ATATÜRK İLKELERİ VE ATATÜRKÇÜLÜK
4. Yeni Türk Harflerinin Kabulü (1 Kasım 1928)
ARİ
DERS
OT
Türkler tarih boyunca Göktürk, Uygur, Arap ve son olarak da Latin alfabesini kullanmışlardır. Bu inkılap Atatürk
ilkelerinden laiklik, halkçılık ve milliyetçilik ile doğrudan ilgilidir.
İttihat ve Terakki'nin liderlerinden, Enver Paşa Harbiye Nazırı olunca ayrık harflerle ve sesli harfler ilave edilen
alfabeyi uygulamaya koyar. "Enver Paşa yazısı" veya "Ordu alfabesi" denilen bu yazı düzeni orduda kullanılır,
Fakat uzun ömürlü olmaz. l. Dünya Savaşı başladıktan sonra terkedilir.
Maarif Nezareti (Millî Eğitim Bakanlığı) tarafından 1909 yılında "İmla Komisyonu" Recaizade Mahmut Ekrem
1911 de "Islah-1 Huruf Cemiyeti" Gazi Ahmet Muhtar Paşa başkanlığında 1912 yılında kurulan "Islah-' Huruf
Encümeni" gibi kuruluşlar alfabe sorununa çare bulmağa çalışmışlardır.
Birinci Dünya Harbi'nden sonra Rusya'da Çarlık rejimi yıkılmıştı. Yeni rejim döneminde Yakut Türkleri 1918 yılın-
da Latin yazısını aldılar. Peşinden Azeri Türkleri Latin yazısına geçtiler.
Alfabe meselesi 1923'te İzmir İktisat Kongresinde gündeme gelir. Delegelerden üç kişi Latin harflerinin kabulü
için önerge vermişlerdir. Kongre Başkanı Kâzım Karabekir önergeyi tepkiyle karşılamış ve toplantıda okutmamış-
tır. 5 Mart 1923 günü Hâkimiyet-i Millîye gazetesinde, bunun İslam birliğini bozacağı, eski kültür mirası ile ilginin
kesilmesine, ülke içinde ayrılıklara yol açacağını ileri sürer.
1926 yılına geldiğimizde bu tarihte (26 Şubat 1926) Azerbaycan'ın Başkenti Bakü'de uluslararası Türkoloji Kong-
resi toplanır. Kongrede Türkiye'nin Arap harflerini bırakarak Latin yazılarını almaları oylamaya konur. Üyelerden
101'i olumlu, 7'si olumsuz ve 6'sı da çekimser oy kullanır. Bakü'de yapılan bu kongrenin de Türkiye'deki alfabe
değişikliğinde etkili olduğunu ileri sürenler olmuştur.
ö 20 Mayıs 1928'de Milletlerarası rakamların kullanılması kanunlaşır.
1928 yılında kurulan Dil Encümeni hazırladığı Türk alfabesi projesini 1 Ağustos 1928'de İstanbul Dolmabahçe
Sarayında Mustafa Kemal'e sunar. Mustafa Kemal üç ay içinde yeni yazıya geçilmesini ister. Eski yazının yerine
yeni Türk alfabesinin alınacağım halka açıklanır.
Mustafa Kemal, 8 Ağustos 1928'de İstanbul Gülhane Parkı'nda halka hitap ederek harf inkılabını şöyle duyurdu:
UArkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz.” Mustafa Kemal, bütün yurttaş-
lara yeni harflerle okuma yazma öğretilmesini istedi. Önce Dolmabahçe Sarayı'nda başlayan dersler kısa sürede
tüm ülkeyi sardı. Mustafa Kemal bu dersleri yakından izledi. Hatta sırf bu amaçla yurt gezileri yaptı,
TBMM Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki Kanun'u 1 Kasım 1928 tarihinde kabul eder.
Kanun 3 Kasım 1928' de Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girer.
Latin alfabesinin kabulüyle;
Okuryazar oranı arttı.
Batı dünyasındaki bilimsel gelişmeler yakından takip edilmeye başlandı.
Çağdaşlaşma yolunda önemli bir adım atıldı.
Türkçenin okunuş ve ahenk güzelliği ortaya çıktı.
Yeni harflerin resmen kabulü ile ülkede okuma yazma seferberliği başlatıldı.
11 Ekim 1928'de Millet Mekteplerinin açılması kararlaştırıldı.
Bu okullar halkın işlerini aksatmadan onları yeni alfabe ile okuryazar yapmayı hedefliyordu.
Hatta Millet Mekteplerinin merkezlerine ulaşım imkânı bulamayan yurttaşlar için gezici Millet Mektepleri
oluşturuldu.
Gazi Mustafa Kemal, halkçılık ilkesi doğrultusunda kurulan ve kendisine başöğretmenliği teklif edilen Millet
Mektepleri'nin başöğretmenliğini kabul etti.
www.dizgikitap.com
341
Se2üLYALÇlN