5.
6.
Bir üniversitenin kalitesini, bilim insanlarının ne kadar araştırma
ve inceleme yaptıkları, ne kadar makale yazdıkları belirler. Bu
nedenle üniversitenin önceliği öğrenci sayısı değildir, olmama-
Ildır. Onun önceliği bilimdir, araştırmadır, incelemedir, felsefedir.
Önce bilim, sonra öğrenci. .. Öğrenciler, üniversiteye elbette çok
şey katacaktır. Ama bir üniversiteyi değerli kılan şey, öğrenci-
lerinin sayısı değil; üniversitenin öğrencilerine kattığı donanım
ve kalitedir. Kaliteli öğrenciler yetiştirmek; üniversiteye bilim-
sel araştırmalar, yazılan makaleler kadar çok zenginlik katar.
Hem de Sokrates'in savunmasındaki kalite kadar çok şey...
Üniversitede bilim ve sanat adına bir şeyler üretilmiyor, felsefe
konuşulmuyor, öğrenciler, toplumsal muhalefetin öznelerinden
biri olmuyorsa orası üniversite değildir; diploma kuyruğudur,
ticarethanedir. Bu nedenle öğrenci sayısı, kaliteyi belirlemez.
Bu parçanın yazarının aşağıdakilerin hangisini söylemesi
beklenemez?
A) Üniversitelerin bilim üretilemeyen yerler hâline dönüşmesini
bir türlü kabullenemiyorum.
B) Bugün donanımlı bir nesil yetiştirmek istiyorsak üniversi-
telerimizin bilimsel kalitesini artırmalıyız.
C) Bir üniversitenin kalitesini öğrenci sayısının çokluğu değil,
bilime sunduğu katkılar belirler.
D) Üniversitede felsefeye, sanata, edebiyata, bilime önem
verilmiyorsa orada okumanın bir anlamı yoktur.
E) Üniversite tercihi yaparken okulun fiziki imkânlarına ve
öğrenci sayısına bakmak gerekir.
İlk çağlardan itibaren insanoğlu, güneşe ve yıldızlara baka-
rak, iklimde ve hava sıcaklığındaki değişimleri takip ederek,
düzenli hareketleri izleyerek zamanı anlamaya çalışmış; zama-
nı ölçmek için çeşitli yollara başvurmuştur. Önceleri ekim ve
hasat dönemlerini bilmek yeterli olurken giderek daha küçük
zaman birimlerine ihtiyaç duyulmuştur. Yıl, aylara ve haftalara
bölünmüştür. Geceyi gündüze benzer kılma çalışmaları, günü
daha küçük birimlere ayırmayı gerektirmiştir. Sümerler, yılı, günü
ilk olarak birimlere bölmüşler; zamanı daha iyi anlamışlardır.
Zamanı ölçmek için ilk çabalar, güneş saatiyle başlamış; su
saatleri, kum saatlerinden günümüz atom saatlerine kadar
çeşitli saatler icat edilmiştir.
Bu parçada zamanı ölçmeyle ilgili aşağıdakilerin
hangisine ulaşılamaz?
A) Sümerler bilinen ilk saat örneklerinden yararlanmıştır.
B) Gökyüzü gözlemlenerek ölçümler yapılmıştır.
C) İnsanın ihtiyaçlarına bağlı olarak zamanla daha küçük
birimler üzerinde çalışılmıştır.
D) İlk dönemler tarım faaliyetleri baz alınmıştır.
E) Bu amaca yönelik çalışmalar, çok eskiye dayanır.
TEST 31
7 — 8. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Modernleşme, dünyanın büyüsünü bozduktan, tüm sırlarını
açığa çıkardıktan sonra dahi taraftarları ve muarızları tarafından
ısrarla üzerinde durdukları bir mesele olmaya devam ediyor.
Bunun sebebi postmodernin bile modernle ilişkisini kopar-
maktan çekinmesi. Bu ikircikli durum, toplumları bir taraftan
dünyayı küçük bir köy olarak algılamaya; öte taraftan da kendi
topraklarına özlem duymaya sevk etti. Modern çizgideki kültü-
rei yönlendiriciler; "otantik", "organik" gibi pırıltılı sözcüklerle
küçük kültürel yapıları, doğada karşılaştıkları ender görülen bir
bitki veya hayvan gibi gündeme getirmeye başladı. Elindeki
fotoğraf makinesi ile küçük bir köye giren fotoğrafçının onları bir
günlüğüne gazetelerine manşet yapması başlangıçta; çevreci,
demokratik ve hümanist bir tavır olarak algılandı. Ama aslında
bu bakışta modernizmden ve oryantalizmden miras kalan bir
aşağılama ve sömürü hazırlığının olduğu şimdilerde fark ediliyor.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisi üzerinde durulmaktadır?
Z
8.
A)
B)
C)
D)
E)
Modern zaman insanları geçmişten olabildiğince uzak
durmaya çalışır.
Modernizm yerelden kopuk gibi görünse de argümanlarıyla
ona bağlıdır.
Günümüzde insanlar eskiye sadece fotoğraf malzemesi
olarak bakıyor.
Modernizmin ne olduğuna dair hâlâ net cevap
bulunamamıştır.
Modernizm kendisi olarak kalabilen her şeyi değiştirmeye,
bozmaya kararlıdır.
Bu parçadaki altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek
bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A)
B)
C)
D)
E)
Bulaşıkları yıkamakla banyo temizlemek arasında kaldım.
Alışverişin her safhasında kararsız davranan kızım beni
gerçekten yordu.
İçinde bulunduğumuz belirsizlik hâlinin bir an önce
bitmesini istiyorum.
Kendi hâlinden memnun olmayan insanların başkalarına
öğüt vermesi komik geliyor bana.
Her zaman olduğu gibi olaylara tarafsız bir gözle yaklaşmış.
127
3.
B
4.
c
5.
E
6.