C ARI
TEST - 65
Paragraf
5.
6.
(I) Hiçbir mutluluk, işini severek yapan bir adamın gönül huzu
runa erişemez. (II) Bertrand Russell, Saadet Yolu adlı kitabında,
insana mutluluk veren şeyler arasında sayar "iş"i. (III) Adı ne
olursa olsun, dülgerlik, duvar ustalığı, baca temizleyiciliği, sunu-
culuk yahut yazarlık... (IV) O işin yararına, ciddiyetine inanıyor-
sa insan ve ona kendini verebiliyorsa bol kazançlı, göz alıcı nice
meslekler ve işler aklının ucundan bile geçmez, aldırmaz onla-
ra. (V) Mutlu olur ve mesleğinin en iyisi olmaya doğru yürür.
Bu parçadaki numaralanmış verlerden hangisine düşüncenin
akışına göre "Yaptığı işi sevmeyenlere de daha az kazançlı ama
sevebileceği bir işe geçmesini salık verir." cümlesi getirilmeli-
dir?
7.
8.
(I) Çiçeklerin dilinden en çok kadınlar anlar. (II) Kadınlar, içlerini
çiçeklere döker, onlarla söyleşirler. (III) Evinin her köşesini minik
bir bahçeye çevirir kadın, sonra da kendince isimler verir çiçek-
lere: hanımeli, hanımdüğmesi, saksıgüzeli, küpeçiçeği... (IV) Kim
bilir? Belki bir kadın kendini en çok çiçeklere benzettiği için iti-
na ile bakar ve güzel isimlerle seslenir onlara. (V) Bugün, bah-
çeden ve ışıktan yoksun evlerimizin birazcık olsun çekilebilirliği
varsa o da annelerimizin hassasiyetle üstüne titredikleri saksı
çiçeklerinin renklerinden ve kokularından odalarımıza taşan
küçük gülücüklerden olduğunu bilir bütün erkekler.
Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine düşüncenin
akışına göre "Ama bütün bunlar, çiçeklerin erkeklere de bir şey-
ler söylemediği anlamına gelmez." cümlesi getirilmelidir?
B) II
C) III
D) ıv
C) III
D) ıv
(I) Radyonun baş tacı edildiği günlerde "ses" her şeydi. (II) Bir
şarkı, bir şiir ve bir tiyatro oyunundan bir cümlecik; o seslerin
yumuşaklığı, sertliği, sesin rengine vuran sevinç ve acılar bize ne
çok şey anlatırdı. (III) Bir insanı hep sesinden tanımak, sesinin
tonuna, kımıldanışlarına göre onu ete, kemiğe büründürmek,
hayalimizde onu giydirip kuşandırmak pek harikulade bir işti!
(IV) Biz neden bu şarkıcıyı, bu spikeri "ah bir görsem" diye tut
turmazdık? (V) Demek ki ses yetip artıyor, kendinden başkası-
na ihtiyaç bırakmıyordu.
Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine düşüncenin
akışına göre "Biz bütün hayallerimizi, dünyamızı onun tınısı üs-
tüne kurabiliyorduk." cümlesi getirilmelidir?
(I) Şairlerin, şiirlerini henüz yağlı kurşun kalemlerle sarı kağıtla-
ra, küçük defterlere yazdığı zamanlarda dostluk ne değerli şey-
miş! (II) Şiirin büyüsü ve sesinin ılıklığı o yolun yolcularını bir ara-
ya getirir, unutulmaz arkadaşlıklar, vazgeçilmez dostluklar ku-
rarmış. (III) Bilirmiş ki şair, bir dosta yaslanmayan yüreğin yarısı
eksiktir. (IV) Böyle düşünen, yalnız şairler değilmiş elbet. (V) Ih-
timal ki o devirlerin şiiri işte bu sebeple gönül okşayıcı ve uzun
ömürlüdür.
Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine düşüncenin
akışına göre "Dostluk, bütün söz ustalarının, yazarların da mu-
sikişinasların da gönül erbabının da en önemli vasfı imiş." cüm-
leşi getirilmelidir?
B) II
RİTmı
C) III
D) ıv
C) III
D) ıv
TUR/
207