9.
Bir zamanlar bir terzi varmış. Akşamüstü dükkânına İki kişi
gelmiş ve bir kumaşl beğenmişler. Arna kumaşl yarın alabi-
leceklen ve parasını yarın ödeyebileceklerini söylemişler ve
oradan ayrılmışlar, Sabah erkenden gelen bir adam o ku-
maşl beğenmiş ve onu almak istemiş ama terzi: "Bu kumaşl
ben şattım siz başka bir kumaş bakın.” diyerek adamın iş-
teğİnİ geri çevirmiş ama adam bu sefer kumaşın değerinin
iki katına taşımış ama terzi "Ben bu kumaş şattım başka bir
kumaş bakın!” diyerek adamın isteğini yine geri çevirmiş, bu
seter adam üç katına taşımış ve terzi sinirlenerek "İstersen
yüz katına çıkar bu kumaşl sana veremem, bunu başkası-
na sattım ve sözümden dönemem." diyerek adama kumaşl
satmamış,
Bu parçadaki terzinin davranışı İçin aşağıdakilerden
hangisi söylenebilir?
A) Kişisel çıkarlarına yönelmiştir.
3) Haz ahlakını benimsemiştir.
C) İyilik ideasına göre davranmıştır.
D) Ödev ahlakına uygun hareket etmiştir.
E) İnsan sevgisiyle eylemde bulunmuştur.
10. Operatör bir doktor hastaneye girdiğinde hemşirenin telaşla
konuştuğuna tanık olur hemşire doktora sorunu şöyle an-
latır: "Doktor! Ambulans biraz Önce çok kritik durumdaki 5
kişiyi getirdi. ikisinin böbrekleri ciddi zarar görmüş, ikisinin
kalbi zedelenmiş, birinin karaciğeri yırtılmış. Organ bağışı
bulabilecek durumda değiliz ama sağlıklı genç bir adam kan
bağışında bulunmak için geldi ve lobide oturuyor. Eğer bu
adamın organlarını alırsak beş hastamızın hepsini kurtara-
biliriz, Elbette ki bu genç adam Ölecek fakat beş hastamızı
kurtarmış olacağız." Siz böyle bir durumda olsanız ne ya-
pardınız?
Bu durumda aşağıdakilerden hangisi faydacı ahlak an-
'ayışının yanıtıdır?
z
o
A)
3)
C)
D)
E)
Her durumda bireysel yaşam hakkına saygı gösterilme-
lidir.
Çoğunluğun yararı söz konusuysa bireylerden vazgeçi-
lebilir.
Bilgili İnşan bu konuda ne karar vereceğini bilir,
Erdemlilik kişisel çıkarlardan sıyrılmayı gerektirir.
Vicdanınız sizi doğruya götürecektir.
11.
Diogenes bir fıçı içinde yaşadı, yalnız insanlarla değil, hay-
vanlarla da kardeş Olduğunu savundu. Bir isteği Olup olma-
dlğını soran Büyük İskender'e "Gölge etme, başka ihsan
İstemem," dedi. Arzudan elini ayağını çekerek erdemi ve
ahlaki özgürlüğü aradı. Talihin sunduğu maddi nesnelere
karşı ilgisiz kalmakla Ölüm korkusundan da kurtulacaktı.
Dünya kötüydü, İnşan ondan el çekmeli, bağımsız olmalıy-
dl. Dışımızdaki nesneler, çabalarımızın ürünü değil, talihin
vergisiydi. Ustelik kalıcı da değildi. Yalnız erdem, dünyadan
el çekmekle duyulan hoşnutluk gibi şeyler kalıcıydı,
Diogeneş'in ahlak anlayışının temelinde aşağıdakiler-
den hangisi yer alır?
A) Kişisel hazların peşinde koşmak
B) Ödev ahlakını gerçekleştirmek
C) Toplum yararına hareket etmek
D) Dünya nimetlerinden uzak durmak
E) Sezgisel kavrayış kullanmak
12. Ahlak, zekânın oluşturduğu ahlak ve sezgi ahlakı olarak
ayrılır. Zekânın Oluşturduğu ahlak, bir kurallar bütünüdür.
Sezgi ahlakındaysa kurallar, yerini kahramanların ve büyük
insanların getirdiği örneklere bırakmıştır. Zekânın meydana
getirdiği ahlak, kapalı toplum ahlakıdır. Bu ahlak, bir top-
lumda egemen Olan alışkanlıklarda, töre erde ve yasalarda
belirir. Orada özgürlük değil, yasalar egemendir, Kapalı top-
lum ahlakı, kişilere tartışılmadan benimsetilmiştir. O, yurt ve
yurttaş ahlakıdır. Sezgi ahlakıysa içinde sevgi ve özgürlü-
ğün egemen olduğu açık toplum ahlakıdır. Burada geçerli
Olan örnektir. Açık toplum ah akı, aydın kişilerin ahlakıdır,
Düşünülerek ve tartışılarak var Olur. Özgürce istenerek be-
nımsenır.
Buna göre açık ahlakın temeli aşağıdakilerden hangisi-
ne dayandırılmıştır?
A) Ödev ahlakına
B) Yerleşik alışkanlıklara
C) Sevgi ve özgürlüğe
D) Gelenek ve göreneğe
E) Çıkara yönelik duyguya
74