ARIH
DERS
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ (1947-1991)
Sovyetlerin 1925 tarihli Türk-Sovyet tarafsızlık ve saldırmazlık paktını 1945 yılında feshetmesinden sonra Türk-
Sovyet ilişkilerinde gittikçe artan soğukluk, İstanbul'da meydana gelen bir olayla gerginliğe dönmüştür. Bir sü-
reden beri İstanbul'da yayınlanmakta olan birkaç gazete solcu yayında bulunmaktaydı. Buna tepki gösteren
İstanbul Üniversitesi gençliği, 4 Aralık 1945 günü yaptığı büyük bir yürüyüşte, Yeni Dünya, Tan ve Fransız-
ca çıkmakta olan La Turquie gazetelerinin binaları ile, Beyoğlu'nda bir Sovyet vatandaşna ait bulunan Berrak
Kitabevi'ni tahrip etti.
Yunanistan İç Savaşı
Yunanistan'dan Alman kuvvetlerinin çekilmesi ile birlikte, Almanlara karş mücadele eden Yunan çetecileri ara-
sında da bir sağ-sol çatışması çıkmıştı ve solu EAM'c11ar (Milli Kurtuluş Cephesi), sağı da EDES'ciIer (Yunan
Milli Demokratik Ligi) temsil etmekteydi. EAM'ın askeri kuwetini ELAS, yani Milli Halkçı Kurtuluş Ordusu teşkil
ediyordu. Kurtuluştan sonra bu mücadele sağ ve sol partiler arasındaki mücadele şeklini aldı.
Yunan iç savaşını sona erdiren iki olay olmuştur. Birincisi, 12 Mart 1947 tarihli Truman Doktrini'dir. Bir yandan
Türkiye'nin, diğer yandan Yunanistan'ın, uğramış olduğu bu Sovyet baskı ve oyunları karşısında Amerika Baş-
bakanı Truman'ın Yunanistan'a 300 milyon dolarlık ve Türkiye'ye de 100 milyon dolarlık askeri yardım kararı
Sovyetleri geriletmiştir. İkincisi ise, 1948 Martından itibaren Tito'nun Moskova ile arasının açılması ve Sovyet
blokundan kopmasıdır. Böylece, Sovyetlerin Yunanistan'ı komünizmin kontrolü altına sokma teşebbüsleri de
başarısızlıkla neticelenmiş olmaktaydı.
Avrupa'da Sosyalist Blokun Kuruluşu
6 1945 Şubat'ında Yalta'da Amerika, İngiltere ve Sovyet liderleri arasında yapılan toplantı sonunda yayınlanan
Kurtarılmış Avrupa Hakkında Demeç, serbest ve demokratik seçimler için gerekli tedbirler alınıncaya kadar,
Sovyet işgalindeki ülkelerde geçici hükümetlerin kurulmasını ve bu hükümetlerde bütün siyasi partilerin ve siya-
si eğilimlerin temsil edilmesini öngörmekteydi. Esasına bakılırsa, bu ülkelerde hiç bir parti tek başına hükümeti
kurabilecek oy gücüne sahip değildi. Gerek bu demeç dolayısıyla, gerek yapılan Kurucu Meclis seçimlerinin oy
neticeleri dolayısıyla, hükümetler bu ülkelerde genellikle koalisyon kabineleri şeklinde kuruldu. Fakat dikkati çe-
ken nokta, bu kabinelerde komünistlerin hemen daima İçişleri, Adalet ve Enformasyon bakanlıklarını almaları
idi. Bu suretle, İçişleri Bakanlığı ile ülkenin güvenlik kuwetleri, Adalet Bakanlığı ile mahkemelerve Enformasyon
Bakanlğı ile de basın ve radyo gibi kitle haberleşme vasıtaları komünistlerin kontrolü altına girmiş olmaktaydı.
Sovyet işgali altındaki ülkelerle barış antlaşmaları yapıldıktan sonra, artık Sovyet askerlerinin bu ülkelerden
çekilmesi gerekiyordu. Halbuki komünist partileri iktidara sahip olmakla beraber, aynı zamanda komünistlerin
karşısında da kuwetli muhalefet paröleri bulunuyordu. Sovyetler, bu muhalefet partilerini tamamen bertaraf
edip komünist rejimleri yerleştirmeden bu ülkelerden çekilmek istemedi ve bu sebeple bu ülkelerde muhalefet
partilerinin tasfiyesine girişildi.
ö 25 Şubat 1947'de Macaristan'ın Küçük Emlak Sahipleri Partisi'nin (bu Parti 1945 seçimlerinde oyların % 57'şini
almıştı), Genel Sekreteri Bela Kovacs, ülkenin güvenliğine karş komplo hazırlamakla suçlandı ve tutuklandı.
Bulgaristan'da ise, bu ülkenin en güçlü partisi olan Çiftçi Partisi'nin lideri Nikola Petkov, vatana ihanet suçun-
dan 1947 Haziran'ında tutuklandı ve ölüme mahkum edilerek Eylül ayında da idam edildi.
Romanya'da da, komünistlere karşı çetin bir mücadele açmış olan Köylü Partisi lideri Julius Maniu 1947 Tem-
muz'unda vatana ihanet suçundan tutuklanıp mahkemeye verildi ve Kasım ayında da müebbet hapse mahkum
oldu.
ö Polonya'da ise, ülkenin en popüler partisi olan Polonya Köylü Partisi'nin lideri ve savaş sırasında Londra'daki
mülteci Polonya hükümetinin başkanı Stanislav Mikolajczyk, komünistlerin kendisini tutuklamaya hazırlandık-
lanm fark edince, 1947 Kasım ayında Londra'ya kaçtı.
www.dizgikitapcom