Bu sanatçımız yazı hayatının başlarında Fecriati İçinde
bulunmaktan dolayı bireysel bir sanat anlayışına sahip
olsa da sonraki yıllarda ulusal bir sanat anlayışına dön-
müştür, Bu düşünceyle Özellikle romanlarında Sultan
Abdülmecid zamanından 1950'Ierin Türkiye'sine kadar
geçen yüzyıl İçindeki tarihî olayları ve sosyal değişme-
leri ele almıştır, Geniş kültür birikiminde birbirinden farklı
pek çok kişilik ve akımın izlen bulunan yazarın mensur şiir
tarzı denemeleri başta olmak üzere eserlerinde tasavvufi
hikmetler, Kitâb-l Mukaddes'ten kıssalar, Yunus Emre,
Fuzuli, Karacaoğlan gibi yeril şairlerin yanında Ibsen,
Maeterlinck, Proust, Nietzsche, Bergson gibi Batılı yazar
ve filozofların da etkileri görülür, Mensur şiir türünün XX,
yüzyıldaki en önemli temsilcisi olan yazar, mensur şiirle-
rini iki ayrı eserde toplamıştır. Fransız realist ve natüra-
listIerİnİ benimsemiş olan yazarın romanları bu akımlara
uygunluk gösterir. Onun romanlarının en belirgin özelliği
bir devir romanı (nehir roman) oluşudur. Bir Sürgün, Hep
O Şarkı, Kiralık Konak, Sodom ve Gomore romanları
buna örnek gösterilebilir.
Bu parçada aşağıdaki yazarların hangisinden söz
edilmektedir?
A) Refik Halit Karay
B) Mithat Cemal Kuntay
C) Hüseyin Rahmi Gürpınar
D) Halide Edip Adıvar
E) Yakup Kadri Karaosmanoğlu
ÇOK ÖNEMLİ
"Ateşten Gömlek" Kunuluş Savaşı'nı İşleyen İlk roman
Olup başkişisi İzmirli Ayşe'dir, Kocasını ve çocuğunu
Yunanlıların İzmir'i işgal ederken öldürdüğü bu ka-
dının Peyami ve İhsan'la Kurtuluş Savaşı'na katılışl
ve üçlü aşkın ateşten gömleğe dönüşmesi üzerine
kurgulanmıştır. Roman, Peyami'nin hatıra defterinin
okunması şeklinde ilerler.
Kuvayımilliyeci, vatansever köy öğretmeni Aliye'nin
vatan hainleriyle İş birliği yapan kişilerce linç edilişini
anlatan "Vurun Kahpeye" romanı önemli bir Kurtuluş
Savaşı romanıdır.
UYARI
"Sürgün" romanı, Refik Halit Karay'a aittir, Başkişisi Hil-
mi Bey'dir. "Bir Sürgün" romanı ise Yakup Kadri'nindir ve
başkişisi Dr. Hikmet'tir. Bu iki romanın karakterleri iki zıt
siyasi gruptandır.
8.
9.
Ali Rıza Bey, evvela şaşırdı; Oğlunun Öteki çocuklar gibi
değiştiğine, bozulduğuna hükmetti. Fakat biraz sonra an-
ladi ki Şevket yine eski Şevket'tir.
Onun fikirlerinde ve duygularında hiçbir Şey değişmemiş-
lir. Bu gidişten o da memnun değil, ne bu yaşayış tarzını
ne evlerine girip çıkan İnsanları o da beğenmiyor fakat ne
çare ki iş çığırından çıkmış, karısına olan zaafl yüzün-
den yahut daha başka sebeplerden kendini bir kere bu
korkunç akıntıya kaptırmıştır; bu müdafaalar bu zaafa bir
mazeret göstermekten başka bir Şey için değildir.
"Yaprak Dökümü" romanından alınan bu parça İçin
aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
Tanrısal anlatıcının bakış açışıyla oluşturulmuştur.
III. kişili anlatım bulunmaktadır.
Fiziksel portre çizimine ağırlık verilmiştir.
Değişimler ve eylemler neden - sonuç İlişkisine bağ-
'anmıştır.
Deyimden yararlanılmıştır.
Kiralığa çıkarılan fakat eski moda bir yapı Olduğu için kim-
senin kiralamak istemediği "konak", arlık çürümeye yüz
tutmuş, İçine kapanmış ve çağın gerisinde kalmış olan
Osmanlıyı temsil eder, Başkişi Naim Efendi, bu konağın
sahibidir. Osmanlı kafasını temsil eder. Konaktaki hızlı
değişime bir anlam veremez. Çocuklarının hele de torunu
Seniha'nın Avrupailik tutkusuna bir anlam veremez, Naim
Efendi; yeni sazlardan, yeni şarkılardan, yeni giysilerden,
yeni eğlenceden bir Şey anlamaz, Karışı Nefise Ölünce
konağın idaresi kızı Sekine'ye ve damadı Servet Bey'e
geçer. Torunları Cemil ve Seniha, dedelerinin yaşam tar
zindan çok çok uzaktadır, Tümüyle Batılılaşmış, uluş ve
yurl sevgisinden yoksun olan bu zümyere karşı tepki gös-
teren ve gittikçe bilinçlenen Hakkı Celis ise yazarın sesi-
dire Romanın bir yerinde Hakkı Celis şöyle konuşur: "Bu
Senihalardan, Faik Beylerden, Naim Efendilerden, Sekine
Hanımlardan oluşmuş bu karışık ve çürümüş "âlemin" ge-
leçeğin Türkiye'sinde yeri yoktur. Tanzimat, II, Abdülhamit
ve Meşrutiyet (1908) ile I. Dünya Savaş dönemlerini kap-
sayan bu roman, önemli bir töre romanıdır.
Bu parçadan sözü edilen romanla İlgili aşağıdakiler—
den hangisi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Romandaki ana mekân Olan "konak" alegorik bir
anlam taşımaktadır.
Başkahraman Naim Efendi, bir düşünceyi temsil eden
simgesel bir tiptir.
Hızlı Batılılaşmanın kuşaklar arasında yarattığı uyum-
suzluklar, eserin temel çatışmasıdır.
Sözü edilen roman, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun
yazdığı Kiralık Konak'tır.
Yazar, tarihsel gerçeklikleri ve kahramanlarını tarafsız
biçimde yansıtmıştır.
z
o
293