Örnek Soruyu Değiştir

Atatürk'ün Hayatı Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te doğmuştur. Mustafa Kemal'in doğum günü kesin olarak bilinmemekle birlikte, ileride kendisine doğum günü sorulduğunda Samsun'a çıkışını söyleyerek "Neden 19 Mayıs 1881 ol- masm?" diyecektir. Babası Ali Rıza Efendi'dir. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Anadolu'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerinden- din Ali Rıza Efendi Selânik Evkâf Kâtipliğinde, 1876 yılında da Selânik Asakir-i Millîye Taburunda Birinci Mülâzım (Üsteğmen) olarak bulunmuştur. Mustafa Kemal'in doğduğu tarihte Rüsümat memurudur. Daha sonra bu memuriyetten ayrılarak kereste ticareti ile meşgul olmuştur. Annesi Zübeyde Hanım'dır. Zübeyde Hanım Selânik yöresinde ticaretle uğraşan Sofuoğlu Feyzullah Efendi'nin kızıdır. Feyzullah Ağa Karaman'dan Rumeli'ye ge- len Konya Yörüklerindendir. Geleneklerine bağlı olarak yetişmiştir. Çevresindeki kadınlardan farklı olarak okuma yazma bilmektedir. Mustafa Kemal yedi yaşın- davken babasını kaybetmiş, onu annesi Zübeyde Hanım büyütmüştür. Mustafa Kemal'in Kardeşleri Zübeyde Hanım ile Ali Rıza Efendi'nin önce bir kızları olmuş adını Fatma koymuşlardır. Daha sonra Ahmet ve Ömer adını verdikleri iki erkek çocukları daha olmuştur. Daha sonra ise Mustafa, Makbule ve Naciye dünyaya gelmiştir. Fatma, Ahmet, Ömer ve Naciye küçük yaşta vefat etmişlerdir. Öğrenim Hayatı Mustafa Kemal'in eğitim gördüğü okullar ve bu okullara başlama tarihi Mahalle Mektebi 1886 Şemsi Efendi İlkokulu 1893 Selânik Mülkiye Rüştiyesi 1894 Selânik Askerî Rüştiyesi Manastır Askeri İdadisi İstanbul (5fffu 1902 İstanbul Harp Akademisi, Mustafa, annesinin ısrarı sonucu Mahalle Mektebi'nde başlamış, kısa bir süre sonra da yeni metotlarla eğitim öğretim yapan Şemsi Efendi İlkokulu'na geçmiştir. Babasını kaybedince öğ- renim hayatına ara vermek zorunda kalmıştır. Altı ay süren çiftlik yaşamından sonra Mülkiye Rüştiyesi'ne başlamış ancak burada matema- tik öğretmeni Hüseyin Efendi'nin sınıftaki bir olay nedeniyle kendisini dövrnesi üzerine büyük -annesi Ayşe Hanım tarafından okuldan alınmıştır. Mustafa Kemal ATATÜRK (1 881 -M) Mustafa asker olmasını istemeyen annesine haber vermeden Selânik Askerî Rüştiyesinin sınav- larına girerek başarılı olmuştur. Buradayken çok sevdiği matematik öğretmeni Yüzbaşı Üsküplü Mustafa Sabri Bey onun yetenek, yaratıcılık ve olgunluğunu teşhis ederek, O'na "Kemal" adını vermiştir. Mustafa Kemal Askerî Rüştiyeyi bitirdikten sonra İstanbul Kuleli Askerî Lisesine devam etmek - isterken onu seven vatansever bir kurmay subay olan Hasan Bey'in tavsiyesini dinleyerek Ma- nastır Askerî İdadisine girer. Burada Mustafa Kemal'i en çok etkileyen arkadaşlarından biri olan Ömer Naci, ona edebiyat ve şiir merakı aşlamıştır. Mustafa Kemal'in vatan ve hürriyet şairi Namık Kemal ile Türkçü şairi Mehmet Emin Yurdakul'u tanımasında Ömer Naci etkili ol- muştur. Tarih öğretmeni Mehmet Tevfik (Bilge) Bey'in de etkisiyle, Fransız İhtilali'nin temel ilkelerinden biri olan hürriyet kavramı ile de burada tanışmıştır. Arkadaşı Fethi Okyar'ın yardı- mıyla Fransız İhtilali'nin öncüleri Voltaire, J. J. Rousseau gibi yazarları tanımıştır. Mustafa Kemal Harbiyeli iken Fransızcasını daha da geliştirmiş, memleket meseleleri üzerine düşüncelerini daha da olgunlaştırmıştır. Mustafa Kemal Manastır İdadisi 2. sınıfta okurken 1897 yılında Dömeke Meydan Savaşı (Türk- Yunan Savaş) yaşanmıştır. Mustafa Kemal o günleri anlatırken şunu söylemiştir: rağmen bu savaşa katılmayı çok istemiştim.” Mustafa Kemal, 1902 yılında "teğmen" rütbesiyle Harp Okulunu bitirmiş ve Harp Akademi- sine geçmiştir. 1905 yılında "kurmay yüzbaşı" rütbesiyle Harp Akademisi'ni de tamamlayan Mustafa Kemal kurmaylık stajı yapmak üzere Şam'daki 5. Ordu emrine atanmıştır. Mustafa Kemal, daha 21 yaşında genç bir Harp Okulu öğrencisi olmasına rağmen konuşması, bilgi ve donanımı herkesi etkilemiştir. 1902'de tanıştığı ve Berlin büyükelçiliği yapmış, Nafia Bakanlığında (Bayındırlık) bulunmuş, ileri görüşlü bir devlet adamı olan Osman Nizami Paşa; Mustafa Kemal'le memleket meselelerini konuştuktan sonra şunları söylemiştir: "Mustafa Kemal efendi oğlum, görüyorum ki İsmail Fazıl Paşa (Ali Fuat Cebesoy'un babası) seni takdir etme hususunda yanılmamış. Şimdi ben de onunla aynı fikirde- vim. Sen, bizler gibi sadece bir asker olmayacaksın. Keskin zekân ve yüksek kabiliye- tinle memleketin geleceği üzerinde etkin olacaksın. Bu sözlerim bir iltifat değil. Sen- de memleketin başına gelecek büyük adamların daha gençlik yıllarında gösterdikleri kabiliyetler ve zekö belirtileri var." 3 instagram.com/copysinav