C ARI
TEST - 4
Paragrafta Hono - Rna Düşünce
Bu testi süre tutmadan, sadece soru tipinin mantığını anlayarak doğru çözmeye çalışınız.
I.
2.
Bulaşma, aklınıza gelen olumsuz düşüncelerle kurduğunuz iç ko-
nuşma demektir. Bu düşünceleri yargılamak, bunlarla tartışmak,
kendini rahatlatmaya ve kendine güven vermeye çalışmak; dü-
şüncelere bulaşmak anlamına gelir. Şöyle düşünün: Yolda ara-
banıza doğru giderken hiç tanımadığınız birisi size kötü bir şey
söylüyor. Eğer ona karşılık verir, onunla kavga ederseniz ona "bu-
laşmış" olursunuz ve muhtemelen işler büyür. Eğer görmezden
gelir, duyduğunuzu belli bile etmezseniz olay geçip gider. Bunu
o kişinin yaptığını/söylediğini doğru bulduğunuz için değil, sizi
daha fazla rahatsız etmesin diye yapıyorsunuz.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada savunulanları destekler ni-
teliktedir?
A) Kişi, zihne gelen kötü düşüncelerinin kaynağını bilmedikten
sonra benzer olumsuzluklarla defalarca karşılaşır.
B) Bile isteye seçmediğimiz, kendi kendine gelen anlamsız iç
seslere olumlu karşılık verdikten sonra onları duymazdan
gelmek gerekir.
C) Normal yaşantı içinde akla gelen kötü düşünceleri mantıklı
gerekçelerle baştan savmak doğru bir tavırdır.
D) Olumsuz iç seslerle karşılaşan birinin takınması gereken ön-
celikli tutum kendini rahatlatmaya çalışmak olmalıdır.
E) İnsan gün içinde yerli yersiz aklına gelen kötücül düşünce-
leri hiç duymamış gibi yapıp olumluya odaklanmalıdır.
Tridacna gigas adı verilen istiridye, kendini koruma amacıyla bir
metre yirmi santimetrelik 200 kiloluk bir korunma canavarına
dönüşür. İnsanlar da böyledir. İncimizi koruma düşüncesinden,
korunmaya düşkün bir canavar yaratırız kendimizden: Yalnızlı-
ğın iyi olduğunu söyleriz. Çevremizde üç beş iyi insanın olması
yeterlidir bizim için. Kutsal inciye değer biçemeyecektir kimse.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada savunulanları destekler ni-
teliktedir?
A) Kendini korumak için özerklikler edinmeye çalışan inşan,
başlangıçta değerlerini feda etmeye hazırdır.
B) Bir canavara dönüşme kapasitesi olan insanoğlunun, önlem
alınmazsa bu modeli çevresine yayması kaçınılmazdır.
C) Sevdiklerini koruma düşüncesiyle itici hâle gelen davranış-
lar, zaman içinde insana olumsuz olarak döner.
D) Hayatta kalma düşüncesi, insana zamanla kendisi için gü-
venli çevresi için dikenli bir fildişi kule ördürür.
E) Yaşamın zorlukları karşısında dik durmaya çalışan kişi, gün
geçtikçe bu kararlılıklarını kaybedebilir.
3.
4.
Felsefe; insana, geçmişine ait zengin deneyim ve birikimini gös-
tererek ona, kendi kaderini çizmesinde yardım edebilir. Böylece
onun bugününü doğru değerIendirmesine ve gelecek yönelim-
leri için isabetli seçimler yapmasına yardımcı olabilir. Çünkü in-
san, sürekli yolculuk içinde olan bir varlıktır. Kişi, yaşamı süre-
since sürekli değişim içindedir. Yaşamak, içkin ve belirlenmiş bir
varoluşa sahip olmak değil, bu varoluşu andan ana gerçekleştir-
meye çalışmaktır.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada savunulanları destekler ni-
teliktedir?
A)
B)
C)
D)
E)
Bireysel tutumlar arasındaki farklılık, insanın biricikliği ile
izah edilebileceği gibi toplumsal yapıyla da alakalıdır.
Hayatın içinden yükselen bir etkinlik olarak felsefe, yaşamın di-
ğer olgularından çok uzaklarda ya da onlardan çok farklı değildir.
"İnşan, yedisinde ne ise yetmişinde odur." sözü, değişmezlik
ve sürerlik anlayışının toplumdaki psikolojik yansımasıdır.
Kadercilik anlayışıyla tembelleşmek, dünü ve bugünü değer-
lendirememekten kaynaklanır.
Bilimsel kural ve ilkeler sürekli değişim içinde olduğundan
bilim tarihi, birçok eski kuramın harabeleriyle doludur.
Zayıfların yok olduğu güçlülerin yaşamaya devam ettiği görüşü-
ne pek katılmadığımı söylemeliyim. Bence yaşam bir savaş de-
ğil, bir dayanışma. Örneğin ortakyaşamın (simbiyozun) mutua-
lizm olarak bilinen biçiminde iki farklı organizma o derece daya-
nışır ki birbirleri olmadan sağ kalamayacakları ortaklaşa bir ya-
şam şekli kurar. Endosimbiyoz (içten-ortakyaşam) tür dayanış-
mada ise işi daha ilerletir, ortaklardan biri diğerinin içinde yaşar.
Gezegenimizdeki canlılığın erken zamanlarından bu yana birkaç
farklı endosimbiyoz olayının gerçekleştiğini düşünüyorum. Bun-
lardan ikisi eskiden bağımsız birer bakteri olan mitokondri ve
kloroplastın artık hücre organeli hâline gelmiş olmasıdır.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada savunulanları destekler ni-
teliktedir?
A)
B)
C)
D)
E)
PRRRGRRFın RITffll
İki farklı organizma, bir süre yardımlaşarak hayatta kalıp son-
asında ayrı bir yaşam sürebilir.
Farklı canlılar, bazı yaşam fonksiyonlarını şaşırtıcı biçimde
birbirlerine benzetebilir.
Organizmalar, kendi yaşamlarını devam ettirmek için başka
yaşam şekillerini taklit edebilir.
Bağımsız iki canlı, birbirleri olmadan yaşayamayacak şekil-
de bir araya gelebilir.
Birden çok organizma hayatta kalmak için birbirleriyle çatış-
ma durumuna gelebilir.
39