C ARI
TEST - 56
Paragraf
ı.
2.
Yayın dünyasını çok basmak ve çok satmak iştahı basalı çoğu ya-
zarın ve yayıncının karakteri değişti. Yazar, gece gündüz hangi
farklı şeyi yazacağını, nasıl bir dil ve anlatım tarzı geliştirerek ken-
dini yenileyeceğini düşünen adam olmaktan uzaklaştı. Biz de
okumayan bir topluma dönüştük. Kitapların bunca basılmasına,
her yerde etkinlikler düzenlenmesine ve kitap fuarları açılması-
na rağmen gerçek anlamda okumuyoruz. Kitabı tüketiyoruz, ki-
tabı satıyoruz ama kitap ve yazar etkin ve etkili değil. Bu durum-
da yazar ajansları, çevirmenler, editörler, yayın yönetmenleri,
grafikerler, matbaacılar, kitapçılar vs. var görünürler ama aslın-
da hiçbiri yoktur.
Bu parçadaki altı çizili ifadeyle
I. Toplumun kitap fuarlarına gereken ilgiyi göstermemesi,
II. Yazarların içerik ve üslup bakımından özgünlüğü yakalama-
ya çalışmamaları,
III. Yayıncıların nitelikli kitap basmakvesatmaktan çok, para ka-
zanmayı düşünmeleri
durumlarından hangilerine gönderme yapılmamıştır?
3.
4.
Dilin zenginliği konusunu farklı pencerelerden bakarak değer-
lendirmek gerekir. Birçok ülkede birçok insan tarafından konu-
şulması, kelime sayısının çokluğu, güçlü bir edebiyata sahip olu-
şu ve dolayısıyla estetik yönünün gelişmişliği gibi özellikler dik-
kate alınmalıdır. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda
destanlar devrinden başlayan zengin sözlü edebiyatı ve Orhun
Anıtları'ndan günümüze yazılı edebiyatıyla Türkçe, şüphesiz zen-
gin bir dildir.
Bu parçadaki altı çizili ifadeyle
I. Edebiyat ürünlerinin evrensel nitelik kazanması,
II. Kelime dağarcığının genişliği,
III. Geniş bir coğrafyaya yayılmış olması
durumlarından hangilerine gönderme
A) Yalnız I
B) Yalnız II
D)lveıı
C) Yalnız III
E) ı ve III
A) Yalnız I
B) Yalnız II
D)lve III
C) Yalnız III
E) II ve III
Sanatçı; tabiatta ayrıntı olarak nitelendirilebilecek küçük şeyle-
rin tasviriyle okuyucusunu düşsel ve içsel bir yolculuğa çıkarma-
sını bilmelidir. Güz zamanı yol kenarlarına yığılmış yapraklar, ba-
harda yeni yeni açmaya başlamış körpe ağaçlar, kışta dirilişin
sembolü kardelenler, yazda hasadı bekleyen tahıl başakları, in-
san için olan her şey... Hafızada bir sürü izlenim birikir; ta ki ya-
zar ruhu gelip bunları isteyinceye, şair ruhu gelip alıncaya kadar.
İşte bu durum sanat eserinin kendi rengine kavuşmasını ve her
şeyin olanca kokusu ve tadıyla okuyucuya sunulmasını sağlar.
Bu parçadaki altı çizili ifadeyle
III.
Sanatçının doğaya ait incelikleri keşfedip sanatına yansıtma-
Sanatçının geleceğe dair düşlerini sanat eserinde işlemesi,
Yazar ve şair ile okuyucu arasında sonsuz ve içsel bir bağın
kurulması
Ejderha, gerçekte mevcut olmasa da edebî eserlerde yer bulan
bir varlık. Belki de bu, birçok ülkenin mitolojisinde yüzyıllarca
yaşayan efsanevi bir varlık olarak "heybeti, gücü, muhafızlık gö-
revini" temsil edecek şekilde var olmasındandır. Bu durum "ner-
de bir yılan varsa yakınında bir hazine olduğu" konusunda bizi
uyaran divan edebiyatı gazelleri için de geçerli. Âşıkların çektik-
leri ve gökyüzüne yükselen ah, ejderhanın ağzından çıkan alev
gibidir. Şaire göre bu ejderha şeklindeki ahı gören halk da ora-
da bir hazine var zanneder.
Bu parçadaki altı çizili ifadeyle
I. Ejderhaların bir zamanlar yaşamış varlıklar olması,
II. Ejderhaların kuvveti ve büyüklüğü simgelemesi,
III. Ejderhalardan sadece efsanelerde söz edilmesi
durumlarından hangilerine gönderme
durumlarından hangilerine gönderme
A) Yalnız I
B) Yalnız II
D)lveıı
A) Yalnız I
TUR/
B) Yalnız II
D)lve III
RİTmı
C) Yalnız III
E) II ve III
C) Yalnız III
E) ı ve III
1 79