C ARI
TEST - 64
Paragraf
ı.
2.
Bir dil bilimi uzmanı, sözcükleri tuğlaya benzetmekte; tuğlalar-
dan duvar (cümle), duvarlardan da bina (yapıt) oluşturduğunu
söylemektedir. Binanın tuğlaları yanlış, kırık ve şekilsiz olursa bi-
na ne derece sağlam olabilir ki?.. İşte bu nedenle
III.
IV.
dilimizi evlerimizde, binalarımızda, yaşadığımız her yerde
canlandırmaya çalışmalıyız
dilde sözcük seçimine, tuğla seçiminden daha büyük bir has-
şasiyet göstermeliyiz
dilin bütün olanaklarını günlük yaşantımızın güzelleşmesi
için değerIendirmeliyiz
yapıtlarımızın hammaddesi olan sözcüklerin sağlam ve es-
tetik olmasına gayret etmeliyiz
3.
4.
Sanatçı, eleştirmenin çok ilerisindedir. Eleştirmen gereklidir ama
sanata daha iyi atılmak için gereklidir. Hugo'dan Baudelaire'e,
Lautrğamont'a kadar hiçbirinin keşfi eleştirmelere ait değildir.
Eleştirmenler sanatçıları keşfetmemiştir, sadece
I. büyük sanatçıların izinden gitmişlerdir
II. keşfinde belli bir rol oynamışlardır
III. ustaların önderliğinde ilerlemişlerdir
IV. onlara yol göstermişlerdir
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre yukarıdakilerden
hangileri
A) ive II
B) ı ve III
D) II ve ıv
C) II ve III
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre yukarıdakilerden
E) III ve ıv
hangileri
A) iveli
B) ı ve III
E) III ve ıv
C) II ve III
Şiirimizin köşe taşı olan büyük şairler, kendi sanat anlayışlarıyla
şiir dünyamızda var olmuşlardır. Onları taklit edenler ise onların
sadece sanatlarını değil, kusurlarını dahi aparmış olan kötü şa-
irlerdir. Voltaire bu konuyu şöyle somutlaştırır: "Pek güzel ve iş-
tah açıcı olan gıda maddelerinin bir insanın midesine girip geri
çıktıktan sonraki hâlleri hiç de ilk hâlleri gibi olmaz." İşte bu yüz-
den
III.
IV.
büyük şairlerin başarısını elde etmek isteyenler, onların şi-
irlerinin bire bir benzerlerini yazmışlardır
Baki, Fuzuli, Nefi, Nedim gibi şairler divan şiirinin en güçlü
ve en kalıcı sesleri olmuşlardır
Mehmet Akif'i, Nazım Hikmet'i, Necip Fazıl'ı hatta Orhan
Veli'yi taklit edenler iyi şair olamamışlardır
taklit şiirler şiir olarak değil, yapay sözler olarak yalnızca ha-
tıra defterlerinde kalmıştır
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre yukarıdakilerden
hangileri geğğ!ş!!!!!?
Bugün çocukların arasında var olan dil ile geçmişin dili arasında
çok büyük farklar var. Her ne kadar bu metinler sade bir dille ya-
zılmış olsa da günümüz çocuklarının algılarına hitap edecek şek-
le kavuşturmak için epeyce sözlük karıştırdım. Latin harflerine
aktarılmış ve temel kaynak teşkil edebilecek metinleri okuyup
karşılaştırma yaptım. Bunun yanında dönemin çizilen atmosfe-
rini bugünün çocuğunun anlayacağı bir düzeye çekerek, günü-
müz şartlarında şiddet olarak algılanabilecek sahne ve dil kulla-
nımını da yumuşatarak çocuklara sunmak gerekiyordu. Ancak
bunu yaparken de orijinal metinlere sadık kalmak işin en zorlu
taraflarından birisiydi. Sonuçta
ortaya bugünün Türkçesiyle ama o dönemin ruhunu yansı-
tan bir sadeleştirme çıkmış oldu
. sadeleştirme yapmadan da bir eserin okunabileceği anlaşıl-
mış oldu
aynı dönemde yazılan eserlerin aynı dille yazılmadığı görül-
III.
müş oldu
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre yukarıdakilerden
hangileri getirilemez?
A) iveli
TUR/
B) ı ve III
E) III ve ıv
C) II ve III
A) Yalnız I
B) Yalnız II
RİTmı
C) Yalnız III
E) II ve III
203