Cân bağışlardı lebün thâr-l güftâr eyleyip
Urmadan İsâ lebi cân-bahşllkdan dem henüz
Ey FuzüIİ eyledi her derde derman Ol tabib
Bir benim zahmımdır ancak bulmayan merhem henüz
Bu beyitler İçin aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
A) l. beyitte idealize edilmiş bir sevgiliden söz edilmiştir.
B) II. beyit, gazelin makta (son) beytidir.
C) l, beyitte telmih sanatına yer verilmiştir.
D) II. beyitte bir yakınma söz konusudur.
E) Her iki beyit, bir kasidenin fahriye bölümüne aittir.
Geh varıp havz kenarında hıraman olalım
Geh gelip kasr-l cinan seyrine hayran olalım
Geh şarkı okuyup geh gazelhan olalım
Gidelim serv-i revanım yürü Sadabâd'e
Bu dizeler aşağıdaki nazım biçimlerinin hangisinden
8.
9.
10.
11.
12.
Sanatçı
Mevlana
Net'i
Eser
Garipname
Keşfü'z Zünun
Yukarıdaki tabloda boş bırakılan bölümlere aşağıda—
kilerden hangisi sırası ile getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
III.
IV.
Divan-' Hikmet, Ahmet Paşa, Şikâyetname, Kâtib Çe-
lebi
Hadikatüs Süeda, Âşık Paşa, Surname, Evliya Çelebi
Divan—' Kebir, Gülşehri, Siham—l Kaza, Süleyman Çe-
lebi
Fihi Mafih, Âşık Paşa, Siham-ı Kaza, Kâtip Çelebi
Hüsn ü Aşk, Nabi, Sihhat ü Maraz, Piri Reis
Fabl
Hikemi tarz
İlahi aşk
Mevlid
alınmıştır?
A) Gazeı
B) şarki
C) Rübai
E) Mesnevi
Aşağıdaki mesnevilerden hangisi yukarıda verilen
kavramlardan herhangi biriyle ilişkilendirilemez?
D) Tuyuğ
A) Vesilet'ün - Necat
C) Hayriye
B) Leyla vü Mecnun
D) Hamame
III.
IV.
Soyut bir edebiyat olması nedeniyle düşünce ve
duygular gerçekte olduğundan farklı biçimde ele
alınmıştır.
Arapça, Farsça ve Türkçenin birleşiminden Oluşan
ve Osmanlıca adl verilen bir dil kullanılmıştır.
Nazım, her zaman neşrin önünde Olmuş; neşir ala-
nında sınırlı sayıda eser verilmiştir.
Medrese kültürüyle yetişmiş sanatçıların aydın züm-
reye seslenen nitelikleri ağır basmaktadır.
Anlatılandan çok anlatış biçimine Önem verilmiş;
aynı konu, birden çok sanatçı tarafından İşlenmiştir,
Aşağıdakilerden hangisi, numaralanmış cümlelerde
özellikleri verilen anlayışın sanatçılardan birine ait
değildir?
E) İskendername
1757 yılında İstanbul'da doğan ve asıl adı Mehmet olan
şair, 1799'da İstanbul'da vefat etmiştir. Babası tasavvuf
eğitimi almış, Mevleviliğe ve Melamiliğe bağlı şiirlerle
uğraşmış, kültürlü bir kişidir. Dedesi Mehmet Efendi de
Mevlevi tarikatı aydınlarındandır. Konya'da bir süre eği-
tim görmüş, İstanbul'da Yenikapı Mevlevihanesinde üç
yıllık çileden sonra Mevlevi şeyhi olmuştur. Yirmi dört ya-
şındayken Divan'ını yazmış, 26 yaşındayken Türk ede-
biyatında mesnevi türünün en başarılı örneklerinden biri
sayılan Hüsn ü Aşk adlı eşsiz eserini Ortaya koymuştur.
Sanatçı, tasavvufun mazmun, çağrışım ve fikir hazinesin-
den faydalanmış, üslup bakımından Sebkihindi akımının
etkisinde kalmış ve bu tarzı, şiirlerinde başarıyla uygula-
mıştır. Söz sanatlarıyla yüklü, ağır bir dili vardır. Şiirlerinde
ses ve söz güzelliğine önem vermiş, kendi bulduğu me-
cazlarla şiire yeni bir hayal gücü kazandırmıştır. Kendine
Özgü bir şiir havası Oluşturmuş, duygu ve düşüncelerini
birtakım hayaller, sembollerle anlatmıştır. Hece ölçüsüyle
de şiirler yazmıştır.
Bu parçada aşağıdaki sanatçıların hangisinden söz
o
A)
B)
C)
D)
E)
Tazarruna me
Beng ü Bade
İskendemame
Mugalata name
Siham—l Kaza
edilmektedir?
A) Mevlana
B) Şeyhi
C) Bakî
D) Şeyh Galip
E) Nabi
159