8.
9.
Aşağıdakilerden hangisinde âşık tarzı halk şiiriyle İl—
gilİ bilgi yanlışlığı vardır?
A) Sözlü dönemdeki ozan-bakşl, İslami dönemde âşık
denen şairlere yerini bırakmıştır.
B) Sözlü dönemdeki usta-çırak ilişkisi İslami dönemde
âşıklar arasında kesintiye uğramıştır.
C) Asker ocaklarında ve medreselerde yetişen âşıklar
genellikle "kalem şuarası”dır ve divan şiirinin etkisiyle
aruz ölçüsüyle şiirler söylemiştir.
D) Köylerde, aşiretler arasında yetişen âşıklar, usta-çırak
İlişkisi İçinde kendilerini geliştirmişlerdir.
E) Âşıkların karşılıklı söyledikleri şiirlere "atışma" dudak
ünsüzlerini söylemeden yaptıkları atışmalara lebdeğ-
mez (dudak değmez) denir.
XVII. yüzyıl halk şairlerinden olan Kayıkçı Kul Mustafa,
Cezayir'den Bağdat'a kadar çeşitli beldeleri dolaşmış, şa-
vaşmış, savaşlara destanlar yazmış; yenilgilere, şehitlere
ağıtlar düzmüş bir kalem şairidir. Kahramanlık edalı epik
şiirleriyle ünlenen sanatçı döneminde halk beğenile-
rini zorlamayan yalınlığı, içtenliğiyle geniş etki bırakmış,
diğer ozanları da bir ölçüde bu etki altına alabilmiştir,
IV. Murat'ın Bağdat kuşatmasında şehit düşen Genç
Osman İçin söylediği "Genç Osman Destanı" şairi aşıl ününe
kavuşturmuştur.
Bu parçada numaralanmış bölümlerin hangisinde bir
bilgi yanlışı vardır?
C) III
DİKKAT
10.
II.
137
Dize sonlarındakine ek olarak dize ortalarında da kafiyeli
olan koşmalara musammat koşma denir. Bu tür koşma-
larda her dizenin birinci ve ikinci kısımları birbiriyle kafi-
yelidir, Bu yönüyle bu tür koşmaların her dörtlüğü, kendi
içinde iki dörtlük hâline gelebilir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi musammat bir
koşmadan alınmış olabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm
Benim sözüm yiğit olan yiğide
Yiğit olan muntazırdır öğüde
Ben yiğit isterim fırka dağında
Yiğidin başında duman olmalı
El çek tabip el çek yaram üstünden
Sen benim derdime deva bilmezsin
Sen nasıl tabipsin, yoktur İlacın
Yaram yürektedir sarabilmezsin
Sel gelince yıkılırmış yar dedim
AI hançeri vur sineye yâr dedim
Yeter cevr ü cefa etme yâr dedim
Cism ü bedenimi yüz de seyr eyle
Lebler kırmızı la'l kaşları hilâl
Gözler âhü misâl bulunmaz emsâl
Bilmem bu ne hayâl bilmem bu ne hâl
Bu ne parlak cemâl ülker misin şen
"Sergüzeştname" adil eser, şiir, yergi ve destanlar
şeklinde yazılmış Olup 19. yüzyılın halk şairi Bayburtlu
Zihni'nin başından geçenleri anlatır.
v/ DİKKAT
• "Dedim — Dedi" şeklinde soru — cevap dizeleriyle yazı-
lan koşmalara "mürâcaa" denir,
• "Kiziroğlu" adlı türkü, Köroğlu Destanı'nın içindeki bir
türküdür. Bu türküyü Murat Çobanoğlu meşhur etmiştir
ama şiir ona ait değildir.
Âşık edebiyatında; sevgi, aşk, yiğitlik, insan ve doğa sev-
gisini dile getiren şiirlere sözlerinde ezgisinde yiğitçe
bir hava duyulan, meydan okuyan şiirlere
----; savaş,
göç, deprem gibi ulusal ya da kahramanlık gibi bireysel
konuların işlendiği şiirlere bu şiirlerin bir araya geti-
rİIdİğİ el yazması defterlere İse adı verilmiştir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdaki-
lerden hangisinde verilenler getirilmelidir?
z
o
A)
B)
C)
D)
E)
türkü - semai — destan — divan
koşma — varsağı — destan — cönk
koşuk — nutuk — varsağı — mecmua
koşuk — varsağı — destan — cönk
türkü - semai — devriye — divan