ARIH
DERS
BEYLİKTEN DEVLETE OSMANLI SİYASETİ (1302-1453)
OSMANLI DEVLETİ'NİN KURULUŞUYLA İLGİLİ GÖRÜŞLER
Tarihçiler, kuruluştan uzun süre sonra kaleme alınmış ilk Osmanlı kroniklerini yeniden yorumlayarak Osmanlıla-
rın kimliği ve beyliğin oluşumunu ortaya koymaya çalışmıştır.
Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Gazi'nin isminin ilk defa belirlenmesi de dâhil olmak üzere Kuruluş
Dönemi'nde yaşanan askerî ve siyasi gelişmeleri ortaya koymak için yabancı kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır.
Bizans tarihçileri Pachymeres (Pakimires), Nikephoros (Nikeforos) ve Kantakouzenos (Kantakuzen) ile Arap gez-
gin, coğrafyacı ya da tarihçileri İbn-i Batuta, el-Ömerî, İbn-i Said ve İbn-i Haldun'un bıraktıkları eserler döneme
ışık tutmaktadır. Fakat bu bilgiler, Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu yazmak için yeterli değildir.
Osmanlı tarih geleneği, Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Bey'in atalarını 1220'Ierden itibaren Moğolların
ortaya qkışı sonucu Anadolu'ya gelen Türkmen kitlelerine bağlar.
ö Bir kısım Osmanlı kaynakları Osmanlıların çıkış noktasını Mahan olarak belirtirken, bir kısmı Ahlat'ı ön plana
çıkarır.
ö Moğolların Anadolu'ya ilerlemeleri üzerine Osmanlıların ataları Ahlat'tan Erzurum-Erzincan taraflarına yönel-
mişler, bir süre burada kaldıktan sonra eski vatanlarına dönmek niyetiyle Halep'e kadar inmişler, sonra yeniden
Pasin Ovası'na gitmek zorunda kalmışlar, burada iken ailenin bir kısmı ayrılmış, geri kalanlar Ertuğrul Bey lider-
fiğinde Ankara-Karacadağ yoluyla Söğüt'e gelmişlerdir.
ö Osmanlı Devleti'nin günümüze ulaşan ilk standart tarihleri, kuruluştan bir buçuk asır sonra kaleme alındı. Başta
Âşkpaşazade olmak üzere, daha sonraki tarihçilere kaynaklık eden Yahşi Fakih'e ait Menâkıb-ı Âl-i Osman ilk
Osmanlı tarihi sayılabilir.
6 XV. asrın ilk çeyreğinde Germiyanlı Ahmedî tarafindan yazıldığı bilinen İskendername'nin sonuna eklenen
Dâsitân-ı Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i Osman ise günümüze ulaşan ilk yazılı kaynaktır.
Osmanlı Tarihinin En Eski Kaynakları
Osmanlılar hakkında ilk tarihî bilgiler, Orhan Bey'in imamı İshak Fakih'in oğlu YahşÎ Fakih tarafından kaleme
alınan "Yahşî Fakih Menâkıbnâmesi"dir. Ancak bu eser günümüzde mevcut değildir.
â Aşıkpaşazâde,Gebze'dengeçerkenhastaIanm1şveYahşîFakih'inevindemisafiroImuştur. Burada Menâkıbnâme'yi
okuyan Aşıkpaşazâde daha sonra "Aşkpaşazâde Tarihi" adlı eserini yazarken buradan edindiği bilgileri kullan-
m Iştır.
Bugün elimizde olan ve Osmanlı Beyliği'nin kuruluşu ile ilgili bilgi veren kaynaklardan en eskisi ise Ahmedî'nin
"İskendernâme"dir.
Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Bey'in ismi ilk defa Bizanslı Tarihçi Pachymeres'in (Pakimires) "Relations
Historiques" (Bizanslı Gözüyle Türkler) adlı eserinde geçmektedir.
Genel olarak kabul edilen görüşe göre Osmanlılar; Oğuzların, Bozok Kolu'na bağlı Günhan Soyu'nun Kayı
Boyu'na mensuptur. Osmanlılar, Kayı Boyu'na mensup olduklarını en yoğun şekilde II. Murad zamanında vurgu-
lamaya başlamıştır. (Yazıcıoğlı Ali - Oğuzname)
Bu dönemde bastırılan paralara ve dökülen toplara Kayı Boyu damgalan vurulmuştur, Prof. Dr. Faruk Sümer ar-
şivlerde yaptığı araştırmalarda, Anadolu'nun pek çok yerinde Kayı adlı köylerin bulunduğunu ortaya koymuştur.
Kayı Boyu'nun damgası iki ok arasında yay şeklindedir Bu damga, Osmanlı sikkelerinde de kullanılmıştır.
Ğ Kayı Boyu'nun Anadolu'ya ne zaman geldiği kesin olarak tespit edilememiştir. Bununla birlikte Aşlkpaşazâde,
Neşrî ve Oruç Bey gibi tarihçilere göre Azerbaycan ile Doğu Anadolu civarında bir müddet kalan Kayılar; Ah-
lat'taki Sürmeli Çukur'a gelmiş ve burada fikir ayrılığına düşerek ikiye ayrılmıştır. Bir kısmı ana yurtlarına dö-
nerken Ertuğrul ve Dündar Bey liderliğindeki ikinci kol batıya doğru göç etmiştir. Yine XV. yüzyıl tarihçilerine
göre Kayı Boyu'nun bu kolu, Ertuğrul Bey önderliğinde Selçuklu Sultam I. Alâeddin Keykubat tarafından Ankara
yakınlarındaki Karacadağ'a yerleştirilmiştir.
SMMLYALÇIN
84
www.dizgikitap.com