Örnek Soruyu Değiştir

Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) Bilgi felsefesine ait olan bu paragrafın ilk cüm- leşi metafizik unsurları küçümsemektedir. Paragrafın son cümlesinde vurgulanan deney ve gözlemlerden veri toplamalı ve hipotezleri bir çerçeveye sokmak için olgularla uygunlu- ğunu araştırmalı ifadesi B şıkkında yer alan pozitivizme vurgu yapmaktadır. Pozitivizme göre doğru bilgi ancak bilimsel (pozitivist) bilgi- dir. Bilimsel bilgi olgulara dayanan, deney ve gözlem yoluyla elde edilen bilgidir. Olgulara dayanmayan, deneyle ispatlanamayan, denet- lenemeyen şeylerin atılması gerektiğini söyle- yen pozitivizme göre bunlar bilimsel değildir, anlamsızdır ve metafizikseldir. Auguste Comte'un savunuculuğunu yaptığı bu akımda var olan her Şey olgulara(deney ve gözlem) dayanmaktadın Dolayısıyla cevap B şıkkıdır. A şıkkında yer alan rasyonalizm; doğru bilgiye ancak akılla ulaşılabileceğini vurgular. C şıkkın- da yer alan entüisyonizm; doğru bilginin tek kaynağının sezgiler olduğunu söyler. D şıkkın- da yer alan pragmatizm; bir yaşam felsefesidir. Çünkü pragmatizm her şeyi insana göre değer- lendirir. Pragmatizm'e göre bir şey yararlı oldu- ğu sürece değerli, önemli ve doğrudur. E şık- kında yer alan egzistansiyalizm, varoluşçuluk- tur. Varoluşçuluğa göre; inşan önce var Olur, daha sonra kendisini tanımlayıp bilerek özünü oluşturur. Yanıt B Nesnenin bilgisi bilgi kuramının tümünü İçer- mese de "önce nesnenin var Olması gerekir" ifadesinden doğru yanıtı yine de kolay bulabi- lirsiniz. Bu soruyu, alan bilgisi çok iyi Olup ontolojiyi varlık felsefi ile eşleyenlerin yanıtlar- ken diğer Seçenekleri eleme yöntemine baş- Vurmaları kaçınılmaz görünmektedir. Bu tür Sorularda ön hazırlıklarınızı yaparken diğer seçenekleri mutlaka irdeleyin. Bu soruda, B seçeneğinde, varlığın varlığı onun bilgisine (düşünceye - bilince vb.) bağlanmıştır. C Seçe- neğinde, bilgi bilinçte olanlara (Nesneden uzaklaştırmıştır.) bağlanmıştır. D ve E seçenek- [eri tamamen bilgi kuramının doğruluk değeri üzerine sorgulamalara dayandırılmıştır. Bu yön- temle A seçeneğinde (ayrıntılı düşünmekten kurtulup) karar Verebilirsiniz. Yanıt A 62 4. 2. Bölüm 6 Parçada, asla yeterince bilgiye sahip olama- yacağımı düşünerek eylemsiz kaldım." vurgusu A seçeneğinde yer alan Pyrrhon'un kuşkuculuğu ile ilişkilendirilebilir. Pyrrhon'a göre, "evren kav- ranamaz, insanın yapması gereken yargısız kal- maktır ve inşan ancak yargısız kalarak erdemli olabilir.” Pyrrhon'un kuşkuculuğunun gündelik problemlere değil felsefi problemlere yönelik Olduğunu bilen, felsefeye ilgili öğrencilerin dik- katli olması gereken bir soru. Bu tür sorularda, soruda verilen parçanın örnek Olduğunu unut- madan, ayrıntıya kapılmadan yanıtlamaya çalış- manz iyi olur. Yanıt A ÖSS SORULARININ ÇÖZÜMLERİ Bilgi kuramlarından pragmatizme uygun olan soru kökü, doğruluğun ölçütünün nesnel ger- Çeklik Olmadığını, işe yarar araçlar olduğunu vurgulamaktadır. Soru kökü, "Doğru bilginin ölçütü nedir?" sorusuna yanıt niteliğindedir. B, C ve E seçenekleri bilginin kaynağına, D seçeneği bilginin sınırına yönelik sorulardır. Yanıt A Parçaya dayanarak Descartes'le ilgili ileri sürüle- bilecek ifade, A seçeneğinde yer alan 'açık seçik bilgiye ulaşabildiği'dir. B seçeneğinde yer alan 'kuşkuyu sonuna kadar götürdüğü' ileri sürüle- mez çünkü soru kökünde yer alan 'mutlak anlamda kesin Olan başlangıç doğrusuna ulaşabilmek için' ifadesi, Descartes'in kuşkuyu yöntem olarak kullandığını ve sonunda bir doğ- ruya ulaşma çabası içinde olduğunu gösterir. Kuşkuyu sonuna kadar götüren düşünürler sep- tiklerdir. Septikler kuşkuyu yöntem olarak değil, amaç olarak görürler. C ve D seçeneğinde yer alan 'akıl bilgisini diğerlerinden üstün gördüğü ve doğuştan fikirlerin var olduğu ifadelerini Deş- cartes'in rasyonalist olması gerekçesi ile doğru seçenek olduğunu düşünenler 'parçaya dayana- rak' vurgusu yapılan sorulan okuma yöntemlerini gözden geçirmelidir. Yanıt A Bölüm 6 3. 4. 5. 6. ğu parçadan inancın nesnesinin zihnin ürünü olduğu sonucu çıkarılabilir. A ve D seçenekleri genel kabul görmüş normlar olup hem soru kökü ile ilişkili değildir hem de felsefeden çok sos- yolojinin kapsamında olabilecek ifadelerdir. B ve E seçenekleri de verilen parça ile ilişkili olmayıp bilimsel olmadığı halde doğruluğu kanıtlanmış gibi kabul gören ifadelerdir. 