Bu dönem; roman, tiyatro, anı, makale, eleştiri, hikâye
gibi Batılı tarzdaki düzyazı türlerinin edebiyatımızda ilk
defa yer aldığı bir dönemdir.
Bu dönem sanatçıları Batı kültürünü halka tanıtmaya
çalışmışlar, yeniliklere ayak uyduran bir toplumun geli-
şeceğine inanmışlardır.
İlk dönem sanatçıları sanat düşüncesinden daha çok
fikir aşılama düşüncesiyle eser vermişlerdir. Bu dö-
nemdeki bütün sanatçıların politik bir duruşu vardır.
Sanatçılar yazdıkları eserleri gazeteler aracılığıyla
halka sunmuşlardır. Gerek düşünce yazıları gerekse
sanatsal yazılar gazeteyle halka ulaştırıldıkları için ga-
zete "halkla aydınlar arasında iletişimi sağlayan” en
önemli araç olmuştur.
Tanzimat edebiyatının temsilcileri tek bir türde eser ve-
ren sanatçılar değillerdir. Hepsi birden fazla türde eser
vermiş çok yönlü kişilerdir.
TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK şiiRi
Toplumsal konular yerine bireysel konuların ön plana
çıktığı bir dönemdir.
Bu dönem 1876 yılında başlamış, 1896 yılında son
bularak yerini Servetifünun'a bırakmıştır.
Bu dönemde sanat eserleri bireyin kendi iç dünyası-
nın dışavurumu şeklinde okuyucuyla buluşmuştur.
Bu dönemde halka okuma fikrini aşılamak düşüncesi
kalmamış, sanat eserlerinde estetik kaygı ön plana
çıkmıştır. Dolayısıyla dergi gazetenin önüne geçmiş-
Tanzimat edebiyatının temsilcileri sadece tek bir türde
eser veren sanatçılardan değillerdir. Hepsi birden faz-
la türde eser vermiş çok yönlü kişilerdir.
TANZİMAT BİRİNCİ DÖNEM ŞAİRLERİ
Şinasi (1826-1871)
• Şinasi Batı uygarlığı etkisinde gelişen Türk edebiyatımızın kurucusudur.
• Batı'ya ait kavramları ilk defa o dile getirmiş ve Türk toplumuna yeni bir görüş verme amacını gütmüştür.
• Eserlerinin merkez noktası halktır ve 'Sanat toplum içindir." anlayışındadır.
• Dili sadedir ve yazı dilini sadeleştirmeyi amaç edinmiş bir sanatçıdır. Halkı aydınlatmanın yolunun onun anlayacağı bir
dille yazmak olduğunu ilk dile getiren odur.
• Şiirlerinde güzellik anlayışını daha çok, bir fikir etrafında bütüncül bir anlayışla okuyucuya sunmuş, şiirimize kompozisyon
anlayışını o getirmiştir.
• Şinasi şiirlerine şekil bakımından pek bir yenilik getirmemiş, eski nazım şekillerini kullanmaya devam etmiştir.
• 1860 yılında Agah Efendi ile birlikte, Tercüman-ı Ahval adlı ilk özel gazeteyi, daha sonra 1862 yılında tek başına Tasvir-i
Efkâr'] çıkartarak Türk gazeteciliğinin öncüsü olmuştur.
• Klasisizm akımından etkilenmiş ve öğretici edebiyatı savunmuştur.
• Edebiyatımızda ilklerin sanatçısı olmuştur.
Eserleri:
Tercüme-i Manzume : Eser Batı edebiyatı şairlerinin şiirlerinin tercümesidir.
Müntehabat-ı Eş'ar : Şiirlerinden seçmeler.
Namık Kemal (1840-1888)
• Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatında, bir ideal uğruna sanatını kullanan ilk büyük şairdir.
• En gür sesli vatan şairimizdir. Coşkulu bir romantiktir.
• Eserlerinde toplumsal konuları, vatan, millet, hak, hürriyet kavramlarını işlemiştir. Onun için vatan sevgisi dünyevi
her sevginin üstünde olmuştur.
• Sanat ona göre insanları uyandırmak ve topluma fayda sağlamak için bir araçtır. "Sanat toplum içindir.” anlayışını
benimsemiştir.
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI - AYT
MEBİ KONU ÖZETLERİ
59