6.
7.
8.
Ateşe sokulmadan önce altına ait bütün özelliklere, yani
renk, koku, tat vb. özelliklere sahip Olan altına, ateşe so-
kulduktan sonra neden hâlâ altın deniliyor. Çünkü ateşe gir-
dikten sonra altın rengini, kokusunu, tadını vb. kaybediyor
ve geriye eğilip bükülen ve hareket eden bir Şey kalıyor. Bu
madde nasıl oluyor da hâlâ altın olarak anılıyor? Çünkü al-
tının Özü hâlâ durmaktadır, Altından renk, şekil, koku, tat
vb. özellikler gittiğinde, bu madde altının Özünü taşıdığı için
yine altın olarak adlandırılır.
Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden han-
gisidir?
9.
A)
B)
C)
D)
E)
Varlıklarda öz görünüşten önce gelir.
Varlıkların görünüşü onların özünü ifade etmez.
Her varlığın kendi potansiyeli vardır.
Doğa varlıkların yapısını değiştirir.
Varlığın değişmesi Özünün değişmesidir.
Kuhn'a göre doğanın olağan bilimi yöneten paradigma kay-
nakil beklentilere herhangi bir şekilde aykırı düşmesiyle,
yani bir aykırılığın farkına varılmasıyla bunalım başlar. Ay-
kınlıklar başlangıçta olağan ve beklenen olaylardır, Kuhn,
bunalımın yeni kuramların ortaya çıkmasında gerekli bir Ön-
koşul olduğunu ifade eder. Ancak bilim adamları çok ciddi
ve uzun süreli aykırılıklarla karşılaştıkları zaman bile, hatta
inançlarım yitirip yeni alternatifler incelemeye başladıkların-
da bile kendilerini bunalıma sürükleyen paradigmayı kolay
kolay terk etmezler.
Bu parçaya göre bilimde bunalımlar aşağıdakilerden
hangisiyle başlar?
A) Karmaşık kuramlar oluşturulunca
B) Elverişli ortam ortadan kaldırılınca
C) Geçerli bilimsel yöntemler terk edilince
D) Öndeyi gücü oluşunca
E) Paradigmanın aksine gözlemlerle karşılaşılınca
Kierkegaard'a göre, filozofun temel görevi öncelikle sorumlu
bir Özne olarak uyarıcı ve uyandırıcı olmaktır, Kendisi tüm
yaşamını bir doygunluk hâli Çerisinde uyuklayan insanları
nasıl uyandırabileceğini düşünmekle geçirdiğini söyler. İn-
sanları en İyi uyandırma aracının İse kaygılı korku olduğunu
düşünür. Böylece Sokrates'in ironik sorularıyla insanı rahat-
sız eden bir at sineğine benzettiği filozof, Kierkegaard'ın ki-
şiliğinde adeta modern bir kılığa bürünerek yeniden ortaya
çıkar.
Bu parça aşağıdaki görüşlerden hangisine örnektir?
A) Filozof insanların ön yargılarını değiştirmekle yükümlü-
dür.
B) Filozof İnsanlara yaşamlarını sorgulama alışkanlığı ka-
andırmaya çalışır.
C) Bütün inşanlar yaşamlarını sorgulamak zorunda değil-
dirler.
D) Her filozof Özgün görüşleri oranında değer kazanır.
E) Filozoflar görüşleriyle toplum üzerinde çığır açıcı etkide
bulunurlar.
Olağan bilim, ortaya çıkan bunalımları paradigmaya uygun
şekilde çözümler. Paradigmanın korunamadığı zaman bi-
limşel bunalım dönemi başlar. Olağan bilim döneminin sona
erdiği bu dönemi olağanüstü dönem takip eder. Olağanüs-
tü bilim evresi bunalımlı dönemin atlatılması için devrimsel
değişimi gerekli kılar. Bu başarılırsa eğer yeni paradigma
Oluşur ve olağan bilim dönemine geçilir.
Bu görüşlerin sahibi Olan filozof aşağıdakilerden han-
10. Hartmann'a göre felsefe olguları betimlemekle, Onların birer
varlık olarak sınırlarım saptamakla işe koyulur. Betimleme,
felsefe bakımından, incelemenin birinci basamağıdır. Bu
basamak, çözülecek problemin görülmesini, bir bütünlük
içinde kavranmasını öngörür. ikinci basamak da ise, bu bi-
çimde kavranan problemin, çözümlenmek üzere ele alınıp,
incelenmesi, felsefe bakımından bir kurma oluşturmayı ge-
rekli kılan yerlerin saptanması, metafizik ile ilgili olanın Ol-
mayandan ayrılması demektir, Üçüncü basamak ise kuram
basamağıdır. Bu aşamada, çözümlenen soruna son biçimi
verecek Olan araştırmaya girişilir.
Buna göre Hartmann'ın görüşleri aşağıdakilerden han-
o
gİsİdİr?
A) Kuhn
C) Carnap
B) Reichenbah
D) Feyereband
gişiyle İfade edilir?
A) Fenomenoloji
C) Yeni ontoloji
B) Pragmatizm
D) Hermeneutik
E) Heişenberg
E) Varoluşçuluk
177