'İnşan zihni, kendi dünyasını belirler, sonra da kendi belirlediği dünya içinde değerlerini Oluş- turur' ifadesi dikkate alındığında, sorunun konusu zihin felsefesi ile ilgilidir. Ancak İnanç kavramının seçeneklerde de kullanılması din felsefesi soruşu gibi algılanmasına yol açmaktadır. U.Eco'nun İnşan zihninin, kişinin 'tüm değerlerini' belirlediği görüşü yalnızca inançlar için değildir. Yanlış yanıt- layanların bir soruyu okurken kendi değer ve inanç sistemlerinden bağımsız olarak okuyup okumadıklarını kontrol etmeleri yararlı Olur. Yanıt C Parçada bilgi r .urarnı ile ilgili Olarak 'bilginin uygulanabilirliğine' değinilmemiştir. 'hiçbir Şey kesin değildir' ve 'doğruluk hükmünü kim vere- cek' ifadeleri, bilginin doğruluk değerine (A) değinildiğini; 'her şey bize duyularımızla bozul- muş, aslından ayrılmış olarak gelir' ifadesi, duyu bilgisinin eleştirisine (B) ve bilginin kaynağına (D) değinildiğini; 'duyularımızın ortaya koyduğu hiç- bir şey de kesin değildir' ifadesi, bilginin görece- li olduğuna (C) değinildiğini gösterir. Yanıt E Kritisizmin temsilcisi olan İ. Kant'ın metafiziğe yaklaşımı da eleştireldir. İ. Kant'ın metafiziği bilimle eş değer görmediği, reddetmediği, sor- gusuz sualsiz benimsemediği kökte açıkça veril- miştir. Kökte verilen bilgiden İ. Kant'ın metafiziğe eleştirel yaklaştığı yargısına doğrudan ulaşılabilir. "Kant, metafiziğin sistemli olmasını sağlamıştır." yargısına ulaşmak ancak soru okurunun kalıp 7. 8. 9. yargıları ile ilişkili olabilir. Yanıt D Parçada örneklenen kişilerin ortak özelliği, sahip oldukları teorik bilgiyi uygulama aşamasında (pratikte) kullanamamalarıdır. Bilgi kuramı içinde pragmatizm yaklaşımına göre kurgulanmış bir sorudur. Pragmatizme göre teoride kalmayan, işe yarayan bilgi doğru bilgidir. Kral Dionysius'un alay ettiği kişilerin ortak özelliği, bildiklerini yaşama uyarlamamalarıdır. Diğer seçenekler kökle ilişkili değildir. Yanıt C YGS - uS FELSEFE - PSİKOLOJİ - SOSYOLOJİ - MANTIK YGS - LYS FELSEFE - PSİKOLOJİ - SOSYOLOJİ - MANTIK Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) İş, eylem anlamına gelen pragma sözcüğünden türetilen pragmatizm (uygulayıcılık) doğru bilgi- nin ölçütünü işe yaramak olarak kabul eder. Bilgi kuramının bu akımı, kabul ettiği bu ölçütün gere- ği teorik bilgiden çok pratik bilgiye önem verir. Varlıklar düşünsel varlık Ve gerçek varlık olarak ikiye ayrılır. Düşünsel bir varlık olarak 'ankakuşu' gerçekliği olmayıp 'neliği' olan bir kavramdır. Verilen görüşe göre, varlık felsefesinde teorik düzeyde tartışma konusu olan bu durumu bilme- nin öneminin olmadığı ve önemli olanın bilginin pratikte işe yaramak Olduğu söylenerek prag- matizme uygunluk vurgulanmıştır. Yanıt B Sokrates, bilginin kaynağının akıl olduğu, aklın insanda doğuştan bulunduğunu kabul eder. Doğuştan gelen bu aklı doğurtmak gerekir. Doğurtma yöntemi kökte sözü edilen sorgula- madır. Sokrates'in yaşadığı dönemde kölelerin aklının olmadığı ve düşünemeyecekleri genel kabuldü. Sokrates bu kabulü yıkarak aklın tüm insanların ortak yetisi olduğunu ve soru- yanıt (İroni ve maiotik) yöntemi ile saklı olan bilginin açığa çıkacağını savunmuştur. Yanıt C İnşan aklı bir kalıp olarak düşünüldüğünde kail- bın içini duyular doldurur ve bilgi doğar. Akıl yoluyla söylenen yargıların kanıtının duyu verileri olduğu B seçeneğinde ifade edilmiştir. Soru tek- niğİ açısından zor olmakla beraber ölçülen bilgi açısından kolay bir sorudur. Yanlış yanıtlanması halinde bir kez daha okumak yeterli olacaktır. (Rasyonalizme ampirist düşünürlerin yaptığı eleştiriden oluşturulmuş bir sorudur.) Yanıt B Varlık felsefesinde diyalektik id*alizmin savunu- cu Olan Hegel, bilgi felsefesinde rasyonalisttir. Rasyonalist bir düşünür olarak bilginin kaynağın- da aklı görür. İdealist bir düşünür Olarak da bil- mek istediği şey, varlığı yaratan düşünsel gücün değişimi ve gelişimidir. Hegel'e göre duyu ve deneye başvurmaya gerek yoktur. Gerçeğe yal- nızca düşünce yoluyla ulaşılır. Çünkü bilmek istediği şey düşünsel/ruhsal bir güçtür. Yanıt A 63