Örnek Soruyu Değiştir

ATATÜRK İLKELERİ VE A TA TÜRKÇÜLÜK ARİ DERS 0 Sanayileşmeyi özendirmıek için, 1927'de değiştirilen Teşvik-i Sanayi Kanunu ile girişimcilere ucuz arsa ve bina tahsisi vergi ve gümrük resimlerinden indirimler, ulaşımda kolaylıklar öngörülmüş, yeni ürünlere prim verilmesi, resmî dairelerde yerli malların kullanılmasına öncelik tanınması kabul edilmiştir. Bu ayrıcalıklardan yararlanıla- rak Uşak, Alpullu, Eskişehir ve Turhal'da şeker fabrikaları kuruldu. Bunlara bazı özendirici yardımlarda bulunuldu. 192Yda Lozan Antlaşması'nda mevcut olan ve koruyucu gümrük politikasını engelleyen hükümler yürürlükten kaldırılınca, yeni Gümrük Tarifesi Kanunu yürürlüğe konuldu. Böylece hem gümrük gelirleri artırıldı ve hem de yıllardan beri Türk ekonomi hayatını yok eden, yerli sanayiyi çökerten engeller kaldırılmış oldu. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, Türk parasında önemli ölçüde düşmeye yol açtı. Bu durumu önlemek için 20 Şubat 1930'da "Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun" çıkarıldı. Para politikasını yürütmesi için 11 Haziran 193Jda Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu. Böylece Türk para pi- yasası Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetimi altına girmiştir. 12 Aralık 1929'da Atatürk'ün önerisiyle Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti olarak kuruldu. Kurucuları arasında Kazım Özalp, Hasan Saka, Celal Bayar, Saffet Arıkan, Fuat Omay, Rahmi Köken, Hakkı S. Tarı, Mahmut Soydan, Yusuf K. Tengirşek gibi dönemin önde gelen devlet ve siyaset adamları vardı. 15 Aralık 1929 'da duyurulan Cemiyet nizamnamesine göre üyelerinin görevi "yerli ürünleri kullanmak ve bu konuda vatandaşla- n teşvik ederek milli tasarrufa alıştırmak" olarak tanımlanmıştır. Tarımsal Gelişme: ö 1923-1929 döneminde tarımsal alanda izlenen politikalar genel olarak İzmir İktisat Kongresi'ne katılan gruplar- ca tespit edilen ilkelere dayandırılmıştı. Kendi topraklarından geçinecek geliri elde edemeyen köylüler, "ortakçı- ilk" ve "kiracılık" ilişkileri içinde bulunmak zorunda kalmışlardı. Dönemin toprak ve tarım politikaları konusunda çıkarılan özel ve genel kanunlarla toprakta özel mülkiyet pekiştirilmişti. 1924 Anayasası'nın kamulaştırmalarda değer pahasının peşin ödenmesi koşulunu getirmesi "o dönemler için kamulaştırmayı imkânsız kılacak bir hü- küm olarak kabul edilmelidir." 1925 tarihli Kadastro Yasası, toprakta özel mülkiyeti sağlamlaştıran maddeler geörirken, 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun'da kişilerin tasarruflarında bulunan topraklara tam mülkiyet hakkı tanınmıştı. 1945'te kanun (Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu) şekline getirilmişti. Aşar Vergisi: Cumhuriyet rejiminin Osmanlı'dan miras aldığı aşar vergisi, tarımsal gelir üzerinden alınmıştı. "Dime" ve "öşür" olarak da anılan bu vergi, ilk bakışta şer'i bir vergi olarak gözükmekle birlikte, çok önceden uygulama alanı bulmuş ve Osmanlı döneminde de ekonomik kaygılar nedeniyle korunmuştu. Aşar, aynî denilen, yani tarımsal faaliyetlerle uğraşanların vergiyi mal olarak ödedikleri bir vergi türüydü. İzmir İktisat Kongresi'nde aşar vergisinin kaldırılması gündeme getirilmişti. Konu 1923'ün sonlarına doğru TBMM'ne taşınmıştır. Diyarbakır Mebusu Zülfü Bey, Kasım 1923'te aşarın kaldırılması için Meclis'e teklif sunmuştur. 17 Şubat 1925'de 552 sayılı yasa ile aşar yürürlükten kaldırılmıştı. İcra Vekilleri Heyeti, aşar vergisi kaldırılmadan önce 1924 Ekimi' nde aşarın yerine getirilecek vergi hakkında (arazi vergisi) Başbakanlıkça bir yasa tasarısı hazırlanmıştır. Aşarın kaldırılması ve tarım kesiminden alman vergilerin nakdî vergi şekline çevrilmesi, tarımda pazar ilişkilerini geliştirmiştir. Tarım Kesiminden Alınan Diğer Vergiler 1923-1929 yılları arasında tarım kesiminden alınan vergilerden birisi de Ağnam Vergisi'dir. Aşar gibi gayrisafi gelirden alınan bu vergi, koyun sayısı başına hesaplanmıştı. TBMM 23 Nisan 1920'de açıldıktan sonra çıkardığı ilk kanun Ağnam Vergisi Kanunu'ydu. Bir diğer vergi ise Arazi Vergisi'dir. Bu dönemde alınan vergilerden biri de "Yol Mükellefiyeti Kanunu" ile alınmıştır. Kısaca Yol Vergisi olarak adlandırılan bu uygulama, ilk kez 1866'da başlatılmıştı. Birçok değişikliğe uğramlarak Cumhuriyet'e kadar uygulanmıştır. Kredi Politikaları ve Kooperatifçilik Ğ Ziraat Bankası: Bu dönemde tarımsal üretimi arttırmak için uygulanan destek politikalarından bir başkası da çiftçiye zirai kredi sağlanmasıydı. Cumhuriyet'in kuruluşu sırasında çiftçiye kredi veren tek kurum, iflasın eşiğin- de Olan Ziraat Bankası'ydı. www.dizgikitapcom 351 SÖALYALÇIN