Örnek Soruyu Değiştir

1. 2. Birileri ısrarla bizde sinemanın neden gelişmediğini soruyor. Ben de yüzyılların edebî türü olan roman acaba gelişmiş mi, diye soruyorum. Siz, daha bir alandaki gelişiminizi, etkilenmenizi tamamlamadan yeni bir şeye el atıyorsunuz. Bu, daha elindeki elmayı bitirmeden başka bir meyveye uzanan çocuğun, dört işlemi bilmeden problem çözmeye çalışan bir öğrencinin dav- ranışı gibidir. Bütün sanat dalları, yüzyılların hayata bakışından doğmuş ve böylece şekillenmiştir. Sen, bu bakışı yakalama- dan bu sanatları alırsan uyumsuz durur elbette. Çünkü ulus- lar, kendi birey anlayışlarıyla bu sanat dallarını oluşturur. Biz, Cumhuriyette bile bireye birden inmedik ki bireyin varoluşunu inceleyen bu sanatları alalım. Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir? A) Sanatta bir tür, gelişimini henüz tamamlamadan başka türlere geçiş yapmak sanatı olumsuz etkiler. B) Sinemanın gelişmemesi, roman türünün gelişmemesine bağlıdır. C) Sinema, kısır döngü içinde kaldığından çoğu zaman roman türüne ihtiyaç duymaktadır. D) Sinema, evrensel özellikler taşıdığından bir ulustaki geli- şiminin ne derecede olduğu önemli değildir. E) Her sanat dalı birbirinden bağımsız olduğundan bir alandaki problem, diğerine bağlanmamalıdır. Osmanlı Dönemi'nde kimi din adamları, halkın kendilerine yö- neltilen sorularına sürekli cevap veremedikleri için çalışma oda- larından hasır bir çanta olan zembil sarkıtır ve halkın sorularını buraya yazıp atmalarını istermiş. Halk da böylece sorularını yazar ve cevaplarını beklermiş. Aradan bir zaman geçtikten son- ra sorularına zembil içinde cevap gelirmiş. Halk da sorularına gelen cevaplara "Gökten zembille indi." dermiş. Geçenlerde bu deyimin geçtiği Tolstoy'a ait bir hikâye okuyunca şaşırıp kaldım. Çevirmenin deyimin anlamına tam olarak hâkim olmadan bir cümleyi "Herhâlde ben gökten zembille indim ki beni bu kadar küçük görüyorsun.” şeklinde çevirmesi akıl alacak gibi değildi. Keşke bu deyimi kullanırken açıp bir sözlüğe baksaydı ya da bu deyimi hiç kullanmasaydı. Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır? A) Çevirmenin, çevirdiği eserin diline hâkim olmamasından B) Deyim hikâyelerinin tam olarak bilinmeden deyimlere anlam verilmesinden C) Bir deyimin, ifade ettiği anlam evreni dışında kullanılmasından D) Deyimlere olan ilginin her geçen gün biraz daha azalmasından E) Tarih bilgisinden yoksun kişilerin çeviri yapmaya kalkışmasından 3. 4. O zamanlar çizgi romanlar, çok düşük rakamlara satılıyordu. Bu yüzden antikacı dükkânları, daha çok pul ve para ile il- gileniyordu. Benden önce rahmetli Hasan Kabakçı, Beyazıt Çınaraltı'nda çizgi roman tezgâhı açardı. Ama çizgi romancı olarak ilk dükkânı ben açtım. İlk başlarda çizgi romanlarla ilgili pek bir şey bilmiyorduk, değersiz görüyorduk çizgi romanları. Okudukça, merak edip araştırdıkça inceliklerini görüp konu hakkında bilgi sahibi olmaya başladım. Bir iki sene sonra işler değişti. Bu konuda uzmanlaşmalıyım, dedim ve Türkiye'de ilk çizgi roman mezatını 2001 'de yaptım. Koleksiyonerler yavaş yavaş kendilerini gösterdi. Dükkânlar açılmaya başladı. Bu ko- nuda elinde değerli eseri olan, uzman gördükleri için bir şekilde beni bulmaya başladı. Bu sözler aşağıdaki soruların hangisine karşılık söylenmiş olabilir? A) B) C) D) E) Çizgi roman piyasasının geleceği için neler söylemek istersiniz? Çizgi roman koleksiyoncusu olmanın başlıca zorlukları nelerdir? Çizgi roman konusunda ihtisaslaşma düşüncesi sizde nasıl oluşmaya başladı? Çizgi romana ilginizin zirveye ulaştığı herhangi bir dönem oldu mu? Ülkemizde çizgi romanın değerinin tam olarak bilinmeme- sini neye bağlıyorsunuz? İnsanların yaşamları boyunca geçirdiği değişimler, insanın ge- lişim süreci dediğimiz akışı oluşturur. Geçen zaman, gündelik hayatta bize bu değişimlerin en önemli nedeni olarak gözükse bile aslında yaşın artması, hiçbir şeyin nedeni veya açıklama- sı değildir. Bir bireyin gelişim sürecini anlamaya çalışırken o yaşamdaki kayıp ve kazançların birbirleriyle olan etkileşiminin dinamiğini gözden kaçırmamak gereklidir. Her birey; aynı za- manda kendi tarihsel, biyolojik, çevresel geçmişi üzerinden değişir. Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir? A) B) C) D) E) Bireylerin gelişim sürecinin ne zaman başladığı ve bittiği belli değildir. Bireyler, fiziksel ve zihinsel gelişimini toplumsal olaylardan etkilenmeden tamamlamalıdır. Bireylerin gelişim süreci, daha çok kalıtımsal özellik göstermektedir. Olumsuz duygular, bireylerin gelişim sürecini belirleyen etkenlerin başında gelir. Bireylerin gelişim sürecini belirleyen etkenler tek yönlü değildir. 345