Atatürk Dönemi Dış Politikası (1932-1939 Arası)
II.Dünya Savaş öncesinde İtalya, Almanya ve Japonya'nın ya-
yılmacı siyaset İzlemesi ve Milletler Cemiyetinin yaşanan ge-
lişmeler karşısında yetersiz kalması üzerine, Türkiye güvenlik
endişelerini dile getirerek Boğazların yönetiminin kendisine bı-
rakılması talebiyle Milletler Cemiyetine başvurmuştur. Yapılan
görüşmeler sonucu 20 Temmuz 1936'da Montrö Boğazlar
Sözleşmesi İmzalanmıştır. Buna göre;
1. Milletler Cemiyetine elik (18 Temmuz 195İ)
Türkiye izlediği barışçı siyasetin sonucu İspanya'nın önerisi ve
Yunanistan'ın desteğiyle 18 Temmuz 1932 tarihinde Cemiyete
resmen üye olmuştur. Türkiye Cemiyet'e üye olarak dünya ba-
rışına katkıda bulunmayı ve dış politikada karşılaştığı sorunları
burada çözmeyi hedeflemiştir.
2. Balkan Antantı (9 Şubat 1934)
I.Dünya Savaşı'ndan sonra intikam hırsıyla hareket eden Almanya
Ve İtalya'nın Balkanlar ve Akdeniz üzerinde yayılmacı bir politika
izlemesi paktın imzalanma nedenidir. Pakta katılan devletler.
Türkiye
Yunanistan Yugoslavya Romanya
Bulgaristan; Ege denizine inmek ve Romanya'dan Dobruca'
almak gibi yayılmacı bir siyaset İzlediği İçin; Arnavutluk İse
İtalya'nın baskısı nedeniyle Balkan Antantl'na katılmamıştır.
II.Dünya Savaşı'nın çıkması ile antant önemini yitirmiştir. Balkan
Antantı; Boğazların Montrö'de Türkiye'ye verilmesinde etkili ol-
muştur.
3. Akdeniz paktı (1936)
'İtalya'nın Doğu Akdeniz'deki tehdidini artırması üzerine İngil-
tere'nin himayesinde 1936 yılında kurulmuştur. Bu pakta İn-
giltere ile birlikte Türkiye, Yugoslavya ve Yunanistan da üye
olmuştur.
• Akdeniz Paktı, pakta dahil olan ve paktı imzalayan devletle-
rin koordineli olarak çalışmasını ve organize hareket etmele-
rini öngörmüştür.
4. Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)
Lozan Barış Antlaşması'nda Boğazlar
Boğazlar başkanı Türk Olan uluslararası bir komisyon tarafin-
dan yönetilecek. Boğazların her İki yakasında askerden arın-
dırılmış bölge bulundurulacak. Boğazların güvenliği Milletler
Cemiyetinin sorumluluğunda olacak. Boğazlardan gemi ve
uçakların geçişi serbest olacak. Türkiye savaşa girerse savaştığı
ülkelere Boğazları kapatabilecek.
1
2
3
4
Boğazlar Komisyonu kaldırılarak, Boğazların yönetimi Türki-
ye'ye devredilmiştir.
Askerden arındırılmış bölge kaldırılarak, Boğazların güvenli-
ği Türkiye'nin yetki ve sorumluluğuna bırakılmıştır.
Yabancı ticaret gemilerinin Boğazlardan geçişi serbest bl-
rakılmıştır.
Savaş gemilerinin geçişi belirli kurallara bağlanmıştır. Bo-
ğazlardan geçmek isteyen yabancı savaş gemilerinin 15 gün
önceden Türkiye'den izin alması kararlaştırıldı.
5. Sadabat Paktı 8 Temmuz 1937
Hatay'ın durumu 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaş-
ması'nda belirlenmişti. Buna göre;
Hatay özerk olarak Fransa mandasındaki Suriye'ye bırakılmıştır.
