ARİH
DERS
OT
Yunus Emre;
BEYLİKTEN DEVLETE OSMANLI SİYASETİ (1302-1453)
ö Anadolu Selçuklu Devleti'nde Moğol istilasının hüküm sürdüğü dönemde (1241-1321) yaşamıştır. Tasavvuf yo-
rumunu benimseyen Yunus Emre'nin keskin bir gözlem gücü, derin bir hoşgörü anlayışı vardır. Şiirlerini hece
Ölçüyle yazmıştır. Irk, din ve dil ayrımı yapmadan tüm İnsanlığa yönelik Öğretiler geliştirmiştr. Ona göre İnşan
her yerde aynı değeri taşıyan yüce bir varlıktır.
Yunus, öğretilerinde bütün insanlığı ilahi aşka, kardeşliğe, merhamet ve şefkate davet etmiş; inşan olmanın,
kendini bilmenin, Allah'a ulaşmanın şartlarını ve yollarını anlatmıştır. Sevgi temeli üzerine kurulu düşünce dün-
yasında Yunus, insanı sevme noktasında kalmayıp Allah sevgisine uzanır.
Hacı Bektaş-' Veli;
ö İlk eğitimini Lokman Parende'den aldıktan sonra Ahmet Yesevi'nin yanında eğitimini tamamladı. Burada Kur'an
ilmine vâkıf oldu. Ahmet Yesevi'den eğitim alması görüşlerinin şekillenmesine ve Yesevilikten etkilenmesine
neden oldu. Lokman Parende'nin yanında olduğu dönem "Hacı" lakabını aldı. Eğitimini tamamladıktan sonra
"Horasan diyarından erleri uyandırmak" için Anadolu'ya geldi. Yanına birçok öğrenci alıp eğitimleriyle meşgul
oldu. Bu sırada Anadolu'da dinî, iktisadi, sosyal ve askerî bir teşkilat olan "Ahilik" ile birlikte çalıştı. Osmanlı sul-
tanlarının da bağlı bulundukları bu teşkilat sayesinde tanındı ve sevildi. Osmanlı Padişahl Orhan Gazi İle olan
yakın dostluğu sayesinde yeniçeriliğin üstadı ve hamisi kabul edildi. Yetiştirdiği talebeler ve "Ahilik" içinde
yaydığı birlik ile Moğol istilası etkisindeki Osmanlı Devleti'nin kısa sürede birlik ve beraberlik içinde büyümesini
sağladı. Hacı Bektaş-' Veli, Ahmet Yesevi'nin elinde yetiştiği için öz Türkçe kullanmış ve İslam dininin tanınma-
sında etkili olmuştur.
Hacı Bayram-1 Veli;
Mutasawıfve şairdir. Bayrarrıîwe tarikatının kurucusudur. Türbesi, Ankara'da Hacı Bayram Camii'nin bitişiğin-
de bulunmaktadır. Hacı Bayram-ı Veli, 1352 yılında Ankara'da Solfasol köyünde doğmuştur. Asıl adı Numan bin
Ahmet'tir. Annesi Fatma Hanım, babası, tarımla geçinen Koyunlucall Ahmet'tir. Bir süre babasının tarlasında
çalıştı, sonra babası onu Ankara'da Kara Medreseye verdi. Numan orayı bitirince, bilgisini arttırmak amacıyla,
Bursa'ya gitti, orada da bir süre öğrenim gördükten sonra Ankara'ya döndü. Medresede ders aldığı dönemde,
tefsir, fikıh, hadis, matematik, felsefe, Arapça, Farsça edebiyat gibi çeşitli dersleri okumuştur. Fatih'in babası
Sultan İkinci Murat Han, Hacı Bayram-1 Veli'yi Edirne'ye davet edip ilim ve manevi derecesini anlayınca, fevka-
İade hürmet göstermiş, Eski Cami'de vaaz ettirmiş, tekrar Ankara'ya uğurlamıştır. Hacı Bayram-' Veli, ömrünün
sonuna kadar İslamiyet'i yaymak için çalışmıştır.
Ahi Evran;
Ö Toplumun mutluluk ve refahı için bütün sanat dallarının gerekliliğini savunmuş, sanat erbaplarının belli iş yerle-
rinde toplanarak oralarda sanatlarını icra etmelerini yani bir araya gelmelerini tavsiye etmiştir. Ahi teşkilatının
kurucusu olan Ahi Evran'a göre Ahi'nin eli, kapısı ve sofrası açık; gözü, dili ve beli bağlı olmalıdır. Ahiliğin öğre-
tisinde hırsızlık, dedikodu, iftira, cimrilik, yalancılık, sözünü tutmamak, haset etmek, büyüklenmek, münafikllk,
kat gönüllü olmak, ayıp ve kusur araştırmak gibi kötü davranışlar engellenmeye çalışılır. Ahi eğitiminden geçen
kişinin, sözü edilen kötü huylardan arınıp iyi huylar kazanması amaçlanır. Ahi Evran XIII. yüzyıl Anadolu'sunun
ünlü simalarındandır.
Sü"YALÇIN
102
www.dizgikitap.com