19. Azizler, patolojik yalnızlığın içinde kıvranan ve bu derdine der-
man arayan, insanlarla dolu sıradan dünyanın içinde kendisine
ait zaman ve alan isteyen, yalnız kalmayı arzulayan yegâne
karakter olan Aziz'in tuhaf hikâyesini anlatan bir film. Taylan
Biraderler'in Vavien'den sonraki on yıl boyunca beklentiyi daimî
bir şekilde yükselterek biriktirdikleri şu günlerde Azizler kimse-
nin beklentisiyle ilgilenmiyor, kendi başına bir evren kurup orada
oyununu oynuyor. Güzel ve yalnız ülkemizin sinema tarihinde
çok kez ele alınan "bireyin yalnızlığı” temasını alışık olduğumuz
taşra soğukluğu ve kasvetten fersah fersah ötede bir yerlerde
komedi ile yeniden kurgulayan Azizler, herkesin onayını bekle-
yen ve seyirci dostu bir yapım değil kesinlikle. Yer yer sıkıcı ve
banal şakalarının arasından sıyrılan parlak fikirleri, klişeleşmiş
temaları ve karakter yapısını yeniden masaya yatırıp içinden
taze durumlar yakalamayı amaçlayan arayışlarıylaAziz/er yeni
bir soluk getiriyor ama çok da derin bir soluk değil bu.
Bu parçada Azizler adlı filmle ilgili aşağıdakilerin hangisi
çıkarılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
21 -22. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Sanat eğitimi konusunda çok belirgin yanlışlar yapılmakta.
Sanat eğitimi aslında içsel bir yolculuktur. Sanat eğitimi ile
kişi kendini keşfeder. Sanat eğitimcisi; keşfettiren, yol göste-
ren olmalıdır. Bu yolculukta sadece bir rehbere ihtiyaç vardır.
Eğer eğitimci, öğrenciye kendi doğrularını dayatırsa bu ciddi
bir zaman ve özgüven kaybına neden olur. Öğrenci, başkasının
izinden yürümekten öteye gidemez. Özellikle çocuklara sanat
eğitimini çok riskli buluyorum. Çocuklar, bunu bilinçli bir eğitim-
ciden almazsa bırakın üretmeyi sanattan dahi soğuyabilin Yani
çocuğun yanlış bir sanat eğitimi almaktansa almaması daha
iyidir. Çevremize baktığımızda sanat eğitimi zanaat eğitimi gibi
algılanıyor. Hâlbuki teknik öğretimi, sanat eğitimi değildir. Asıl
olay, tekniği öğrendikten sonra başlıyor. Öğrendiğiniz teknik-
leri kullanarak sanat adına ne söyleyeceğiniz temel konudur.
Bilinçli eğitimci her bireyin parmak izi kadar farklı bakış açısına
sahip olduğunu bilir ve kendi farkını kişinin fark etmesini sağlar.
21. Bu parçadan hareketle aşağıdakilerin hangisine kesin
olarak ulaşılabilir?
Filmde konu olarak yalnızlığın seçildiği
Yönetmenlerinin uzun zaman sonra çektikleri film olduğu
Seyirciler tarafından onay gören bir film olmadığı
Yalnızlık konusunu bilinenden farklı şekilde anlattığı
Kalıplaşmış ana konunun içinde yeni farklı durumlar
yakaladığı
A)
B)
C)
D)
E)
Sosyal çevreden çok, eğitim, bireyi şekillendirir.
Nitelikli bir sanat eğitimiyle çocuklar kendilerine özgü bir
yol çizebilir.
Sanat yolunda, birey, kendi ile hesaplaştığı sürece hisset-
tiklerini üretime dönüştürebilir.
Bilinçli bireyler, yanlış sanat eğitimi alsalar da doğruya
ulaşmakta zorluk çekmezler.
Sanat eğitiminden geçen her öğrenci aynı başarıyı gösterir.
20. Bağımsız bir ulusun dili de bağımsız olur, halkçı bir devletin dili
halk dili olur, uluslaşma sürecine giren bir toplumun dili ulusal
dil olur, "dil devrimi”nin tarihsel - toplumsal devrimci gerekçesi
budur. Hasan Cemil Çambel, 'Türkler, Dilleri ve Kaderleri” adlı
araştırmasında, dil devrimine bu gerekçeden bakarak şunları
yazıyor. Halk için değil, saray ve devlet için yabancı bir dil ve
bunun uzmanlarını, sanatkârlarını ve profesyonel şairlerini ye-
tiştirdiler ve dili milletten ayrıldılar. Millî dil yerine kozmopolit,
resmî bir dil, ayrı bir zümre dili, bir aristokrat edebiyatı yarattılar.
Halkın şiir diline, Türk mitolojisine gittikçe yabancılaştılar. Türk
ruhunu aydınlatacak millî dil zihiniyetiyle yazılmış edebi eserleri
teşvik etmediler ve milletin kaderiyle ilgilenmeyip onu göz ardı
ettiler. Millî birlik yüzyıllarca sağlanamadı.
Bu parçaya göre aşağıdakilerin hangisi millî birliğin
sağlanamamasının sebeplerinden biri olamaz?
22. Bu parçada sanat eğitimiyle ilgili;
l. öğretim biçimine,
II. önemine,
III. olumsuzluklara
özelliklerinden hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I
D) ı ve III
B) Yalnız II
A)
B)
C)
D)
E)
196
Halkın konuştuğu dille edebiyat dilinin birbirinden kopuk
olması
Millî dil bilincinin göz ardı edilmesi
Türk kültürüne yabancılaşılması
Bağımsız bir ulusun bağımsız bir dil oluşturduğu gerçeğinin
unutulması
Dilin işçisi olan sanatçıların özgünlük ve yerellik adına dil
devrimini desteklememesi
C) ive II
E) ı, il ve III