9. Aşağıdaki parçalardan hangisi "Başarılı ve örnek biri olarak
engellilerin istihdamda hak ettiği yeri alması için sizce neler
yapılmalı?” sorusuna cevap vermektedir?
A) Engelli dostlarımıza şunu söylemek isterim: Asıl engel, insanın
zihnindedir. Bedensel olan her şeyin bir çözümü var. Tama-
mıyla olay kendilerinde bitiyor. İstemek ve vazgeçmemek,
denemeden pes etmemek gerek.
B) Engelli dostlarımız emin olsunlar ki engelliler, sağlıklı olarak
adlandırdığımız birçok insandan daha yürekli. Sadece on-
ların cesaretlendirilmeye ve kendilerini ispatlayabilecekleri
imkânların verilmesine ihtiyaçları var.
C) Her şeyden önce bakış açısının değişmesi ve kalıplaşmış
düşüncelerin dışına çıkılması, önyargıların yıkılması gerekir.
Tabii ki fiziksel şartlar da önemli bir unsur. Ama bakış açısı
değiştiğinde bu sorunlar da paralel olarak çözümlenecektir.
D) Her ne kadar "ötekileştirilsem" de ben kendimi "sonraki" diye
adlandırdığm hayatımda "öteki” olarak görmedim. Görseydim
eğer önyargı sahibi insanlara onay vermiş olacaktım. Bu da
onlara değil sadece benim hayatıma sorun yaratırdı.
E) Yaptığım hiçbir şeyden pişmanlık duymam, pişman olaca-
ğım şeyi de yapmam ama hayatımdaki tek pişmanlığım
sporu bırakmamdır. Hayatım boyunca hayalini kurup da
tek gerçekleştiremediğim şey binicilik sporuydu.
10. Küçük ve güzel bir çiftlikte bir baba ve bir oğul yaşamaktadır. Sa-
dece bir atları vardır. Günün birinde at, çiftlikten kaçar. Komşuları
'INe yazık, ne kötü talih!” der. Çiftçi "İyi talih, kötü talih; kim bilir?
cevabını verir. Birkaç ay sonra at çiffliğe geri döner. Komşuları
'INe iyi talih!" der. Çiftçi "İyi talih, kötü talih; kim bilir? cevabını
verir. Oğlu, ata binmeyi öğreniyordur. Bir gün attan düşer ve
ayağı kırılır. Komşuları "Ne kötü talih!” der. Çiftçi yine 'liyi talih, kötü
talih; kim bilir? cevabını verir. Birkaç hafta sonra askerler köye
gelerek savaş için tüm gençleri toplamaya başlar. Ancak ayağı
kırık olduğu için çiftçinin oğlunu götürmezler. Diğer çocukların
çoğu savaşta ölür ama çiftçinin çocuğuna bir şey olmaz.
Bu parçada anlatılanlarla aşağıdaki sözlerin hangisi
arasında bir bağ kurulabilir?
A) En büyük acılarınız bir gün en güçlü yanlarınız hâline
gelebilir. (Bruce Lee)
B) Bir savaşı kazanmak için birden fazla kez mücadele vermen
gerekebilir. (Margaret Thatcher)
C) Hayatta pişmanlık diye bir şey yoktur, yalnızca çıkarılan
dersler vardır. (Jennifer Aniston)
D) Hayatımı zindana çeviren gecenin de sonunda mutlaka
güneş doğacaktır. (Epiktetos)
E) Bir şey olmadıysa ya daha iyisi olacağı için olmamıştır ya
da olmamasında bir hayır vardır. (Mevlâna)
158
11. Yapılan bir araştırma, dünya iklimi ısınmaya devam ettikçe vahşi
hayvanların yeni habitatlar bulmak için muhtemelen büyük insan
nüfusu barındıran yerlere göç edeceğini öngörüyor. Bu durum
da hayvanlardan insanlara virüs geçme riskini çarpıcı ölçüde
artıracağı için gelecekte başka pandemilere yol açabilir. Araştır-
ma, türlerin yeni habitatlar bulmak üzere yeni yerlere ilerlerken
yapacakları yolculuklara odaklandı. Göç eden memelilerin başka
memelilerle ilk kez karşılaştıklarında binlerce virüsü paylaşmaya
başlayacakları tahmin ediliyor. Bu yer değişikliklerinin Ebola ya
da koronavirüsler gibi virüslere yeni bölgelerde ortaya çıkma
fırsatı tanıyacağı, bu durumun hastalıkların takibini zorlaştıracağı
ve ayrıca virüslerin insanlara geçerken "sıçrama tahtası” olarak
kullanabileceği daha fazla hayvan türü bulunmasına neden
olacağı öngörüldü.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerin hangisine
ulaşılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Küresel ısınmanın önüne geçecek çalışmaların çok eksik
olduğuna
Ebola, koronavirüs gibi virüslerle mücadelenin çok
yetersiz kaldığına
Vahşi hayvanlara yeni yerleşim alanları açmanın, insanoğlu
için bir zorunluluk olduğuna
Küresel ısınmanın, bir sonraki pandemiyi tetikleyebilme
potansiyeli taşıdığına
Öldürücü virüslerin sadece vahşi hayvanlardan insanlara
geçtiğine
12. İbrahim Müteferrika ile Yirmisekiz Mehmet Çelebi'nin oğlu Sait
Efendi tarafından 1727 yılında resmî olarak kurulan ilk Osmanlı
Türk matbaası, Lale Devri'nin en belirgin ürünlerinden biridir. Jale
Baysal'ın belirttiği gibi Müteferrika matbaası, Lale Devri'nde üze-
rinde durulması gereken en temel konudur. Çünkü bu dönemde
Osmanlı topraklarında barut kokusundan daha çok, lalenin ve
kitap basımı için kullanılan mürekkebin kokusu hissedildi. III.
Ahmet'in saltanatında ve özellikle Nevşehirli Damat İbrahim
Paşa'nın sadrazamlık döneminde birçok girişim ve yeniliğe
imza atıldı. Söz gelimi Sadrazam, hazine harcamalarını sıkı
kontrol altına alınca 1721 yılının başlarında devlet bütçesindeki
açığı kapatmayı başardı. 1720'Ii yıllardan 1760'Iı yıllara kadar
Osmanlı bütçesinin dengesi az çok sağlandı hatta bazı yıllarda
fazlalık verdi.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Tanımlama
C) Karşılaştırma
B) Açıklama
D) Örneklendirme
E) Tanık gösterme