AYT Edebiyat
Nesnel gerçekliğin olduğu gibi yansıtılmasına karşı olan
sanatçılar, realizme ve natüralizme dolayısıyla pozitivizme
tepki gösterirler, Bu akımda nesneler olduğu gibi değil ol-
ması gerektiği gibi yansıtılır yani sanatçı, soyutlama ve
imgelemelerle nesnenin kendisini değil onun anlamını
verir. Dışarıdan görünen gerçek, Özgün olamaz. Gerçek,
içimizdedir ve içimizden dışımıza yansıttığımız gerçek,
aşıl ve Özgün gerçektir, sanatçı, gerçeği içinde bulmalı-
dır_ Ayrıca empresyonizmin "dıştan içe” algılama biçimine
de karşı çıkarlar, Onlar İçin "İçten dışa" bir yansıtma İşi-
dir sanat. Önemli olan Çsel gerçekliğin dışa yansıtılma-
sıdır. Dış dünyanın önemsenmediği bu akım, antirealist
ve antinatüralist bir anlayışla "modernizm” anlayışının da
hareket noktası olmuştur. Bu bağlamda geleneksel an-
latımların yerine yeni anlatım biçimleri geliştirmişlerdir.
"Serim, düğüm, çözüm" planını bozan sanatçılar 'fantas-
tik" anlatımlardan, "soyutlama”lardan yararlanmışlardır.
Avusturyalı büyük sanatçı Franz Kafka'nın "Dava", "Şato"
ve "Dönüşüm" gibi eserleri bizim modern ve postmodern
romancılarımızı çok etkilemiştir. Ayrıca İngiliz romancı
James Joyce'un "Ulysses" romanı, imgeli anlatımın baş-
yapıtl olarak bunların beslenme kaynağıdır. O'NeiII ve
Eliot ise Amerikan edebiyatında bu akımın öncüleridir.
Bu parçada anlatılan ve 20. yüzyılın başlarında ege-
men olan akım aşağıdakilerden hangisidir?
Bu akımın "gerçek" anlayışı bizi nesneleri olduğu gibi
değil olması gerektiği gibi, nesnenin kendisini değil ma-
nalarını vermeye çalışan bir gerçekçilikle yüz yüze getirir.
Bu da doğal olarak soyutlama ve simgelemenin kapısını
aralar. Zira dışarıdan görünen gerçek, özgün olamaz.
Gerçek bizim tarafımızdan yaratılmalıdır. Nesnenin an-
lamı onun görüntüsünün arkasında saklıdır. Bir olaya
inanarak, onu düşleyerek veya belgeleyerek doyuma
eremeyiz. Gerçeği sanatkârın iç dünyasında bulan ve bu
sebeple İç gözlem üzerinde yoğunlaşan bu sanat akımı,
doğal olarak bütünüyle ferdiyetçidir. Bu noktada insanı
içinde yaşadığı toplumdan hatta kendinden bile soyutlar.
Geriye sadece İç ben/ruh kalır,
Bu parçada söz edilen edebî akım aşağıdakilerin
hangisidir?
A) Ekspresyonizm
C) Natüralizm
B) Realizm
D) Klasisizm
A)
B)
C)
D)
E)
SARMAL
Kübizm (şomculuk)
Ekspresyonizm (dışa vurumculuk)
Egzistansiyalizm (varoluşçuluk)
Sürrealizm (gerçeküstücülük)
Dadaizm (kuralsızlık)
AYT Edebiyat
Aslı Sanskritçe Olan bu kitap, Uygur Dönemi'nin en tanın-
mış eserlerinden biridir, İyi yürekli bir şehzadenin bütün
canlılara yardım etmek ve canlıların birbirlerini öldürme-
lerİne engel olmak üzere çok değerli bir mücevheri ele
geçirmek için çıktığı maceralı yolculuk anlatılır. Gemilerle
yapılan yolculukta binbir türlü tehlike vardır. Şehzadenin
sahip olduğu mücevher, kötü yürekli kardeş tarafından
gözleri oyularak çalınır. Masal motiflerinin hâkim olduğu
bu eser, Budist öğretilere dayanır.
Bu parçada sözü edilen eser aşağıdakilerden hangi—
sidir?
E) Egzistansiyalizm
ÖNEMLİ NOT
AYTnin sorularını sorularla yakaladığımız gibi o soruları
kolayca yapmanızı sağlayacak nokta atış bilgileri "akıl-
II kâğıtlar" İle de vurguladık, Lütfen o bilgileri bir deftere
kaydediniz.
Türk kültür tarihinin sözlü ve yazılı kaynaklarından bir
bölümünü de masallar Oluşturmaktadır, Bu masallardan
bazıları eski Türk metinlerinden veya başka dillerden gü-
nümüz Türkçesine çevrilmiştir, Bu çerçevede Türk ede-
biyatında Uygur Dönemi eseri olan masal özelliği
gösteren ilk eserlerdendir. Arap ve İran kaynaklı
adlı
eser İse Türk edebiyatının farklı dönemlerinde birçok şair
ve yazara ilham vermiştir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerin han—
gİsİ sırasıyla getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Prens Kalyanamkara ve Papamkara
Irg Bitig
Altun Yaruk
Sekiz Yükmek
Bogu Kağan'ın Mani Rahipleriyle konuşması
A)
B)
C)
D)
E)
Kalyanamkara ve Papamkara — Binbir Gece Masalları
Kelile ve Dimme — Billur Köşk
Kalyanamkara ve Papamkara - Pançatantra
Kelile ve Dimne — Pançatantra
Billur Köşk — Binbir Gece Masalları