C ARI
TEST - 53
Paragraf
5.
6.
Cumhuriyet Dönemi'nin ilk yıllarında kapsamlı ve dinamik bir
çeviri faaliyeti görülür. Dönemin hemen hemen her edebiyat ve
sanat dergisinde öykü ve tiyatro gibi yazın türlerinin yanında ya-
bancı dillerden dilimize birçok şiir çevrilir. Fransız şiirinden Yu
goslav şiirine, İsveç şiirinden Latin Amerika şiirine; Baudelai-
re'den Pablo Neruda'ya, T. S. Eliot'tan Mayakovski'ye uzanan bu
geniş yelpazeli şiir çevirilerine dergilerde büyük yer ayrılır. An-
cak edebiyat ve sanat dergilerinde birçok şiir çevirisine rastlar-
ken çevirinin kuramsal ve eleştirel boyutu üzerine kaleme alı-
nan yazılarla neredeyse hiç karşılaşmayız.
Bu parçada çeviri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine de-
ğinilmemistir?
7.
8.
Bizim bahçedeki mor salkım bir dirilmiş ki sormayın! Çiçekleri
tek tük patlamaya, en güzel moruyla belirmeye başlamış ama
salkımların çoğu da kapalı. Ben salkımı öteden beri severim. İs-
tanbul'un hanımeli gibi özbeöz çiçeğidir. Biraz fazlaca coşkun gö-
ren, yetişmesini kolay sanır. Öyle pek de kolay üremez. Nazlı mı
nazlıdır. Kokusu bahara ve yaz aylarına yaraşan rüyalı, hülyalı bir
kokudur. Onunla bugün karşılaştığımda bu bezeme ustalığı kar-
şısında irkildim. İri tırtıl benzeri, henüz kapalı çiçeklerindeki can-
illik öylesine varlığını hissettiriyordu ki başka bir canlı varlıkla
karşılaşmaktan doğan bir ürkmeydi bu. İnsan güzellikten ürker
mi? Evet, bazen.
Bu parçada sözü edilen çiçekle ilgili olarak aşağıdakilerden han-
gisine değinilmemiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
Dönemin süreli yayınlarında önemli bir yer tuttuğuna
Şiir çevirilerinin, öykü ve tiyatro çevirilerinden daha çok be-
ğen ildiğine
Çeşitli ülkelerden birçok yabancı şairin şiirine yer verildiğine
Teorik ve eleştirel içerikli yazıların çok az olduğuna
Cumhuriyet Dönemi'nin başlarında yoğun bir şekilde yapıl
dığına
A)
B)
C)
D)
E)
İstanbul'la özdeşleşen bir çiçek olduğuna
Çarpıcı bir güzelliği olduğuna
Yetiştirmesinin pek de kolay olmadığına
Kendine has bir kokusu olduğuna
Tırtıllar tarafından çok sevildiğine
Bazen komşuluklar akrabalıktan daha ileri oluyor. Zira komşulu
ğun temelinde demokrasi var; birbirine karşılıklı sevgi, saygı, bir-
birinin hakkını gözetme var. Hoş, komşular da zaman zaman bir-
birine giriyor. Ama komşunun dostluğu bazen daha içten, daha
sığınılası bir şey oluyor. Akrabalıkta birbirimizi anlamaya çalış-
mıyoruz. Özel bir gayretimiz yok ama komşulukta yüz yüze bak-
tığımız ve birbirimize muhtaç olduğumuz insanları anlamak zo-
rundayız. Anlamak ve sevmek... Bu da güzel bir duygu. Ruh sağ-
lığımızı dengede tutuyor. Bize güven duygusu veriyor.
Bu parçada komşuluk ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi
ne değinilmemiştir?
Hayvanat bahçelerimizin birindeki epey kıdemli hayvanlardan
Kenzo adlı kaplana üzüldüğümü ve onunla ilgili haberi okurken
ağladığımı söylemek istiyorum. Kenzo'nun ayağında iyileşmez
urları varmış; ameliyat yaraları da bir türlü iyileşmiyormuş. Şeh-
rin, Hayvanları Koruma Derneği Başkanı, yüreği dağlana dağla-
na ona ötenazi uygulanmasını istemiş. Kaplana önce uyutucu
bir iğne yapılmış sonra da öteki işlem uygulanmış. Kenzo'nun
ayağının iyileşmesi için acaba tıbbın yapacağı hiçbir işlem kal-
marnış mıydı diye düşünmeden edemedim. Sonuçta Kenzo şim-
di mezarında yatıyor. Başkan, onun mezarına bir mermer taş
yaptırmış. Hayat bu işte! Yeni sevgilerle, yeni bağlılıklarla içimiz-
deki boşluğu dolduracağız.
Bu parçada Kenzo ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine
ğinilmemiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
TUR/
Bazı komşulukların akrabalıktan daha ileri seviyede olduğuna
Komşuluğun, demokrasi üzerine bina edildiğine
Komşuluk bağlarının günümüzde giderek zayıfladığına
Komşuluğun temelinde birbirini anlama zorunluluğunun yat-
tığına
Kimi zaman komşular arasında da sıkıntılar yaşanabildiğine
RİTmı
A)
B)
C)
D)
E)
Hayvanat bahçesinin oldukça eski bir üyesi olduğuna
İyi bir tedaviyle hastalığının iyileşebileceğine
Ötenazi uygulanarak hayatına son verildiğine
Beyaz mermer taşlı bir mezarı olduğuna
İyileşmeyen urları ve yaraları olduğuna
171