ARiH
DERS
OT
Tunus Seferi
DÜNYA GÜCÜ OSMANLI (1453 - 1579)
1573 yılında Venedik'i barışa zorlayan bu büyük donanmanın bir sonraki hedefi 1574 yılında İspanya'nın elinde-
ki Tunus kenti ve kalesi oldu. Bu kent 1534 yılında Barbaros Hayreddin Paşa tarafından fethedilmiş, ancak ertesi
yıl bizzat Alman İmparatoru ve İspanya Kralı V. Karl'ın komuta ettiği sefer sonucu Alman-ispanyol ordularınca
geri alınmıştı. Özellikle Turgut Reis'in fetihleriyle Tunus ülkesinin tamamı Türk egemenliğine girmiş, geriye İs-
panyol işgali alında hüküm sürdükleri Tunus kenti kalmıştı. Uluç Ali Paşa komutasındaki Türk donanması 13 Eylül
1574'te kenti fethetti. Aynı yıl Tunus eyaleti kuruldu.
Ulyanoğlu Seferi
Fırat ve Dicle nehirlerinin birleflti.i yerden Basra'ya kadar uzanan bölge Osmanlılar tarafindan Cezâyir-i Irâk-l
Arab veya Şattü'I-Arab adıyla anılırdı. Cezâyir-i Irâk-l Arab'da başına buyruk bir şekilde yaşayan göçebe Araplar' ın
en önemli liderlerinden Ulyanoğlu olarak da bilinen Mîr Ali ibn Ulyan, Basra eyaletinin kurulmasından itibaren
bölgedeki Osmanlı hâkimiyetine karşı mütecaviz bir tavır sergilemişti.
Kanuni döneminde başlayan seferler II. Selim döneminde de devam eder, bu seferler sonucunda Ulyanoğlu itaat
altına alınır ve Akçakale Sancağı kurularak, bu sancağı yönetimi Ulyanoğlu'na verilir. Böylelikle Cezâyir-i Irâk-l
Arab Osmanlı hâkimiyetine alınarak Bağdat-Basra yolunun emniyeti sağlanır.
III. MURAT DÖNEMİ (1574 - 1595)
ö II. Selim'in ölümü üzerine tahta geçer, saltanat süresince İstanbul'dan hiç çıkmayan ilk Osmanlı padişahıdır. Bu
dönemde Takıyyüddin Mehmet tarafindan yapılan rasathane 1580 yılında yıktırılır.
Lehistan'ın Himaye Altına AlınmasıA1575)
ö Lehistan Kralı'nın veliaht bırakmadan ölmesi üzerine Osmanlı Lehistan'ın iç işlerine karışarak Erdel prensi-
ni Lehistan'ın başna geçirmiş ve burayı Osmanlı himayesine almıştır. 1587'e kadar bu himaye sürmüştür.
Lehistan'ın himaye altına alınmasıyla Osmanlı Baltık Denizi'ne kadar ulaşmıştır.
Sapanca-lzmit Kanalı Projesi
ö İzmit Körfezi'nin bir kanalla Sapanca Gölü'ne bağlanması ve buradan da Sakarya Nehri vasıtasıyla Karadeniz'e
ulaşılması, daha Kanuni Sultan Süleyman zamanında düşünülmüştü. Mimar Sinan ve Kerez Nikola nezaretinde
başlayan tesviye çalışmaları, çeşitli savaşlar yüzünden tatil edilmişti. Koca Sinan Paşa, İspanya'ya karşı büyük
bir donanma oluşturulması hazırlıkları sürerken, gemi yapımında kullanılacak kerestenin hızla İzmit Körfezi'ne
indirilmesini sağlamak üzere kanal projesini tekrar ele aldı. 1591'de Sapanca Gölü ile Sakarya Nehri ve İzmit
Körfezi arasındaki mesafelerin ölçülmesi amacıyla bölgeye mühendisler gönderildi. Kanalın kazılması için 30
bin civarında tımarlı sipahinin usta ve amele olarak istihdamı kararlaştırıldı ve işin başına Sokulluzade Hasan
Paşa getirildi. Ancak çalışmalar henüz başlamıştı ki halka fazladan bir külfet getireceği ve donanma hazırlıklarını
aksatacağı iddialarıyla III. Murat kanal teşebbüsünden vazgeçti.
Fas'ın Himaye Altına Alınması
ö Osmanlı Devleti'nin Afrika'da Portekiz ve İspanya ile giriştiği mücadele bu bölgelerin de kaderini değiştir-
mişti. Bomu Sultanlığı, bugün Nijerya ile Nijer devletleri arasında paylaşılan topraklarda kurulmuş bir İslam
devleti idi. Trablusgarp ile sınırı bulunan Bornu Hükümdarı İdris Elevmâ, 1576'da Osmanlı İmparatorluğu'na
bir elçi göndererek bağlılığını bildirdi. Osmanlı yönetimi, Bornu'ya askerî ve teknik yardım yaptı. Portekiz Kra-
11 Don Sebastiyan'ın Osmanlı taraftan Fas sultanını değiştirmek için Fas'a çıkması üzerine Osmanlılar, Sultan
Abdülmelik'e yardım gönderdi. 4 Ağustos 1578'de Vadiüsseyl (Kasrülkebir) Savaşı'nda Portekizliler'in mağlup
edilmesiyle Fas, Osmanlı himayesine girdi.
www.dizgikitapcom