C ARI
TEST - 45
Paragraf
ı.
2.
Dil deyince, konuşulan ve yazılan bütün sözcük ve cümleler an-
laşılır. Halk, günlük hayatında sözcükleri kökenlerine göre ayır-
maz. Onu ilgilendiren, sözcüklerin anlamı ve iletişimde işe yara-
maşıdır. Bir bakkal dükkânında veya berberde on dakika oturup
halkı dinleyerek hangi sözcükleri kullandıklarını belirleyebilirsi-
niz. Gerçekten dil, insanı öteki yaratıklardan ayıran konuşma ye-
teneğinin, düşünüleni, duyulanı ayrıntılı bir biçimde açığa vura-
bilme gücünün adıdır. Biz, bunun için, konuşmayan kimselere
"dilsiz" diyor, herhangi bir nedenle söz söylemeyecek duruma
gelmeyi de "dili tutulmak" deyimiyle anlatıyoruz.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
3.
4.
1950' li yıllarda doktorlar, bir insanın 1 millik mesafeyi 4 dakika-
nın altında koşmasının imkânsız olduğunu, bu sürenin altına in-
diği takdirde vücudun buna dayanamayıp o atletin fizyolojisinin
bozulacağını iddia etmişler. Atletler, bu dakikanın altına inme-
nin mümkün olmadığına inanmışlarve uzun bir süre de öyle ol-
muş. Ne var ki 1954'te bu görüşe inanmayan bir atlet çıkmış ve
1 mili 4 dakikanın altında koşmayı başarmış. Bu kişi Roger Ban-
nister. İşin garip tarafı bundan bir yıl sonra tam 153 atlet, 1 mi-
li 4 dakikanın altında koşmayı başarmış. Kısacası önce bir kişi çı-
kıp zihinlerdeki duvarı yıkmış, sonra da diğerleri yıkılan o duva-
rın üzerinden geçip gitmişler.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Halkın dili, doğal yaşam içinde kendiliğinden oluşur.
Dil öğrenmenin tek yolu halkın arasına karışmaktır.
Dil, insanın ayrıcalığını oluşturan önemli bir araçtır.
Dilin etkisi, deyimlerin kullanılmasıyla artar.
Az konuşan insanlar, dilin inceliklerini bilemezler.
A)
B)
C)
D)
E)
Roger Bannister, atletizmde dünyanın tanıdığı en başarılı
sporcudur.
Günümüzde eskiden olduğu gibi başarılı sporcular yetişme-
mektedir.
Geçmişe nazaran atletizm sporu günümüzde daha gelişmiştir.
İyi bir atlet olmak için insanüstü gayret göstermek gerekir.
Zihinlerdeki tabunun yıkılması birçok başarıyı da beraberin-
de getirir.
Bizde fuardan fuara ancak gerçekleştirilen yazar-okur buluşma-
larını özellikle Batı'da sık görüyoruz. Yayınevleri, kültür sanat ku
rumları, dernekler ve üniversiteler yazarlarla okurlarını kültür
atmosferinde bir araya getiriyorlar. Kitabı satmaktan çok onun
atmosferine dâhil olmak amaçlanıyor. Sonra da yazar imza atı-
yor. Bağlam böyle kurulduğunda söz vasıtasıyla eşit bir yol açıl-
mış; yazar, kitap adına sözünü paylaşmış; okur, dilerse kitap im-
zalatma hakkına kavuşmuş oluyor. Sayısı hiç önemli değil, ister
bir isterse yüzlerce kitap imzalanmış olsun. Önemli olan okurun
ve yazarın tadacağı atmosfer etkisi.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
A) Yeni çıkan kitapların tanıtımının en etkili yolu, yazar-okur bu-
luşmalarıdır.
B) Bizdeki yazar-okur buluşmaları büyük yayınevlerinin katkı-
[arıyla düzenlenmektedir.
C) Batı'da neredeyse her kitap fuarında yazar-okur buluşmala-
rı düzenlenmektedir.
D) Batı'daki yazar-okur buluşmalarının amacı satıştan çok kül-
Çocuklar, bir gül gibidir ancak güllerin de dikenleri olduğu mu-
hakkâktır. Doğaldır ki bizler de bu gülün güzelliğini görüp mutlu
olduğumuz gibi dikenlerine de katlanmak zorundayız. Eğer biz
sürekli dikenlerin batmasından yakınır, gülün güzelliğini görmez-
sek goncayı kendimize küstürürüz. Hiç kimse olumsuz davranış-
larının sürekli gündeme getirilmesini istemez, insanlar olumlu
tavırlarının da görülmesini, övülmesini ister. Bu şekilde çocuk-
ların da iyi davranışlarını görmek, dikkate almak ama olumsuz-
luklarını da uygun zaman, koşul ve şekilde uyarılarda bulunarak
düzeltmek gerekir.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
E)
TUR/
türel ortam oluşturmaktır.
Batı'daki kitap fuarlarında yazarlar, önce imza atmakta son-
ra da konferans vermektedir.
Enın RİTmı
Güzel davranışların sürekli övülmesi olumsuz sonuçlar do-
gurur.
Doğrular nasıl takdir ediliyorsa yanlışlar da usulünce düzel-
tilmelidir.
Çocukları her türlü aşırılıktan uzak tutmak eğitimin temeli-
Sağlıklı yetişen nesiller olumsuz davranışlardan da uzak du-
Çocukları kötü alışkanlıklardan korumak her ana babanın
görevidir.
1 45