ARİH
DERS
OT
Cumhuriyet'e Yönelik Tehditler
Şeyh Sait İsyanı
ATATÜRK İLKELERİ VE ATATÜRKÇÜLÜK
İngilizlerin Hakkâri ilinin bir kısmını ele geçirmek için başlattıkları ve fiilen destekledikleri Nasturi ayaklanma-
Si, Kolordu Komutanı Cafer Tayyar (EĞİLMEZ) tarafindan bastırılmış ve kaçan Nasturiler 1924 Eylül sonlarında
Irak'a iltica etmişlerdi.
ö Olay sırasında, İngiliz telkinleriyle bir kaç görevli de Irak'a kaçmış, kaçanlardan bir kaçı yakalanmış mahkemeye
verilmişti. Bununla İlgili olarak bölgede etkili bir dinî lider Olan Şeyh Sait'in de İfadesi İstinabe yoluyla alınmıştı.
Şeyh bundan telaşlanmış ve çevrede kışkırtmalara girişmişti.
ö Şeyh Sait İsyanı, görünüş itibarıyla geniş çapta bir irtica hareketi olarak başlamışsa da, bu isyan tamamen Türki-
ye Cumhuriyeti'nin millî birlik ve bütünlüğünü bozrnaya, vatan topraklarını parçalamaya yönelik İngiliz destekli
ayrılıkçı Kürt hareketi ve isyanıdır. Şeyh Sait İsyanı, 13 Şubat 1925 günü Ergani ilçesine bağlı Piran köyünde
başlamıştır.
Bu isyanın arka planında İngilizlerle iş birliği içerisinde olan ve Mondros Mütarekesi'nden sonra Türkiye'nin
Doğu ve Güneydoğu vilayetlerinin bir kısmı üzerinde muhtar bir Kürt devleti kurmak amacıyla faaliyetlere başla-
mış olan "Kürt Teali Cemiyeti" ile onun 1923'te kurulmuş bir gizli teşkilat olan "Azadi" teşkilatı vardır.
Ankara'da yapılan ve Mustafa Kemal Paşa, İsmet İnönü, Başbakan Fethi Bey, Meclis Başkanı Kâzım Özalp'ın yer
aldığı zirve toplantısında hükûmetin isyan bölgesine yönelik olarak almış olduğu "Sıkıyönetim İlanı" kararı uy
gun görülmüş ve karar Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmişti.
Meclis 23 Şubat 1925'te isyan bölgesinde "sıkıyönetim ilanına" karar vermiş ve Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda
değişiklik yapmıştır.
Ancak Fethi Bey Hükümeti'ndeki bazı bakanlar, hükümetin isyanla ilgili yeterince tedbir almadığını söyleyerek
isöfa etmişlerdi. Yine Cumhuriyet Halk Fırkasında ve Mecliste, Fethi Bey Hükûmeti eleştirilmeye başlanmıştı.
2 Mart 1925 günü Meclise verilen önergenin kabul edilmesi üzerine Fethi Bey Hükümeti istifa etmiş ve İsmet
Paşa yeniden Başbakanlığa getirilmiştir.
İsmet İnönü Hükûmeti, Meclisten güvenoyu aldığı gün, ilk tedbir olarak "Takrir-i Sükun Kanunu'nu" çıkarmıştır.
Bu kanunla birlikte İstiklâl Mahkemeleri de yeniden kuruluyordu. Hükûmet Takrir-i Sükun Kanunu'na dayanarak
İstanbul'da bir dizi muhalif gazete ve dergileri kapatmış ve dolaylı olarak Doğu İsyanı'nı kışkırttıkları gerekçesiy-
le bazı gazetecileri de tutuklamıştır.
Diğer taraftan muhalefet hareketini sindirmek ve yeni partiyi isyanın teşvikçisi olarak görmek anlayışının bir
sonucu olarak Diyarbakır'daki Şark İsüklâl Mahkemesi partinin Urfa ve bazı doğu şubelerinin ve yöneticilerinin
Şeyh Sait İsyanı'nın genişlemesinde rol oynadığı şeklindeki kararını Ankara'da bulunan Ankara İstiklâl Mahke-
meşine göndermiş, bu mahkemede Terakkiperver Fırkanın kapanımasını sağlayacak alt yapıyı oluşturmuştu.
Bunun üzerine İsmet Paşa Hükûmeti, 3 Haziran 1925'te Takrir-i Sükun Kanunu'na dayanarak Terakkiperver
Cumhuriyet Fırkasının kapatılması konusunda bir karar almıştı. Böylece Cumhuriyet Türkiye'sinin ilk teşkilâtll
muhalefet hareketi bu şekilde tasfiye edilmişti.
İngiltere himayesi altında bir Kürt devleti kurulmasını, bölgenin petrol yönünden taşıdığı önemden dolayı
istiyordu. Bu amaçla bölgeyi ellerinde bulundurabilmek için Kürtleri, Türklere, Araplara ve hatta İranlılara karşı
kullanabileceklerdi. Ayrıca Musul Meselesİ'nİn görüşüldüğü 0 günlerde çıkan bu İsyan Özellikle İngiltere'nin
Musul ile ilgili amacına ulaşmasına hizmet etmiş ve bu konuda İngiltere'nin işini kolaylaştırmıştı,
Takrir-i Sükûn Kanunu ve Rejimi: Şeyh Sait isyanının bastırılması sırasında çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu 1929
yılına kadar yürürlükte tutulmuştur. Hükûmete rejim ve inkılaplar aleyhinde her türlü karşı faaliyeti engelleme
yetkisi veren bu kanun çerçevesinde sosyal yapı düzenlemelerinin hemen hepsi gerçekleştirilmiştir.
Sdü'YALÇlN 334 ?QI)
www.dİzgİkİtap.com