Çar, İnpator, Padişah,Raca, Sultan, Halife )
Bu güç ve yetkiler hükümdara kalıtsal yolla veya
seçimle verilmiştir.
İMTİYAZ-AYRICAUK-KAPITÜLASYONI: Bazı kişi-
leçe, topluluklara ya da kişilere başkalarından
farklı olarak verilen hak, İzin,
ÖZERKLİK : Bir gücün yönettiği geniş bir bütün
içinde, bir kuruluşun ya da ülkenin belli koşullar
altında kendi kendini yönetme hakkıdır.
MUTLAKIYETÇILIK : Bütün siyasal iktidarın sınır-
sız bir biçimde tek merkezde, öncelikle de bir
hükümdarda toplanmasını öngören feodal siya-
sal öğreti ve uygulamadır. Hiç bir denetleyici or-
ganla kısıtlanmaması en temel özelliğidir.
PARLAMENTO : Bir toplumu oluşturan tüm sınıf
ve zümrelerin ternsil edildiği,demokratik uygula-
malarla oluşturulan meclislerdir.yasama organı-
mn, siyasal partilerin seçimlerde aldıkları oy
oranına göre yürütme organlarını oluşturduğu
siyasal sistern. Bu sistemin en temel özeırıği, İş
başındaki yönetimin hem seçmenlere, hem de
parlamentoya karşı sorumlu olmasıdır.
KURUCU MECLİS : Yeni kurulan veya anayasa-
askıya elman bir devlete yeni bir anayasa
zırlamak yahut devletin ana organlarının görev
ve işleyiş biçimleriyle ilgili temel ilkeleri Hirle-
mek am«ıyla oluşturulan meclis.
LİBERALİZM : Serbestlik, bireysel ve toplumsal
özgürlük savunuculuğu. Karnu otoritesinin eko-
nomik, sosyal, dinsel vb. gibi süreçlere müdaha-
le etmesine, ya da bu süreçlere kendi istediği
doğrultuda yön vermek yönündeki girişimlerine
karşı çıkılması gerektiğini ileri süren görüş. Bu
devletin ekonomiye müdahale eme-
mesİ, iktisadi hayatın yönlendirilmesine
yönelik devlet müdahalesinin asgari düzeyde
gerektiğini; arz•talep mekanizması ya
da fiyat piyasanın iktisadi ve
açıdan en yararlı sonuçlan üreteceğini;
Özel sektörün Önünü açmak gerektiğinin bir ve-
ciz ifadesi Olarak da bırakınız yapsınlar, bırakı-
nIZ geçsinler ilkesini savunan Öğretiye iktisadi G-
beralizm; kamu otoritesinin toplumu oluşturan
bireylerin yaşamlarını yönlendrmelerine karış-
rmrnası, sosyal hayatın biçimlenmesinde belirle-
YİCİ gerektiğinin, İYİ hükü-
en az hükümet OHuğumm so-
vunulmasına da siyasal lib"izm denir.
MANDA YÖNETİMİ-GÜDÜM : Mi&ler cemi-
yetenin ( 1919-1945 ) eskiden sömürge olan bir
toprağı yönetme yetkisini üyesi olan güçlü (Em-
peryalist) devletlerden birine vermesiyle oluşan
yeni sömürgecilik rejimidir. l. Dünya Savaşm-
dan sonra. ve
ait Asya ve Afrika'daki eski M)raklan, henüz
kendilerini yönetemeyecekleri gerekçesiyle An-
bölüşüldü. Irak, filis-
tin, Ürckjn ve Arabistan mandasına, üxİ-
ye ve Fransız mandasına gird. 1946 p-
İmda sistemin yerini Birbşrniş Millekr Vesa-
yet sisknü dmışhr.
SOSYALİZM : Kesin bir tanımı olarrwnwkla bir-
Ekte, devlet yönetiminde ve ekmomik yaşamda
bireyci* karşı *nculuğu savunm, mutluluk
refah ve yaşansal olanakknn toplum ymmına
dg*ıhmını amaçlayan sislerdir.
TOTALİTER REJİM : Yaşamm Nim y&derinİ &vlet
otoritesine kılan yönetim
Erli) siyasal kurumu d4İştİrmesİ, hukuksd, k»p-
lumsal ve siyasal gelenekleri orhdan kaEırma-
sıyla diktatörlüğün ötesindethr. Siyasal iktidarı
elinde bulunduran sınıf ya zümrenin en Ins-
devlet düzenidir.
O.NI-N : Yasarna organları tarahn&n çıkmı-
İm, toplumsal ve İnşan etkinli&rİnİ dü-
sinin yqhrun gücüyle uygulanan ba*yvcı kural.
