1.
2.
Bazen insana telefondan bir şeyler yazmak zor gelir. Üstelik 3.
ortam da sesli konuşmak için uygun olmayabilir. Bu gibi du-
rumlarda, ağız hareketleriyle telefona bir şeyler yazdırabilmek
faydalı olabilir. 'SilentSpelIer” adındaki proje, tam da bu sorunu
çözmek için geliştirildi. Ağza takılan dişlik benzeri bir aparat
sayesinde, ses çıkarmadan ama konuşur gibi yaparak metin
yazmak mümkün. Dilin ve çenenin hareketlerine göre sözcükleri
oluşturan sistem; harflerde 9697, sözcüklerde ise 9693 başarıyla
çalışıyor. Georgia Teknoloji Enstitüsünden Prof. Tned Starner
öncülüğünde geliştirilen proje, özellikle kütüphane gibi çok
sessiz yerlerde veya ses duymanın mümkün olmadığı çok
gürültülü yerlerde kullanılabilir. Şimdilik yazı yazmak için kab-
lolu bir ağızlık kullanılsa da ileride kablosuz bir sürümünün
geliştirilebileceği düşünülüyor.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
A) Sessiz bir ortamda yazı yazmayı kolaylaştıracak
çalışmaların azlığından
B) Kütüphane gibi çok sessiz yerlerde konuşarak da iletişim
kurmanın önemli olduğundan
C) Konuşur gibi yazı yazmayı kolaylaştıran bir projenin henüz
tasarım aşamasında olduğundan
D) 'SilentSpellerl' adlı projenin yazı yazma konusunda yeni
çalışmaların önünü açacağından
E) Sessiz ya da gürültülü bir ortamda konuşur gibi yazı yazma
olanağı vermesi için geliştirilen bir projeden
İstanbul; Avarlardan Bulgarlara, Latinlerden Osmanlılara kadar
tarih boyunca pek çok medeniyete beşiklik yapmış bir kültür
merkezidir. Düşünürlerin, sanat adamlarının, tarihçilerin asırlar
boyunca ilgisini çekmiş ve sanatçıların ilham aldığı bir kent
olmuştur. Bu sanatsal bakışlarla İstanbul, herhangi bir şehir
olmaktan çıkmış; sadece İstanbul olarak kalmıştır. Aşk, yalnızlık,
umut, umutsuzluk, özlem, gurbet gibi türlü duyguların şarkılara,
şiirlere, öykülere yansımasına vesile olmuştur. Onu her sanatçı,
farklı açılardan değerli bulmuş ve her biri onun ihtişamından,
manevi yönünden istifade edip beslenerek kendi duygu, dü-
şünce ve hayal dünyasını anlatmıştın Bu yüzden o; her döneme
damgasını vurmayı, sanatçıların göz bebeği olmayı başarmıştır.
Bu parçada İstanbul ile ilgili
l. edebiyatın farklı türlerinde ele alındığına
II. tarihteki gelişimine
III. önemini her dönemde koruduğuna
ifadelerden hangilerine yer verilmiştir?
Araştırmacının yayımladığı bir makaleye göre, yapay zekâ tara-
fından üretilen özel bir parmak izi, âdeta dijital bir maymuncuk
gibi çalışarak parmak izi kilitlerini açabiliyor. Bunun için araştır-
macılar iki tür yapay zekâ sistemi kurdular. Birinci sisteme 6000
gerçek parmak izini yüklediler ve yapay zekânın bunlara benzer
yapay parmak izleri üretmesini sağladılar. Üretilen parmak iz-
lerini ikinci yapay zekâ sistemine sunarak sistemden bu izlerin
gerçek olup olmadığını anlamasını istediler. Üretici sistem, ya-
pay parmak izlerini kontrol eden sistem tarafından yapılan geri
bildirimlere göre ürettiği parmak izlerini iyileştirdi. Bu sürecin
sonunda birçok sistemi yüksek başarı oranıyla yanıltabilen bir
parmak izi ortaya çıktı. Yapılan testlerde dijital parmak izinin
gerçek kilitleri açma başarısının 9676'yı bulduğu görüldü. Bu
haberle birlikte parmak izi okuma sistemlerinin sonu gelecek
olmasa da daha güvenli hâle getirilmesi gerektiği söylenebilir.
Bu parçanın genelinde aşağıdakilerin hangisinden söz
edilmektedir?
A)
B)
C)
D)
E)
Bilim insanlarının parmak izi kilitlerini açabilmek için üret-
tikleri dijital maymuncuktan
Araştırmacıların ürettiği dijital maymuncuğun her alanda
kullanılabileceğinden
Yapay zekâ ile üretilen parmak izlerinin gerçek parmak
izlerinden daha güvenli olduğundan
Parmak izi teknolojisinin artık yeteri kadar güvenli
olmamasından
Dijital olarak üretilen parmak izlerinin kişisel güvenliği tehdit
ettiğinden
4.
İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelere baktığımızda sanatçı
sanatçıdır, gazeteci de gazeteci. Az gelişmiş ülkelerde tersine
ikisi birbirine karışır durur. Geçmişten bu yana tarihimizi incele-
diğimizde en ünlü gazetecilerimiz Namık Kemal, Ahmet Mithat,
Hüseyin Cahit gibi yazarlar; aynı zamanda edebiyat tarihimizin
güçlü isimleridir. Bu isimler akla ilk gelenlerden sadece birkaçı.
Türk sanatçılarının önemli bir kısmı ya doğrudan doğruya gün-
delik gazetelerdeki, haftalık veya aylık dergilerdeki yazılarıyla
şöhret bulmuşlar ya da radyoda, televizyonda bir köşe, bir yer
sahibi olunca okur kitlesine kavuşabilmişlerdir.
Bu parçanın yazarının eleştirdiği durum aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Yalnız I
D) II ve III
338
C) ive III
E) ı, ve III
A)
B)
C)
D)
E)
Gazetecilik kültürünün geçmişten günümüze bizde hiç
değişmediği
Üne kavuşan sanatçıların, eserlerini gazeteler aracılığıyla
okurlara tanıtması
Gazetelerin yıllardan beri salt edebiyat merkezli yazılara
yer vermesi
Gazeteciliğin ülkemizde geçmişten günümüze kadar ba-
ğımsız bir tür olma özelliği gösterememesi
Sanatçıların okura ulaşabilmek için gazeteciliği bir araç
olarak kullanması