C ARI
q
q
q
Ritim Denemeleri
Günümüzde gerçekten de bilgisayar teknolojisine ayak uydurur-
ken dikkat etmediğimiz bir şey varsa o da sağlığımız. Zaman za-
man başımızda, sırtımızda, kol ve bileklerimizde hissettiğimiz ağ-
rılar, gözlerimizin keskin görme yeteneğini kaybetmesi gelen ilk
sinyaller. Uzun süre kullanımda ise gerçek görme bozuklukları
ile bel, sırt ve bilekte sakatlıklar oluşabiliyor. Yeni sayılabilecek
çalışmalar; nihayet bilgisayarların ergonomik olması, ekranların
yaydıkları radyasyonun düşük olması, ekrandan yansıyan ultra-
viyole ELF ve VLF Işınlarını önleyici filtre gereksinimlerinin öne-
mini ortaya koydu. Hele hele son yıllarda manyetik ortamlara
yakın çalışmanın beyin tümörlerinin artmasına yol açtığının bi-
limsel ispatları, bilgisayar ile iç içe yaşayan insana bu konuya
eğilmesi gerekliliğini bir kere daha tüm gerçekliği ile hatırlattı.
Dahası, sadece bedene değil ruha verdiği rahatsızlıkların da far-
kına varıldı. Sinirlilik, isteksizlik, diyalog kopukluğu ve bunların
sebebiyet verdiği içe kapanıklıllk... Bununla da kalmadı, çevre-
mizi etkileyen eski teknoloji çöplüğü ve gereksiz enerji savur-
ganilğl sorunları büyüdü, büyüdü, büyüdü.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
13.
(3)
14.
Adsal söz yitimi; broca söz yitimi ve wernicke söz yitimi olarak
ikiye ayrılıyor. Broca söz yitimi, dil merkezinin bozukluğundan
ileri gelen dinamik bir söz yitimidir. Hastanın belleğinin sağlam
olmasına karşın ne içten ne dıştan konuşabiliyor ne de duyum-
sadıklarını yazabiliyor. Wernicke söz yitimi ise bir duyumsal söz
yitimidir. Duyu imgeleri merkezlerinin (wernicke merkezlerinin)
bozukluğundan kaynaklanıyor. Hasta, söylenen sözü ve yazılan
yazıyı anlayamıyor. Bu durumda harfler görüldüğü hâlde harfle-
rin tanınanıaması nedeniyle okuyamamak söz konusudur. Wer-
nicke ile ilgili bir diğer sonuç ise yazma yeteneğini yitirmektir.
Kişi, hiçbir organsal bozukluğu olmamasına karşın söylenenleri
yineleyemiyor ve yazdırılmak istenenleri yazamıyor. Kişi işitiyor,
yazıları görüyor, yazılanları anlıyor ama yazamıyor. O nedenle
bu sonucu doğuran aksaklığa "yazmayı unutmuş olmak” anla-
mına gelen "yazma devingenliği bellek yitimi" adıyla da anılıyor.
Bruce Willis'in de oyunculuğu bırakmasına neden olan adsal söz
yitiminde günümüzde terapi yoluyla önemli başarılar sağlana-
bilmektedir.
Bu parçadan hareketle adsal söz yitimi aşağıdakilerin hangi,
sinde doğru tanımlanmıştır?
A) Uzun süreli tedaviler sonunda giderilebilen ve beyindeki iki
bölgenin birbiriyle iletişiminin azalmasından kaynaklanan
bir hastalıktır.
B) Beyindeki dil ile ilgili bölgenin duyu ile ilgili bölgeden daha
az çalışması sonucu ortaya çıktığı düşünülen bir konuşma
bozukluğudur.
C) Beyindeki konuşma bölgesini etkilediği için yazma ile ilgili
sorunlar doğuran ve son zamanlarda çaresi bulunan bir al-
gılama hastalığıdır.
D) Dil ve duyu ile ilgili beyin bölgelerinin hasarıyla anlama, ko-
nuşma ve yazmayı olumsuz etkileyebilen, tedavisi mümkün
bir hastalıktır.
E) Duyu merkezinin hasarlanması ile ortaya çıktıktan sonra
nuşma merkezinin bozulmasını sonuç veren, beyinsel bir ra-
hatsızlıktır.
Bu parçada yazarın adsal söz yitimi ile ilgili aşağıdakilerden
hangisine değinmemiştir?
15.
'3)
16.
A)
B)
C)
D)
E)
Bilgisayarların ruh sağlığına verdiği zararın uzun süredir araş-
tırıldığına
Bilgisayar kullanma süresinin sağlığa verdiği zarara rağmen
her geçen gün arttığına
Bilgisayar kullanımının beyne ve ruh sağlığına verdiği zara-
rın yeni fark edildiğine
Bilgisayar üreticilerinin kullanıcıyı bilgisayarın zararlarından
korumak için çalıştığına
İnsanı bilgisayarın zararlarından korumak için gerekenlerin
bilinmediğine
Bu parçaya göre yeni çalışmaların ortaya koyduğu sonuçlar ara-
sında;
. Cihazların inşan sağlığına zarar vermeyecek şekilde tasar-
lanması,
Monitörlerin yaydığı zararlı Işınları engelleyecek araçların
II.
kullanılması,
Bilgisayar kaynaklı beyin tümörleri için tedavi yöntemleri ge-
III.
liştirilmesi
önlemlerinden hangileri yer almamaktadır?
A) Nedenine
B) Benzerlerine
D) Örneğine
C) Sonuçlarına
E) Türlerine
A) Yalnız I
B) Yalnız II
D) ive III
PRRRGRRFın RITffll
C) Yalnız III
E) II ve III
263