HUKUK DWLETİ : Vatarxlaşıru rahat ve huzur
İçinde yaşatan,. onun canım, mdnı ve onurunu
koruyan, egemenliğin
rm ve onu Özgürlüklerle devlettir. HU-
kuk devlefi demokrasinin önkoşuludur-HuhJk
devletinin ve Önemli varlık İse İçin-
de yaşayan bütün insanlara can güvencesi ver-
mesih Bu da ancak yasaya uygun davranıl-
rnak,• athl bir biçimde yargılanmak İle sağlanır.
YASAMA GÜCÜ : Yasama işlevi, toplum yaşa-
mınt düzenb'en hukuk kurallarının
yasdan koymaktır. Hukuk kuralları olmadan
hiçbir devlet yaşayamaz. Yasalar ternel hukuk
kuralhn oHuğundan, hukuku uygulayanlar, bu
yasalara dayanırlar, ah düzeyde kural koyma
veya yargılama hakkını da yasalardan
Bu gücü genellikle ege-
gücün Örn«in
kişirün dayanan rmnarşik sis-
yasama gücünü kişdi-
ğinde ve doğrudan doğruya De-
İse. uluşun Olan parla-
menhlarm görevi ve
İşkvİnİ İşte bu İşlevi yerine getiren
pn 'yasama gücüne' sahiptir.
GÜCÜ : Yasarna gücüne sdüp olan
orpmn hukuk kurallarım koynası Ek başı-
na yeterü *İr. Uygulanrnayan kuralların hiç-
bir d*ri yokwr. kurallarım uygulamak
da Er İştir. Bu işi gören
YARG GÜCÜ : Hukuk kuralları zaman doğ-
ru biçimde uyg•..hmwychilir. Hukuk hıralarının
haksızlıkları giderrnek, yurttaş-
lar arasın& çıkan mbşmazhkları «nnek, kural-
İma uymayanları cezalandırmak apyrt bir işlev-
Buna 'yargı İşlevi' dını Bu işlevi gö-
ren orga-,da gücü' vardır.
GÜÇLER : yürütme ve yargının
bir orpn tarahndan yerine getirilmesine
birliği
GÜÇLER : ve
ğjçlerinden her biri güce sahip
yerine
ANAYASA : Bir devletin ve
organbnmn yapılarım,yetkİlerİnİ, biribir-
lerİyle olan İGşkİlerİnİ, yurttaşların sahip ol&kla•
n temel hak ve özgürkjkler İle yurttaşa karş dev-
letİn yükümlülüklerini ve aynco yurttaşın devlel-
teki &evlerini düzenleyen ana hukuk kuralıdır.
ANAYASAL SİSTEM : Bir devletteki ternel örgü-
ün kuruluş ve işleyiş modeli. Devletteki
yürütme ve yargı güçleri ile kişi hak görevlerinin
Ve işleyiş biçimi. Bu düzenlemeler
anayasalarda yer Ancak anayasası Olma-
yıp da bu temel konulan yasalaştıran veya gele-
neklerine dayandıran devletlerdeki ternel düze-
ne de anayasal düzen adı verilir.
KISAS USULÜ : Yapılan bir suçun kişiye aynısı-
mn vqo benzerinin
FİDYE USULÜ : Yapılan bir suçun bir bedel kar-
şıllğında afhdİlmesidİr.
MEDENİ HUKUK : Kişiler arasındaki hukuksal
ilişkileri düzenleyen özel hukuk dalıdır. Çoğu
kez özel hukukla eş anlamlı olarak kullanılır,
Dar anlamıyla, aileye, mirasa, eşyaya,mallann
devrine, mülkiyete, ve borçlara İliş-
kin kuralları kapsar.
SÖMÜRGECİLİK : Bir tq)lurnun ya da devletin,
bir başka topluluk ve ülke üzerinden ekonomik
ve siyasal çıkarlar sağlamasıdır. Bu, İnsan erne-
ğİnİn, ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin
yok pahasına sofin alınması ya topluluğun
pazar haline getirilmesi biçimindedir, Bunu ya-
pan yabancı egemen güçlerdir. İlkçağdö ve Or-
façağ'da kolonicilik, Yeiiçağ'da klasik sömür-
gecilik, günümüzde yeni sömürgecilik ( emper-
) biçimindedir
KOLONİ : kendi topraklan dışında
yerleşmek ,şörnürmek veya pazar amaçlı
işgal ettikleri topraklar.
ISTiKLAL NAHKEMELERI : TBMM'nin 18 Eylül
1920 tarihinde kabul effiğİ bir yasayla kurulan
olağanüstü yargı organıdır. Vatana ihanet suç-
lan ile asker kaçaklarını yargılamak üzere kuru-
lan kararlan kesin olan bu mahkemelerin üyele-
ri TBMM üyeleri arasından seçiliyordu. Gerek
görülen yerlerde de geçici olarak görev yapan
mahkemelerin çalışmaları 1927 yılında sona
NEDEN-SONUÇ ILIşKişl : Bir olayın sonunun
başka bir olayın Oluşturması.