BANKO
Eğilimler, Türkiye Yüzyıll
Maarif Modeli'nde hangi
kategorilere ayrılmıştır ve
bu sınıflandırmanın amacı
nedir?
Eğilimlerin öğrenme-
öğretme yaşantılarında
somut eylemlere
dönüştürülmesinde
Öğretim programlarına
düşen görev nedir?
Eğilimler İle kavramsal
beceriler arasındaki İlişki
nasıl ifade edilmektedir?
Eğilimlerin Öğretim
programlarında bağımsız
birer öğrenme çıktısı
Olmaması ne anlama
gelmektedir ve bunun
uygulamadaki Önemi
nedir?
'BÜTÜNCÜL EĞİTİM YAKLAŞMI
CEVAP
Türkiye Yüzyıll Maarif Modeli'nde eğilimler; benlik eğilimleri, sosyal
eğilimler Ve entelektüel eğilimler Olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Bu Sl-
nıflandırmada İşlevsellik ve yönetebilme kolaylığı İlkeleri göz önünde
bulundurulmuştur. Eğilimlerin bu şekilde sınıflandırılması, öğretim prog-
ramlarındaki becerileri doğrudan İlgilendiren eğilimlerin belirlenmesini
ve bu eğilimlerin daha anlaşılabilir ve uygulanabilir hâle getirilmesini
sağlamıştır. Ayrıca bu sınıflandırma sayesinde kültürel ve bireysel fark-
CEVAP
Eğilimlerin öğrenme-öğretme yaşantılarında somut eylemlere dönüş-
türülmeşinde, öğretim programlarının öğrencilerin bu eğilimleri Ortaya
çıkarmasını ve desteklemesini Sağlayacak öğrenme ortamlarını oluş-
turması gerekmektedir. Bu nedenle, öğretim programlarının uygulan-
maşı sürecinde, eğilimlerin Somut olarak gözlenmesine fırsat sunan
öğrenme deneyimlerine yer verilmesi önemlidir. Öğretim programları,
eğilimleri bağımsız birer öğrenme çıktısı olarak değil, becerilerin eyle-
me dönüştürülmesinde görev alan temel bileşenler Olarak ele almalıdır.
CEVAP
Eğilimler, t*rencilerin kavramsal becerileri etkili ve verimli bir biçimde
kullanmalarını sağlamaktadır. Kavramsal beceriler, temel, bütünleşik ve
üst düzey düşünme becerilerini ifade ederken; eğilimler, bu becerile-
rin eyleme dönüştürülmesinde tetikleyici bir rol oynamaktadır. Eğilim-
ler, becerilerin sergilenebilmesi için gerekli olan yatkınlığı ve İstekliliği
sağlayarak kavramsal becerilerin somut uygulamalarına katkıda bulun-
maktadır,
CEVAP
Eğilimlerin öğretim programlarında bağımsız birer Öğrenme çıktısı ol-
maması, onların doğası gereği becerilerin öğrenme-öğretme yaşan-
tllannda somut eylemlere dönüştürülmesinde görev alması anlamına
gelmektedir. Bu, eğilimlerin tek başına hedeflenen öğrenme çıktıları de-
ğil, becerilerin etkin kullanımını destekleyen zihinsel örüntüler olduğunu
gösterir, Uygulamada, bu yaklaşım öğretim programlarının öğrencilerin
eğilimlerini ortaya çıkaracak ve destekleyecek öğrenme ortamları oluş-
turmaşını gerektirir. Böylece eğilimler becerilerin eyleme dönüştürülme-
sinde kritik bir rol Oynar ve öğrencilerin gerçek yaşamdaki uygulamala-
randa başarıyı artırır,