşlem, istenilen başarı düzeyi ya-
kalandığında ya da maksimum deneme sayısına ulaşıldığında
sonlanır. (V) Genetik algoritmada özellikle karmaşık problemle-
rin çözümü çok zaman alabilir. (VI) Örneğin bir otomobil moto-
ru üretmek çok karmaşık ve zaman alıcı bir iş olduğu için bu üre-
timi genetik algoritmayla yapmaya çalışmak önerilmez.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numa-
ralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
B) III
c) ıv
E) vı
3.
03)
4.
Bilişim ve iletişim teknolojisinin oluşturduğu, adına siber dünya q
dediğimiz dünyada mesafeler kalkmış, ülkeler arasında var olan
sınırlar yok olmuş, bugünkü dünyadan farklı bir dünya meyda-
na gelmiştir. Bu dünya çok yenidir ve milyonlarca yıla ihtiyaç duy-
madan son derece kısa bir zamanda oluşmuştur. Bu dünyanın
bir üyesi olmak ve burada yaşamak için bir bilgisayar ve mode-
me sahip olmak yeterlidir. Günümüzde yoğun miktarda veri akı-
şı ve gerçek hayat üzerinde çok daha fazla baskın konuma ula-
şan bir siber dünya vardır. Bundan dolayı teknoloji, bizleri gittik-
çe kendine bağlamaktadır. Siber dünyanın günlük hayatımızı git-
tikçe kolaylaştırması ve bizleri oyalamasıyla siber dünyada ger-
çek hayattan daha fazla zaman harcamamız bu durumda başat
rol oynamaktadır.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Siber dünyanın sağladığı avantajlar, uygulayım bilimine olan
bağımlılığı artırmaktadır.
B) Bilişim ve iletişim teknolojisi, inşan yaşamını bir bütün ola-
rak etkilemektedir.
C) İnsan yaşamını kuşatan teknolojinin istikrarlı bir şekilde iler-
lemesi doğal görülmelidir.
D) Siber dünya, iletişimin önündeki engelleri kaldırarak inşan-
ları birbirine yakınlaştırmıştır.
E) Gerçek hayattan uzaklaşan inşan, sanal bir dünyanın güdü-
müne girmiştir.
(I) Biyolojik çeşitliliğin, dünyanın yaşam-destek sistemi olduğu
düşünülürse gerektiği şekilde korunması ve sunduğu kaynaklar-
dan sürdürülebilir bir şekilde yararlanılabilmesi için daha iyi an-
laşılması gerekliliği ortadadır. (II) Bu bağlamda ulusal biyolojik
çeşitliliğimizin niceliksel ve niteliksel olarak ortaya konmasının
ilk adımı, sistematik bir ulusal envanter sisteminin kurulması ve
çalışmaların yapılmasıdır. (III) Biyolojik çeşitlilik; yaşayan orga-
nizmaların, ekolojik ortamların ve o ortamların desteklediği eko-
lojik süreçlerin çeşitliliğidir. (IV) Buna yönelik olarak ekosistem-
ler ve ekolojik süreçleri temel alan bir envanter sistemi tanım-
lama çalışması gerçekleştirilmiştir. (V) Ancak temel boşlukların
belirlenmesinin ardından bir envanter sistemi kurulmasına yö-
nelik çalışma, istenen ölçüde sağlanamamıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin
akışını bozmaktadır?
C) III
Kişilik kuramları, iki temel kavrama dayanır. Bunlardan ilki, ya-
şantllara anlam veren duygular; ikincisi ise yaşantıların saklan-
dığl ve geri getirildiği bellek yapısı yani otobiyografik bellektir.
Otobiyografik bellek, psikolojide "hatırlama efekti" olarak ad-
landırılan daha eski anıların geri dönüşü durumuyla ilgilidir. Bu
iki kavramın insanı açıklamada hem uzunlamasına hem de ke-
sitsel işlevleri olduğu söylenebilir. Duygular ile otobiyografik bel-
leği ele alan ve klinik sonuçları olan kuramların bir bütünlük gös-
termediği görülmektedir. Bellek kuramlarının genellikle bilişsel
ve semantik yapılara ağırlık verdiği, duyguları ihmal ettiği; duy-
gular ile ilgili kuramların ise genellikle belleği ve belleğin örgüt-
lenmesini ihmal ettiği gözlenmektedir. Bu iki kavrama aynı çer-
çeve içinde yer veren kuramların sayısı oldukça azdır.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Duygularla ve otobiyografik bellekle ilgili teorilerde farklı
sonuçlara ulaşılmıştır.
Bellek teorileri, anlam bilimi ve zekânın işleyişiyle ilgili alan-
larda yoğunlaşmaktadır.
Yaşantılara anlam veren duygularla yaşantıların saklandığı
belleğin odağını inşan oluşturur.
Kişilik kuramları, hisler ile yaşantıların saklandığı bellek üze-
rine temellendirilmiştir.
Duyguların ve otobiyografik belleğin bir arada değerIendi-
rildiği teorilerin sayısı sınırlıdır.
200