ARİH
DERS
OT
Medine İsyanı
DİPLOMASİ ve DEGIŞIM
1766'da Arabistan'da da büyük bir iç karışıklık meydana geldi. Medine'nin önde gelen iki kabilesinden Beni Ali
ve Beni Sefer kabileleri arasındaki anlaşmazlık şehirde çatışmaların yaşanmasına kadar ileri gitti. İki kabile ara-
sındaki kavga yüzünden hac organizasyonunda da sıkıntılar yaşandı, yol güvenliği sağlanmakta zorluk çekildi.
Mısır'da Bulutkapan Ati Bey İsyanı
Bâbıâli'yi uzun bir süre uğraştıran bir diğer önemli isyan da 1766'da Mısır'da ortaya çıktı. Bulutkapan Ali Bey'in
muhaliflerinin başlattığı isyan kısa sürede Kahire'ye yayıldı ve şehir asiler tarafından ele geçirildi. Bunun üzerine
kaçmak zorunda kalan Ali Bey Kubbetü'z-Zehra adlı köye sığındı ama orada da asiler tarafindan kuşatıldı. Kurtu-
luş çaresi kalmayan Bulutkapan, para ödeyerek canını kurtardı ve Suriye'deki Şeyh Tahir'e iltica etti.
Bir türlü Mısır'dan sürülmesini kabullenemeyen Ali Bey, 1767'de tekrar Yukarı Mısır'a yerleşti ve burada mahalli
birliklerden oluşan bir ordu meydana getirdi. Osmanlı yönetiminin bütün dikkatini 1768 Seferi'ne vermesini
firsat bilen Ali Bey önce Medine'ye daha sonraki senelerde de Şam'a hâkim oldu. Devlet, Rus savaşı yüzünden
Ali Bey'in üzerine gerekli askeri sevk edemedi.
Vehhâbilik'in Ortaya Çıkışı
Vehhâbilik, 18. yüzyılda Necip'de ortaya çıktı. Necip, daha İslamiyet'in ilk dönemlerinden itibaren farklı gö-
rüş ve akımların sıkça ortaya çıktığı bir bölge idi. Vehhâbilik'in kurucusu Teym kabilesinden Muhammed bin
Abdulvahhab'ör.
1744'te Muhammed bin Suud ile akraba oldu ve bundan sonra görüşleri siyasî bir hami de buldu. Muhammed
bin Suud'un 1766'da ölmesi üzerine yerine geçen oğlu Abdülaziz, Abdulvahhab'ın görüşlerini daha fazla benim-
sedi ve bunları silah zoruyla da çevre bölgelere yaymaya başladı. Abdulvahhab 1792'de öldü, ancak görüşleri
bölgede günümüze kadar geldi.
Nuruosmaniye Külliyesi'nin İnşası
İran savaşları da bittikten sonra Osrnanll İmparatorluğu dışarıda barış dönemine girdi ve ülke içindeki imar-inşa
faaliyetlerine ağırlık verildi. Bu faaliyetlerden biri de Nuruosmaniye Külliyesi'nin inşasıydı. Lale Devri'nde artan
Ban kültürünü tanıma ve bunu kendi geleneği içinde özümseme eğilimlerinin mimarî alandaki en büyük yansı-
malarından birisi ve adeta Osmanlı tarihinde yeni bir dönemin abidevî habercisi olan külliyenin inşası, I. Mah-
mut devrinde, Ocak 1749'da başladı. I. Mahmut, külliyenin bir an önce bitirilmesi hususunda elinden gelen her
şeyi yapmasına rağmen tamamlandığını göremedi. Külliye, ölümünden sonra III. Osman döneminde Sadrazam
Mehmet Said Paşa'nın çabalarıyla Aralık 1755'te bitirilebildi. Cami, imaret, medrese, sebil, çeşme, kütüphane
ve türbeden oluşan külliye, adını bir rivayete göre III. Osman'dan, başka bir rivayete göreyse caminin içindeki
Işıktan almıştır.
İlk Kâğıt İmalathanesinin Açılması
Osmanlı İmparatorluğumda bilinen ilk kâğıt imalathanesi de I. Mahmut döneminde açıldı. 1729'da ilk Türk mat-
baası faaliyete geçince ciddi olarak kâğıda ihtiyaç duyuldu. Burada basılan eserler için kâğıt ithal edildi, ancak
depolarda yeteri kadar kâğıt bulundurulmadığı için bazı dönemlerde sıkıntılar yaşandı. Bu yüzden İbrahim Mü-
teferrika, 1741'de Yalova'da bir kâğıt imalâthanesi kurmak için teşebbüse geçti ve bu amaçla Lehistan'dan
kâğıtçı ustaları getirtti. Bu imalâthanede her cins ve özellikte arslan filigranlı kâğıtlar yapılıyordu. Ancak bu
tesis 10-15 yıl verimli bir şekilde çalıştıktan sonra su azlığı, teknik eleman yokluğu ve yabancı kâğıtlarla rekabet
edememesi yüzünden kapanmıştır.
SümYALÇIN
162
www.dİzgİkİtap.com