ARİFİ
DERS
OT
MİLLİ MUCADELE MUHAREBELER DÖNEMİ
11. ınönü savaş (31 Mart - 01 Nisan 1921):
Londra Konferansı'ndaki barış önerilerinin TBMM Hükûmeti tarafindan kabul edilmemesi üzerine İngiltere, Yu-
nan ordusundan yeni bir saldın için hazırlık yapmasını istedi. Yunan ordusu hem I. İnönü yenilgisinin olumsuz et-
kilerini gidermek, hem de Eskişehir ve Kütahya'yı alarak demiryolu ulaşımını ele geçirmek, oradan da Ankara'ya
ilerleyip TBMM'ye Sevr Antlaşmasenı kabul ettirmek amacındaydı.
Bu sıralarda TBMM'nin Koçgiri Ayaklanması ve Pontus çeteleriyle uğraşmasını firsat bilen Yunan kuvvetleri,
kuzeyden Eskişehir, güneyden Afyon üzerinden ilerleyerek İnönü önlerine geldiler.
İsmet Paşa komutasındaki Türk ordusu, Yunanlıları ikinci kez İnönü mevkiinde durdurmayı başardı. Yunan kuv-
vetleri 31 Mart'1 1 Nisan'a bağlayan gece ve sabahında çekilmeye başladılar.
Yunan ilerleyişi ikinci defa durduruldu. Halkın TBMM'ye karşı güveni arttı. İtalyanlar Anadolu'daki kuvvetlerini
çekme karan aldı. Fransızlar Zonguldak'ı boşaltı. İngilizler Malta'daki 40 Türk esiri serbest bıraktı ve Batı Cep-
hesi birleşti. Mustafa Kemal, İsmet Paşa'ya çektiği telgrafta: "Sen orada yalnız düşmanı değil, milletin ters giden
(makus) talihini de yendin." diyerek tebrik etti.
Metris Tepe Mektupları
Eskişehir-Kütahya Muharebeleri (10-24 Temmuz 1921):
İnönü Muharebeleri'nde yenilen Yunanlılar, Türk direnişini kırmak için daha büyük çaplı bir hazırlığa giriştiler.
Yunanistan'dan yeni askerî birlikler getirdiler.
Anadolu'nun yerli Rumlarından da asker topladılar. Yunan Kralı da 13 Haziran 1921'de İzmir'e geldi. Büyük An-
kara Seferi adını verdikleri plana göre sadece İnönü mevzilerine saldırılmayacak ve geniş bir kuşatma hareketi
yapılacaktı. Bu harekât yapacak Yunan kuvvetleri; 131.533 er, 1.285 makineli tüfek, 460 top ve 2 uçak taburuna
sahipti. Buna karşılık Türk kuvvetleri ise 122.186 er, 645 makineli tüfek, 159 top ve sadece 4 uçağa sahipti.
Bu muharebede bir Yunan kolu, İnönü yönünden saldırırken, daha güçlü bir Yunan kolu Afyon üzerinden
Eskişehir'in doğusuna varacak ve Ankara yolunu kesecekti. Bu geniş kuşatma hareketiyle Türk ordusu ya toptan
yok edilecek, ya da tutsak alınacaktı. Yunan ordusu 10 Temmuz 1921'de saldırıya geçti. Sayıca ve sahip olduğu
askerî donanımlarca çok üstün durumda olan Yunanlılar, Eskişehir'i, Afyon'u ve Kütahya'yı işgal ettiler. Cephe-
den gelen endişe verici haberler üzerine Mustafa Kemal, Karacahisar'da bulunan Batı Cephesi Karargâhı'na
giderek durum değerlendirmesi yaptı.
Ordunun Sakarya Irmağı'nın doğusuna çekilmesi kararı alındı. 25 Ağustos 1921'de Türk ordusu Sakarya'nın do-
ğusuna çekilmiş bulunuyordu. Böylece yeni oluşturulan ordu büsbütün yıpratılmamış oldu.
Yunan birlikleri Anadolu'nun 100 kilometre daha içlerine çekilmiş ve hareket üslerinden uzaklaşmış oldu. Bu du-
rum Türk ordusuna yeni bir savaşa hazırlanmak için az da olsa zaman kazandırdı. Bu yenilgi sonrası geri çekiliş as-
kerliğin gerektirdiği şartlarla yapılmış olsa da, iç ve dış politikada önemli gelişmelere yol açtı. İtalya, Anadolu'dan
askerlerini çekmeyi durdurdu. Fransa da TBMM ile yaptığı ikili barış arayışı görüşmelerine ara verdi.
TBMM'de; "Ordu nereye gidiyor, Millet nereye götürülüyor? Bu gidişin sorumluları nerededir? Onu göremiyo-
ruz. Bugünkü acıklı ve korkunç durumun asıl sorumlusunu ordunun başında görmek isterdik." gibi sözler edile-
rek Mustafa Kemal'e muhalefet şiddetlendi. Bu arada KaQasya'da bulunan Enver Paşa ve yanlıları da Anadolu'ya
girmek için firsat bekliyorlardı. Fevzi Paşa'nın "İlerleyen Yunan ordusu mezarına yaklaşıyor.", Mustafa Kemal'in
"Düşman Anadolu'nun harim-i ismetinde boğulacaktır." demesi de bu muhalefeti yatıştırmadı.
Savaşm sonuçları:
Henüz taarruz gücüne sahip olmayan Türk ordusu saldırı karşısında yenildi.
Afyon, Bilecik, Eskişehir ve Kütahya Yunanlıların eline geçti. (Yunan taarruzu karşısında Bafi Cephesindeki
ordumuz 13 Temmuz 1921'da Altıntaş Savaşı'yla Afyon'u terk etmek zorunda kaldı.)
SöüYALÇIN
www.dizgikitap.com