ARiH
DERS
OT
Orta ve teavün sandığı
OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
Osmanlılarda loncaların kurmuş olduğu orta sandığı ve teavün (yardımlaşma) sandığı gibi sandıklarla üyeler
arasında bir yardım düzeni oluşturulması, sosyal güvenceyi sağlamıştır. Bu sandıklar yardımıyla karşılanan sos-
yal risklerin kapsamı oldukça geniş tutulmuştur. Üyelerine maddi destek sağlamanın yanında yaşlılık, hastalık
veya sakatlık sonucu iş göremez duruma düşmüş üyelerin geçimlerini sağlamak ve üyelerine tedavi yardımında
bulunmak için bu sandıklar kurulmuştur.
Gedik
ö Esnaf içerisinde çıkılacak en yüksek basamak ustalıktı. Usta olabilmek için mesleğin inceliklerini öğrenmek ye-
terli olmayıp aynı zamanda gedik sahibi olunması gerekirdi. Gedik, Osmanlılarda esnafin bir mesleği yapabilme
yetkisidir. Ustalar içerisinde mesleğinin inceliklerini en iyi bilen seçkinler grubuna ihtiyarlar ya da esnaf ihtiyar-
lan denirdi.
lekIer_zJnEzŞzûMesIekIerin Görevleri
Kazzazlar
Hallaçlar
Nalçacılar
Nalbantlar
Muytablar
Palanduzlar
Neccarlar
Bennalar
Kahhâller
Debbâğlar
Kebeciler
Simkeşler
Bezzazlar
Dülbentçiler
İpek işleyen ipek satan kişiler.
Yünü veya pamuğu yay veya tokmak gibi bir araçla kabartma, ditme işini yapan kişiler.
Ayakkabının altına nal çakan kimse.
Hayvanların ayağına nal çakan kimse.
Kıl dokuyan kıldan eşya yapan kimseler.
Palan, bir çeşit semer diken kimseler.
Kaba ağaç işi yapan bir çeşit marangoz.
Bina yapan kimse inşaatçı.
GÖZ hekimleri.
Deriyi terbiye eden tabaklayan kullanıma hazırlayan kişiler.
Yünden veya kaba kumaştan kalın kilim, ceket, palto, aba yapan kişiler.
Gümüş tel, sim işleyen zanaatkarlar.
Pamuk, Yün, ipek bez imal eden kumaş işi yapan kişi.
Pamuklu; ince ve seyrek dokunmuş hafif ve yumuşak bez işi yapanlar.
İltizam Sistemi
ö XVII. ve XVIII. yüzyıllarda uzun süren ve sık sık yenilgilerle neticelenen savaşlar nedeniyle Osmanlı mâliyesi zor
duruma düşmüştür. Devlet avarız, imdadiye ve tekalif diye adlandırılan ve olağanüstü durumlarda alınan ver-
gileri düzenli olarak toplama yoluna gitmiştir. Vergi gelirlerini ise Tımar Sistemi yoluyla dolaylı olarak toplamak
yerine iltizam sistemini uygulayarak doğrudan toplama yoluna gitmiştir.
Tımar Sistemi dışında kalan toprakların mukataaların vergi toplama işi bir ya da üç yıl süreyle açık artırma yo-
luyla mültezim adı verilen özel kimselere devrediliyor veya satılıyordu. Mültezimler devlet adına vergi toplama
işine kar amacıyla girmektedirler. Aşk artırma sırasında mültezimler devlete teklifte bulunur, belirlenen mikta-
rın bir kısmı (muaaccele bedeli) devlete peşin ödenir, diğer kısmı taksitlere bağlanırdı.
XVI. yüzyılın ikinci yansından itibaren devletin nakit ihtiyacı nedeniyle tımara ayrıla toprakların büyük kısmı il-
tizama ayrılmıştır. Bir çok devlet memuru da kendisine maaşı karşılığı verilen dirlikleri mültezime verme yoluna
gitmiştir. Böylelikle taşrada devletin vergisini toplamakla uğraşan ve bu yolla büyük kazançlar sağlayan bir grup
ortaya çıkmıştır.
wwwdizgikitap.com