ARiH
DERS
OT
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ
Küç (Güç): Tanrı'nın Türk kağanının savaş yeteneğini artırıp onu savaşlarda başarılı kılm?şıydl.
Türklerde Gök Tanrı'nın kut verdiğine inanılan hükümdar ailesinin erkek üyeleri "kağan" olabilirdi.
Töreye göre hükümdar kurultayda seçilir ve bu seçimlere halk da katılırdı.
» Tü-ku:
Aşina:
Yağlakar:
Türk veraset sistemi ya da egemenlik anlayışı "Ülke toprakları hanedan üyelerinin ortak malıdır." şeklinde ifade
edilmiştir. Bundan dolayı veraset düzensizdir, çok sık taht kavgaları yaşanmıştır.
Hükümdarlık unvanları
Eski Türk devletlerinde hükümdarlar, "kağan, hakan, han, yabgu, il-teber, şanyü, tanhu, İlteriş, erkin, kül erkin"
gibi unvanlar almışlardır. Hunlar, hükümdara sonsuzluk ve genişlik anlamına gelen "şanyü" unvanı vermişlerdir.
Köktürk hükümdarları daha çok kağan unvanını kullanırken Uygurlarda da "idikut" unvanı yaygınlaşmıştır. Uy-
gurlarda ay ve kün gibi tabirlerin kullanılması
Manihaizm'in etkisini göstermektedir, On üç kağandan yedisinin unvanında Tengride, Ay Tengride ve Kün Teng-
ride tabirleri geçmektedir. Bu tabirler, hâkimiyetin gökten, Güneş'ten veya Aydan geldiğine olan inancı göster-
mektedİr.
Hükümdarlık sembolleri
Türk devletlerinde her hükümdarın belirli hükümdarlık ve hâkimiyet sembolleri vardı. Hükümdarlık sembolü
otağ (hakan çadırı), örgin (taht), tuğ (sancak), davul (kös-nevbet), kotuz (sorguç), kemer (kur), kılıç, yay, kama,
kamçı (berge) idi.
ö Özellikle, hükümdarın oturduğu yer, yani devletin merkezi olan "ordu" (çadır kent) ve çeşitli vesilelerle verilen
"toy" (şölen) da hükümdarlık sembolü sayılmaktaydı.
İkili Teşkilat
ö Topraklar genişleyip devletin idaresi zorlaşınca Büyük Hun Devleti hariç devlet teşkilatı, doğu ve batı olmak
üzere iki koldan yönetildi. Kağan "doğu"da (sağ) oturduğu için doğu daima üstün kabul edilmiştir. "Batı" (sol)
bağımsız bir hükümdar gibi icraat ve kararlar almakla birlikte kağanın hâkimiyetini tanıyıp iç ve dış işlerini onun
adına yürütürdü.
Ğ Türk devletlerinde ikili teşkilatın uygulanması federatif anlayışa sahip olduklarını kanıtlar. Boylar hâlinde örgüt-
lenme ve ikili teşkilat merkezî otoritenin güçlü olmadığının kanıtıdır.
Hatun
Hükümdarın eşine hatun yada katun denilirdi ve devlet yönetiminde etkiliydi. Hatunlar, kağanlar gibi töreye uy-
gün olarak hatunluk tahtına oturur, kurultaya katılarak kararlarda oy kullanır ve elçileri kabul ederlerdi. Kağanlar
gibi sarayı ve askerleri bulunan hatunlar, eşlerinin yanında savaşa katılırlardı. Kağan öldüğünde tahta geçecek
tigin küçük ise hatun, oğlu adına devleti yönetebilirdi.
Tigin
ö Türk kağanının oğulları "ögin" unvanı ile anılırdı. Tiginlerin her birine devlet teşkilatının en yüksek kademesinde
görevler verilirdi. İdari ve askerî alanda tecrübe kazanması amaçlanan tiginlerin idaresine devletin önemli böl-
geleri bırakılır; emrine de bir birlik (tümen) verilirdi. Tiginler, şad unvanı ile illere vali olarak atanırdı. Tiginlerin
eğitiminden sorumlu Olan kişilere ataman ya da İnal adı verilirdi.
Hükümet-Bakanlar Kurulu
SDLYALÇIN
20
www.dizgikitap.com