ARiH
DERS
OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA BUHRAN VE DEĞİŞİM
Abdülhalim, Çorum'da halka zulmetmeye devam etti. Bunun üzerine gönderilen Sokolluzâde Hasan Paşa, 12
Ağustos 1601'de Karayazıcı'yı Elbistan'da mağlup etti. Karayazıcı kaçtıysa da yaralarından dolayı öldü ve yerine
geçen kardeşi Deli Hasan ise dağılan Celâliler'i tekrar toparladı.
Celâli isyanlarının en önemlileri Anadolu'da Kalenderoğlu'nun ve Suriye'de Canbolatoğlu Ali Paşa'nın ayaklan-
malarıydı. Canbolatoğlu da bağımsızlığını ilan etmiş ve Avrupa devletleri ile münasebet kurmuştu.
Bu tehlikeli durum karşısında harekete geçen Kuyucu Murad, 24 Ekim 1607'de Canbolatoğlu ile müttefiki Dürzi
Emiri Maanoğlu'nu Oruçovası'nda perişan etti. Dönüş yolunda başta Kalenderoğlu olmak üzere Orta Anado-
'u'daki Celâliler'in kökünü kazıdı. Kuyucu Murad Paşa, isyanları bastırmak için büyük bir şiddet uygulamış, bin-
lerce insanı Celâli oldukları gerekçesiyle idam etmişti.
Celâli İsyanlarının Tesirleri
1596-1610 yılları arasında meydana gelen ve "Celâli Fetreti" diye adlandırılan bu dönemde Anadolu baştan
başa harap oldu. Halk, köylerden şehirlere kaçtı, gittiği yerlerde de emniyet kalmayınca başka bölgelere sığındı.
Anadolu'daki insanların varlıklı olanları İstanbul'a, Rumeli'ye ve Kırım'a göçtüler.
Anadolu halkının büyük kitleler hâlinde yerlerini terk etmeleri 1603-1610 yılları arasında yedi yıl sürdü ve bu
karışıklık dönemi resmî kayıtlarda "büyük kaçgun" ve "büyük firar" adlarıyla anıldı.
Halk devlet yönetiminde örgütlenerek de Celâliler'e karş koymaya çalıştı. Osmanlı Devleti, Celâli karışıklıkları-
mn artması üzerine köylü ve şehirli gençleri "İl eri" adı altında teşkilatlandırdı.
Celâlilerin çoğunun, hanedam ortadan kaldırma ve devleti yıkma gibi bir niyeti yoktu.
Karayazıcı ve Kalenderoğlu gibi bazı eşkiyalar ise amaçlarının, Osmanlı otoritesinin Üsküdar'dan ileriye geçme-
mesi ve Anadolu'da kendi hâkimiyetlerini tesis etmek olduğunu söylemişlerdir. İsyanlar, sisteme muhalefet de-
ğil, sistem içinde hareketlilik kazanabilmek için yapılan manevralardı. Bunların devletten bağımsızlık kazanmak
gibi bir amaçlan yoktu. Esas dertleri devletin memurları olmak ve devleti yönetmekti. Celâli liderlerinin çoğu
devlete karşı herhangi bir toprak iddiasında bulunmadığından çeşitli konumlarda devlet görevlisi oldular.
c. Eyalet İsyanları
ö Merkezî otoritenin zayıflaması nedeniyle Mısır, Bağdat, Yemen, Hicaz, Basra, Trablusgarp, Eflak, Bağdan ve
Erdel'de çıkan isyanlardır. Ayrıca Konya, Erzurum ve Maraş'ta da çıkmıştır. Bunların en ünlüsü Erzurum Valisi
Abaza Mehmet paşa ve Sivas valisi Vardar Ali paşa İsyanı'dır. Devlet bu İsyanları zorla bastırabildi. Fakat feo-
dal beyler devlete karşı yarı bağımsız bir hâle geldiler. Bu isyanların çıkmasında Fener Rum Patrikhanesi etkili
olmuştur.
d. Suhte İsyanları
İşsiz kalan medrese öğrencilerinin çıkardığı isyanlardır. Celali isyanlarına destek vermiştir.
DURAKLAMA DEVRİ ISLAHATLARI
Osmanlıda XVII. yüzyıl başlarında devlet, ordu ve toplum yapısındaki düzensizlikler ıslahatlarla önlenmeye ça-
Işımıştır.
Islahatlar ilk defa Duraklama Devri'nde başlamış, Gerileme ve Dağılma devirlerinde de devam etmiştir. Durakla-
ma Devri'nde, Yükselme Devri örnek alınarak ıslahat yapılmıştır.
Kurumlar çağa göre yenilenmeyip yüzeysel yapılan bu ıslahatlardan olumlu sonuç alınamamıştır.
148
www.dizgikitap.com