Ankara Antlaşması'nda bölgede bulunan Türklerin, kültürlerini
geliştirebilmesi için her türlü kolaylıktan yararlanması sağla-
nacaktı. Ayrıca, kurulacak Türk okullarında Türkçe öğretim ya-
pılabilecek; Hatay idaresinde görevli idareci ve memurluklar
için Türklerden, nüfusları oranında atama yapılacaktı. Hatay
için özel bir bayrak belirlenmesi de kabul edilmişti. Bu durum
Lozan Antlaşması'nda da teyit edilmişti.
Iya Ve Almanya'nın yayılmacı siyasetinden rahatsız
Fransa 1936'da sömürgesi olan Suriye ve Lübnan'dan egemen-
lik haklarını tanıyarak çekilince, Türkiye Hatay'ında egemenlik
akkının tanınmasını istemiştir.
Türkiye Orta Doğu'da güvenliğini sağlamak için Sadabat Paktı'nın
imzalanmasını sağlamıştır. Paktın imzalanma nedenleri:
İtalya'nın Afrika ve Asya'da izlediği yayılma siyasetinin Tür-
kiye ve diğer Orta Doğu ülkelerini rahatsız etmesi.
'İtalya'nın 1936'da Habeşistan'a saldırması.
Tahran'da bir araya gelen Türkiye, İran, Irak ve Afganistan tern-
silcileri 8 Temmuz 1937'de Sadabat Paktı'nı imzalamışlardır.
Sadabat Paktı'na üye ülkeler birbirlerinin sınırlarına saygı
göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine müdahale etmemeyi
taahhüt etmişlerdir.
6. Hatay (Sancak) Sorunu (1936-1939
"Kırk asırlık (yüz yıllık) Türk yurdu, düşman elinde kalamaz",
"Bu, benim şahsi sorunumdur." Mustafa Kemal Atatürk
"Ben toprak büyütme meraklısı değilim. Barış bozma alışkanlığım
yoktur ancak antlaşmaya dayanan hakkımızın isteyicisiyim. Onu al-
masam edemem. Meclis kürsüsünden milletime söz verdim: Hatay'ı
alacağım! Milletim benim dediğime inamr. Sözümü yerine getire-
mezsem onun huzuruna çıkamam, yerimde kalamam. Ben şimdiye
ğıdar yenilmedim, yenilemem; yenilirsem bir dakika yaşayamanz"
168
Hatay
Cumhuriyeti
Bayrağı
"Sancak" sorunu olarak geçen Hatay sorunu
1937de Milletler Cemiyetine taşınmış ve Cemiyet
Hatafın bağımsızlığını tanıyarak, Türkiydnin bu ko-
nudaki görüşlerini haklı bulmuştur. (1936'da yayım-
lanan Sandler Raporunda Hatay konusunda Türki-
ye lehine karar çıkmıştır.) 1938 seçimler yapılarak;
Hatay Meclisi 2 Eylül 193Yde ilk toplantısını yapmış,
bağımsız Hatay Devleti kurulmuştur. Ancak Hatay'ın
Türkiye'ye katılımı Atatürk'ün ölümünden sonra ger-
çekleşmiştir. Hatay Meclisi 1939'da aldığı kararla İs-
met İnönü Dönemi ana vatana katılmıştır.
İ4atay Cumhuriyeti'nin ilk ve son Tayfur Sökmen
Cumhurbaşkam
jik başbakam
Abdurrahman Melek
Milletler Cemiyetinin 19 Mayıs 1937'de Hatay için
kabul ettiği anayasadan sonra kurulan Hatay Cum-
huriyeti'nin ilk ve son Cumhurbaşkanıdır. 2 Eylül
1938 ile 29 Haziran 1939 tarihleri arasında görev
yapmıştır. Hatay Cumhuriyeti'nin, Türkiye Cumhuri-
yeti'ne katılma kararı alması sonrasında Hatay mil-
Tayfur Sökmen letvekili olarak TBMM'de görev almıştır
instagram.com/copysinav