Örnek Soruyu Değiştir

C ARI TEST -47 Paragraf ı. 2. Sözü güzel ve etkili kılan, kendi doğal hızı içinde söylenmiş ol- ması değil midir? Yazıda ise hep bir mesafe, zaman farkı ve din- ginlik yok mu? Söz uçar yazı kalır demek, sözün değerini düşü ren bir yaklaşımın ifadesi olamaz. Yazıda, asıl varoluşun onda açığa çıkıp köklenebileceğine yapılan bir vurgu bence. Çünkü ya- zıya dökülecek olan yine sözdür sonunda. Sözü olanın, yazısı ola- bilir asıl. Bir sözü olmayan, sözün içini doldurmayan yazının da uçup gitmekten başka yolu yok. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Sözün yazıya geçirilmesi zaman almış olsa da sözün değeri yazıyla ölçülür. B) Yazıya değer katan sözdür, söze güzellik veren ise onun an- lamlı olmasıdır. C) Söz açık bir şekilde dile getirilmezse yazının da bir değeri ve kalıcılığı olamaz. D) Söz olmadan yazının, yazı olmadan da sözün hiçbir zaman karşılığı yoktur. E) Sözün içini doldurmak ve uçup gitmesini engellemek için ya- zıya başvurmak gerekir. Geçenlerde bir televizyon haberinde annesinin zayıf mı zayıf göğsünden, olmayan sütü emmeye çalışan, bacakları ince birer çubuk, kaburgaları büklüm büklüm ve başını zor taşıyan Sudan- II aç bebecik ekrana geldiğinde insanlığımdan utandım. Tabi ki sahip olduğum şeylerden de... Yerlerde sürünen ve bir pirinç ta- nesine muhtaç olan bu insanların açlığı söz konusuyken gelişmiş ülkelerin hangi sahada olursa olsun kazandıkları başarıya başa- rı denebilir mi? Asıl kazanç nedir biliyor musunuz? Varlık - yok- lük savaşı verenlerin kalbini kazanmak. Birisi, birileri çıkıp şu ya- rı canlı insanları hayata döndürse herhâlde adı gönüllere yazıla- caktır. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? 3. 4. Şiir sanatında sadece bir şairi özellikle takip eden, kitaplarını okuyan, hayata oradan bağlanan insanların olması son derece normaldir. Anormal olan, şiir dışı sebeplerle o insanın etrafında mutlakçı bir halka oluşturulması, değerIendirmelerin estetik öl- çülerin dışında ifade edilmesidir. Çünkü şiir söz konusu olduğun- da çevredekiler homurdanmaya, o şairin bazı özelliklerinden bahsetmeye, o özellikleri yüceltmeye, böylelikle de aslında ken- dilerini konuşmaya başlarlar. Hâlbuki şiiri konuşup tartışmak için genel sanat donanımı yanında, şiire ilişkin esaslı estetik bilgi, bi- rikim ve dertlere sahip olmak gerekir. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Bir şairi yakından takip etmekle ve onun kitaplarını okumak- la şiir eleştirisi yapılması normaldir. Estetik ölçüler dışında kalan şiirlerin eleştirisinin donanımlı kişilerce yapılması gerekmez. Şiirin sanatsal yönünün tartışılabilmesi için şairin özel haya- tının da bilinmesi gerekmektedir. Şiirle ilgili değerIendirmeler, şiirsel ve sanatsal donanıma sa- hip kişiler tarafından yapılmalıdır. Şiirle ilgili en iyi değerIendirmeyi, şairlerin etrafinda topla- nan mutlakçı kişiler yapabilir. Ozanların dili zorlamalarını uygun görüyorum ama bu bir gerek- sinmeden doğmalıdır. Dili zorlaması gerekiyorsa şairin ona iste- diği şekli vermesi en doğal hakkıdır ve kimse bunun önüne ge- çemez. Bunun sınırı, kendi kendisini gerekli gösteren bir teme- le dayanması ve bunu başkalarına kabul ettirebilmesidir. Keyfi olan, görünür hiçbir gereksinime karşılık gelmeyen, estetik bir değer taşımayan zorlamalar, boş bir sözcük oy•unu olmaktan ile- ri gidemez. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) TUR/ Medya, Afrika'da yaşanan sıkıntıları dile getirmelidir. Dünyada olup bitenler sadece televizyondan öğrenilmemeli- Sudan gibi açlıkla mücadele eden ülkelerden ibret alınmalıdır. Açlık ve yoksulluğun yaygınlaşmasının tek suçlusu zengin ül- kelerdir. Dünya, açlıkla savaşan insanların dramına duyarsız kalmama- Ildır. RİTmı A) B) C) D) E) Sanatçıların dili zorlama çabalarının, dile katkısı düşünülen- den fazladır. Şair, mantığa aykırı olsa da edebiyatın mantığına uygun bir yol bulmalıdır. Şair, dili dilediği gibi eğip bükebilir ancak onu haklı çıkara- cak gerekçesi olmalıdır. Şairlerin kullandığı dil, zorlamaya dönüşünce sanatsal kali- te düşmeye başlar. Şair, kelime oyunlarından ve dili zorlamaktan vazgeçmediği sürece başarılı olamaz. 151