9.
Bir adamla bir yılan çok İyi dostmuşlar, Adam, her gün yı-
lanın yuvasına gelir, orada beklermiş. Yılan da adama her
gün bir altın lira verirmiş. Bu durum, böylece devam edip
gitmiş, Gel zaman git zaman adam çok yaşlanmış, yatak-
tan kalkamaz olmuş. Her gün gidip altın lira alma görevini
oğluna devretmiş, Sıkı da tembihlemiş: Aman yılana bir
Şey yapma; altın lirayı al, gel, o dosttur, ondan korkma,
Oğlan Önce inanmamış ama "Babamın son günleri, di-
leğİnİ reddetmek olmaz." deyip varmış tarif edilen yere,
Yılan, yere bir altın lira bırakıp gitmiş. Hemen oğlan şaş-
kınlığı üzerinden atmış ve bir şeytanlık geçirmiş İçinden.
"Demek ki kuyunun İçi altın dolu, ben bu yılanı Öldürürsem
bütün altınlar benim olur." diye düşünmüş. Bir taş alıp yı-
lana fırlatmış, taş yılanın kuyruğunu koparmış, yılan da
can havliyle saldırıp Oğlanı ısırmış, Oğlan, Oracıkta Ölmüş,
Aradan aylar yıllar geçmiş, adam da ne hikmetse iyileş-
miş_ Olanları da tahmin ediyormuş ama gitmiş, yılanın
kuyusunun başına varmış. Yılanı çağırmış. Yılan çıkmış;
adam yılana, yılan adama bakmış. Sonunda adam "Kar-
deş, bizim oğlan, bir densizliktir etmiş, cezasını da bulmuş
ama biz tekrar dost olalım demiş." Yılan keşin bir dille
şunu demiş: "Bende bu kuyruk acısı, sende bu evlat acısı
varken biz artık dost olamayız,"
Bu masala göre İnsanda olmaması gereken Özellik
aşağıdakilerden hangisidir?
10.
Sütlerin nereye gittiği çok geçmeden anlaşıldı, Sütler, her
gün domuzların lapasına karıştırılıyordu. Elmalar artık ol-
gunlaşmaya yüz tutmaşlardı. Meyve bahçelerinin çimen-
lerİ rüzgârla dökülen elmalarla kaplıydı, Hayvanlar, doğal
olarak elmaların eşit bir biçimde paylaşılacağını umuyordu
oysa bir gün elmaların tümünün toplanıp domuzlara teslim
edilmesi duyuruldu, Bazı hayvanlar homurdandıysa da bir
yararı olmadı. Bütün domuzlar, Snowball ile Napoleon bile
aynı düşüncedeydiler. Öteki hayvanlara gerekli açıklama-
lan yapmakla görevlendirilen Sguealer, "Yoldaşlar!" diye
haykırdı. "Umarım, biz domuzların bunu bencilliğimizden,
ayrıcalık düşkünlüğümüzden yaptığını sanmıyorsunuz-
dur, Aslında çoğumuz, süt ve elmadan hoşlanmayız,
Ben de hoşlanmam. Bu elmalara el koymamızın tek bır
amacı var; o da sağlığımızı korumak. Sütte ve elmada
domuzların sağlığı açısından kesinlikle gerekli olan bazı
maddeler var; bilim, bunu kanıtlamıştır. Biz domuzlar fikir
emekçisiyiz. Bu çiftliğin tüm yönetim ve düzeninden biz
sorumluyuz, Gecemizi gündüzümüze katarak sizin sağ-
lığınızı koruyoruz. Bu sütleri sizin uğrunuza içiyor, bu el-
maları sizin uğrunuza yiyoruz. Biz domuzlar, görevimizi
gereğince yapamazsak ne olur, biliyor musunuz? Joneş
geri gelir!
İngiliz yazar George OrweI'İn 1945'te yazdığı "Hayvan
Çiftliği" romanından alınan bu metin İçin aşağıdakiler—
den hangisi söylenemez?
A) Kndarlık
C) Vefasızlık
v/ NOT
B) Açgözlülük
D) Yalancılık
E) Tembellik
A)
B)
C)
D)
E)
Olay örgüsü bulunan anlatmaya dayalı bir metindir.
Masalların ve fablların kahramanlarına benzer kahra-
marnlar vardır.
Yazar, hicivci ve İronik bir dil kullanmıştır,
İnsanların gerçeğe uygun olan eylemleri ve konuşma-
lan İnşan dışı varlıklarla yansıtılmıştır,
Sanatsal söylemden uzak, didaktik bir üslup benim-
şenmiştir.
Kalyanamkara ve Papamkara (iyi kalpli şehzade ile kötü
kalpli şehzade) adlı eser 10, yüzyılda Sanskritçeden Uy-
gurcaya çevrilmiştir. Budist öğretilere dayanır ve Türkler
arasındaki ilk öğretici masal kabul edilir. İyi kalpli şehza
denin bütün canlılara yardım etmek için verdiği mücade
leyi anlatır.
NOT
Orhan Veli Kanık, La Fontaine Masallarını ve Nasrettin
Hoca fıkralarını manzum biçimde çevirmiştir.
NOT
Bilge bir papağanın öyküsü olan, aslı Sanskritçe olan ve
Doğu edebiyatının kadın-erkek ilişkileri konusunda bir
nasihatname olan Tutinam@yi Behçet Necatıgil dilimize
kazandırmış, Salah Birsel de Papağanname adlı günlü-
ğünde bu eserden ilham almıştır, Bu eser, önemli bir fabl
ve hikâye örneğidir.
o
57