10. Bir roman yazarının en büyük endişesi okunmaktır. Binbir emek-
le oluşturulmuş bir romanın kitap reyonlarında öylece durmasını
kimse istemez. Fakat roman yazarının üstüne düşeni yapmış
olması beklenir okunmak için. Ayrıca yazarın okurla bir dil ba-
ğ', gönül bağı kurmuş olması gerekir. Ama yine de bir romanın
okunması için okurla aynı dili konuşuyor olması yetmez; roman,
okura daha fazlasını vadetmek zorundadır.
Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen bir eleştirme-
nin düşüncesi olabilir?
A) Bir okurun romanda aranması gereken tek şey sahicilik yani
hayatın kopyası olmalıdır.
B) Okur, bir romandan çok şey ister ama yazarlar çoğu zaman
okurların aradığı şeyleri onlara sunmazlar.
C) Yazar, romanında okurun ilgisini çekecek bir yol izlemek,
okurun isteklerine göre hareket etmek zorunda değildir.
D) Dünyaya farklı pencereden baktıran, insanı içine çeken, çok
yönlü romanlar okunası romanlardır.
E) Yazarla aynı idealleri paylaşmak bile romanı okumak için ye-
terli bir ölçüttür.
11.
Okyanus ve denizlerdeki kirlilik tehlikeli bir boyuta ulaştı.
Kirliliğin yüzde 80'ini karasal atıkların denizlere karışması oluş-
turuyor. Uzmanların tahminlerine göre yaklaşık 142 milyon ton
atık okyanuslarda yüzüyor. Bu sayıya her yıl 10 milyon ton da-
ha ekleniyor. Dünya kıyılarını atıklardan temizlemek için birçok
resmî ve sivil kurum projeler yürütüyor. Çevre bilimciler de bu
gidişata dur diyebilecek çözüm önerileriyle karşımıza çıkıyor.
Onlara göre konuyla ilgili yapılması gereken ilk şey, belediye-
[erin atık yönetim sistemleri kurması ve bunun kanunla zorunlu
hâle getirilmesi.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebi-
lir?
A) Okyanusların kirliliğinin artmasıyla canlıların yaşam süresi
hızla azalmaktadır.
B) Plastik maddelerin yerine geçebilecek alternatif ürünler üre-
tilmedikçe okyanus kirliğinin önüne geçilemeyecektir.
C) Okyanusların kirlenmesini önlemek için projeler üreten sivil
toplum kuruluşları yalnız bırakılmaktadır.
D) Okyanus ve deniz kirliliğinin önlenmesi adına yapılacak yasal
düzenlemeler sorunu ortadan kaldıracaktır.
E) Okyanus ve deniz kirliliğinin önüne geçilmesinde atıkların su-
lara ulaşmasını engelleyecek sistemler etkili olacaktır.
(Û /hizyayinlari @/hizyayinlari
TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 27
13. •
HIZ
YAYINLARI
5
12. Almanya'da son dönemlerde kundak üzerine yapılan bir araş-
tırmada 12 gönüllü aile bebeklerini kundak yaparak büyütmeyi
kabul etmişler. Yaklaşık bir yıl süren araştırmada bebekler bir
gün arayla kundaklanarak uyutulmuş. Kundak yapılan günlerde
daha çabuk uykuya daldıkları ve derin uykuda kalma süresinin
diğer günlere göre daha uzun olduğu görülmüş. Ayrıca kundak
yapılan günlerde bebeklerin kol ve bacaklarını hareket ettireme-
diği için kendilerini uyandırmadığı da gözlenmiş. Ancak kundak
yapılan günlerde bebeklerin kesintisiz uyumalarına karşın ağla-
yarak uyandığı saptanmış.
Bu parçada sözü edilen araştırmanın amacı aşağıdakiler-
den hangisidir?
A) Uykunun bebeklerin sağlığı üzerindeki etkilerini araştırmak
B) Kundağın bebeklerin fiziksel yapısını etkileyip etkilemediğini
gözlemlemek
C) Bebeklerin uykudan ağlayarak uyanmasındaki nedenleri or-
taya çıkarmak
D) Bebeklerin uyku sorununa çözüm olabilecek yollan tespit et-
mek
E) Kundağın bebeklerdeki uyku düzenini etkileyip etkilemediğini
saptamak
Mayın arama işi günümüzde artık dedektörlerle yapılmakta-
dır. Ancak yine de en önemli faktör insandır. Bu iş yapılırken
dedektörü kullanan görevli 20 dakikada bir değiştirilir. Bunun
sebebi duyarlılığın yitirilme tehlikesidir. Yani sürekli aynı sesi
duyan görevli bir süre sonra sesteki değişimi fark edemeyip
bir felaketin yaşanmasına sebep olabiliyor. Bu nedenle her 20
dakikada bir kişi değiştirilir ve duyarlılık yeniden başlatılır.
• Monotonluğa düşmek, dikkat gerektiren durumları fark ede-
memek aynı işi sürekli yapmaktan kaynaklanan sorunlardır.
Modern dönemde bir makamda UZUn süre aynı kişinin görev
yapması duyarlılığı tehlikeye düşüren bir uygulama olarak
görülmüş ve özellikle siyasette görevlerin uzun süreli olması
kanunlarla engellenmiştir. Değişimin, değişmenin ve değişti-
rebilme mekanizmasının sağlıklı çalışmadığı toplumlarda veya
kurumlarda sorunların büyümesinin temel nedeni duyarlılığını
yitirmiş görevlilerdir.
Bu iki parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söyle-
nebilir?
A) Aynı konu farklı durumlar üzerinden açıklanarak ortak bir me-
saj verilmektedir.
B) Soyut olan düşünceler somutlaştırılarak zıt olan yönleri orta-
ya çıkarılmaktadır.
C) Konuya İnşan yönetimi perspektifinden yaklaşılmaktadır.
D) Anlatılmak istenen tez, farklı anlatım biçimleriyle aktarılmak-
tadır.
E) Verilen örnekler örtüşse de farklı çıkarımlar yapılmaktadır.
Diğer sayfaya geçiniz.