Örnek Soruyu Değiştir

ARİH DERS OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIGI ö Osmanlı Devleti, askerî ve idari konularda olduğu gibi İlmî alanda da sağlam ve tutarlı bir yol takip etmiştir. Osman Bey'den itibaren fethedilen bölgelere kadı tayin edilerek buralarda adaletin zamanında teminine ça- Ilşllmıştr. Ayrıca Orhan Bey, medrese kurarak ilim adamlarının yetişmesi ve ilmin yaygınlaşmasım sağlamıştır. Böylece yargı ve eğitim gibi toplumun İki Önemli İhtiyacının düzenli bir şekilde karşılanmasına zemin hazırlan- mıştır. Bunun yanmda Kuruluş Dönemimden itibaren ulemanın bilgi ve tecrübesinden de geniş ölçüde fayda- lanılmışfir. Vezirlik, defterdarlık gibi önemli görevlere tayin edilen ulemadan, bu yolla devlet müesseselerinin kurumsallaşmasında da yararlanılmıştır. NOT.. İlk "başdefterdar" I. Murat saltanat döneminde 1359-1360 döneminde görevlendirilen Mihalliç Kadısı "Çelebi bin Mehmet" idi. İlk sadrazam yine I. Murat döneminde Kazasker Çandarlı Kara Halil Paşa'dır. İlmiye Sınıfının Görevleri Osmanlılarda ilmiye sınıfının başlıca üç görevi vardır: Eğitim-öğretimin sürdürülmesi, idari ve adli hizmetlerin görülmesi ve sosyal, idari ve askerî konularda dinin görüşünün açıklanmasıdır. Bu görevleri sırasıyla müderris, kadı ve müftü gibi kişiler gerçekleştirmiştir. İlmiye sınıfı İçerişinde eğitim ve Öğrehrn görevini üstlenen ulema, derecelerine uygun medreselerde müderrislik yapmış ve mesleki başarı gösterenler ülkenin önemli medrese- lerine atanmıştır. Müderris Olmanın Şartlan Müderris, medresede ders veren demektir. İslam dünyasında genel olarak ilim tahsilinde kitaplardan çok mü- derrise önem verilirdi. Müderris olmak isteyen talebelere danişmend, softa, şuhte gibi isimler verilir, bunlar Önce bir müderrisin yanında yardımcı olarak görev yapar ve müderrisin dersini tekrar ederek diğer talebelerin disiplini ile meşgul olurdu. Daha sonra icazetname alarak medreseyi bitiren müderris adayları, isimlerini Ana- dolu ve Rumeli kazaskerlik dairelerinde bulunan ruzname adlı defterlere kaydettirir ve müderrislik için sıraya girerlerdi. Bu bekleme süresine mülazemet adı verilirdi. İlk dönemlerde belli bir süre olmadan mülazemete ge- çilirken Ebu's-Suud Efendimden sonra bu süre yedi yıl olarak belirlenmiştir. Ruznamede yazılı olmayan ve belli bir süre mülazemet etmeyen kişilerin müderris olmaları mümkün değildi. Osmanlı Kadısının Görevleri Osmanlı Devleti'nde medreseyi bitirenlerden kadılığı isteyenler, mülazemetten sonra bir kasaba kadısı olabilir- di. İlmiye sımfindan olan kadı, idare ve yargı görevini yerine getirirdi. Padişah tarafindan atanan kadılar, atandığı yerde padişah adına adaleti tesis ederdi. Osmanlı devlet teşkilatında kadıların adli görevi yanında idari, beledi, askerî, mali ve noterlik alanlarında da görev ve yetkileri bulunmaktaydı. Vakıfların denetçisi de olan kadılar; asayiş kuvvetlerinin, belediye hizmetlilerinin ve zabıta görevlilerinin de ami- riydi. Ayrıca kadılar evlenme, boşanma, veraset meselelerinde; merkezden gelen emirlerin tasdiki ve mahkeme ka- yıtlarınln tutulmasında, her türlü akdin kaydedilmesinde, divanın emirlerinin halka bildirilmesinde ve sefer esnasında idaresinde bulunduğu yerde ordunun ihtiyaçlarının görülmesinde sorumlu ve yetkiliydi. Terekeler, Muhallefat, Şeriye sicilleri, kadı defterleriydi. 178 www.dizgikitap.com