12. Aşağıdaki parçalardan hangisi "Çocukların sosyal medya kul-
lanımında riskler var mıdır ve bu konuda anne ve babaya nasıl
bir rol düşüyor?” sorusuna cevap vermektedir?
A) Çocukların sosyal medyada bir profil sahibi olabilmeleri için
yasal olarak belirlenen yaş sınırı 13'tür. Her ne kadar sosyal
medya ağları için belirlenen bir yaş sınırı olsa da çocuklar,
kimi zaman ebeveylerinden de izin alarak sahte bilgiler ve
isimlerle kendilerine hesap oluşturabiliyor. Böyle bir durumla
karşılaşmamak için tedbirli olmak gerekiyor.
B) Eleştirel bakış açısı henüz yeterince gelişmediği için ço-
cuklar, sosyal medya hesaplarında paylaştıkları bilgilerin
zararlı olabileceğini düşünemez. Diğer kullanıcılara karşı
edindiği bilgilerin gerçekliğine dair değerlendirme içine gi-
remez. Onun sosyal medyayı sağlıklı kullanabilmesi için
ebeveynlerinin yönlendirme ve denetimine mutlaka ihtiyacı
vardır.
C) Çocukların internet ve sosyal medya kullanımıyla ilgili olarak
yetkili kişilere ve devlete pek çok görev düşüyor. Toplum,
bu konuda bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmeli ki çocuklar
için güvenli bir internet ortamı sağlanabilsin.
D) Çocuklar; günün büyük bir dilimini bilgisayar, internet, te-
lefon veya tabletlerin başında geçiriyor olabilir. Uzmanlar,
internete erişim yaşının 3'e kadar düştüğünü belirtiyorlar.
Bunda anne babalar tarafından çocukların ellerine oyalan-
malan için verilen tabletler büyük etken ne yazık ki.
E) Sosyal ağlar, eğitim, bilgi temini ile paylaşımı konularındaol-
dukça faydalı ve eğlenceli olduğu gibi çocuklar için riskler de
taşıyabiliyor. Her ne kadar anne babalar gerekli hassasiyeti
göstererek önlemler alsalar da çevrim içi risk unsurlarına
karşı onların da ellerinden bir şey gelmeyebilir.
13. Mimarlık fakültelerine giden öğrenciler bu bölümü bilinçli bir
şekilde seçmemekte, eğitim müfredatı ise öğrenciye mimar
kimliğini kazandırmada yeterli olamamaktadır. Bu bölümlere
yazılan kişilerin amacı bir mimari bilinci kazanmak, yeteneklerini
geliştirmek değil; daha çok kısa yoldan bir meslek edinerek
mimar olabilmektir. Mimar kimliği ise sevgiyi, arzuyu ve karşılıklı
bilinci ister. Nitelikli ve bilinçli eğitimciler de karşılarında bu
isteği taşıyan öğrencileri göremediklerinden klasik bürokratik
öğretmen rolüne bürünmek zorunda kalmaktadır.
Bu parçanın bütününde aşağıdakilerin hangisinden
yakınılmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Mimarlık öğretiminde kullanılan metotların modern çağın
gereklerine uymamasından
Klasik öğretmen öğrenci ilişkisine dayanan bir eğitim
öğretim metodunun geçerliliğini yitirmesinden
Yeterli donanıma sahip olduğunu düşünmeden herkesin
rahatça mimarlık fakültelerine kaydolabilmesinden
Öğretim görevlilerinin öğrencilere kendilerini geliştirmeleri
noktasında yeterince ilgi göstermemesinden
Mimarlık öğretimine sanatsal bir faaliyet olarak bakılmadığı
için eğitim sisteminde zincirleme aksaklıkların
oluşmasından
14. Bin pınarlı Kaz Dağları temiz havası, suyu, pozitif enerji veren
zirveleri, kendine özgü doğası ve eski kültürlerle yoğrulmuş
köyleriyle özellikli bir bölgedir. Kaz Dağları'nda o toprak özlemi
yeniden canlanıyor. Otun kokusu, peynirin tadı, zeytinyağının
rengi, pazarların canlılığı ve Kuzey Ege köylüsünün yumuşak
mizacı, insanda aslına dönmek için karşı konulmaz bir itici
güç yaratıyor. "Güneş batar, Yörük yatar..." Yörük, Roman ve
Türkmenlerden oluşan yöre halkı erkencidir, gün batımıyla da
evlerine çekilir. Bu birlikteliği pazarlarda görmek ve sohbetle-
rinden keyif almak kaçınılmazdır. Bölgede her gün bir, hatta
birden çok halk pazarı kurulur. Pazartesi Burhaniye, çarşamba
Edremit, cuma Havran ve Ayvacık, cumartesi Altınoluk ve pazar
Akçay... Kaz Dağları'nın doruklarından toplanan özlemek filizleri,
yabani mantar, yabani sarımsak, kuzugöbeği, gaymacık, yabani
kuşkonmaz, hindiba, eşek helvası, yaban maydanozu, gelincik
ve daha neler neleri bu pazarlarda bulmak mümkündür.
Bu parçada Kaz Dağları'yla ilgili aşağıdakilerin hangisi
çıkarılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Birçok açıdan nitelikli bir bölge olduğu
Zengin bir bitki çeşitliliğine sahip olduğu
Yöre halkının genellikle pazarcılıkla geçindiği
Yörük, Roman ve Türkmenlerin bir arada yaşadığı
Pazarlarında hemen her çeşit doğal bitkinin bulunabildiği
29