ARİ
DERS
TURKIYE TARİHİ
Türkiye Selçuklu Devleti'nde devlet işleri Büyük Selçuklu Devleti'nde olduğu gibi Büyük Divanda (Divan-' Salta-
nat) görüşülürdü.
Büyük divana bağlı olarak şu divanlar oluşturulmuştur:
Divan-' İstifa (Mali işlerle ilgilenir.),
Divan-' Arz (Ordunun maaş, giyecek, yiyecek, teçhizat işleriyle ilgilenir.),
Divan-ı İşraf (Askerî ve hukuki işler dışında devletin tüm işlerini teftiş eden),
Divan-1 İnşa (İç ve dış yazışmalarla ilgilenir.),
Niyabet-i Saltanat (Hükümdar başkentte olmadığı zamanlarda devlet işleri ile ilgilenir),
» Pervaneci Divanı (Ülke topraklarının kayıt defterlerini tutar, haşve iktalara ait kararları düzenlen).
Bizans İmparatorluğu ve Ermeni sınırlarındaki "uç” denilen bölgeleri ise beyler yönetirdi. Uç beyleri sınırları
korur, sultan sefere çıktığında onun yanında yer alırdı.
Selçuklular bakır, gümüş ve altın paralar bastırmışlardı. Paraların üzerine genellikle sultanların resimleri bulu-
nurdu. İlk madenî parayı I. Mesut, ilk altın parayı ise II. Kılıç Arslan kestirmişti.
Ordu Teşkilatl
Türkiye Selçuklularındaki askerî teşkilat, Büyük Selçuklu Devleti ordusunun devamı durumundaydı. Fakat Tür-
kiye Selçuklu Devleti deniz ticareti ve donanmaya verdiği önemle Büyük Selçuklu Devleti'nden ayrılmaktaydı.
Türkiye Selçuklu Devleti'nin ordusu Büyük Selçuklu Devleti'nde olduğu gibi beş ana gruptan oluşurdu:
Hassa askerleri (Hükümdarın şahsına bağlı askerlerdi.),
Sipahi askerleri Okta sahiplerinin yetiştirdiği askerlerdi.),
» Türkmenler (Uç bölgelerinde yaşayan ve her an savaşa hazır olan askerlerdi.),
Ücretli askerler,
Bağlı devletlerin ve beyliklerin askerleri.
Savaş zamanında ordu merkez, sağ ve sol olmak üzere üç kola ayrılırdı. Ayrıca ordunun önünde öncü kuvvetler
bulunurdu.
Türkiye Selçukluları, hem ticareti geliştirmek hem de denizlerde hâkimiyeti sağlamak için Sinop ve Alâiye (Alan-
ya) gibi liman şehirlerinde tersaneler kurdu.
Türkiye'de denizciliğin başlamasına öncü oldu.
Türkiye Selçuklularında donanma komutanlarına Reisü'l bahrveya Melikü's şevahil adı verilirdi.
Ahilik
Anadolu'da XIII. yüzyılda Ahi Evran tarafından başta Kayseri, Konya ve Kırşehir'de esnaf birlikleri olarak yapılan-
dırılmış sosyoekonomik bir teşkilatlanmadır.
ö Ahilik, ahlaki, ekonomik, sosyal, siyasi ve askerî sahalarda önemli bir işleve sahiptir.
Ahiliğin temel amacı, zenginle fakir, üretici ile tüketici, emek ile sermaye, halk ile devlet arasında iyi ve sağlam
ilişkiler kurarak "sosyal adaleti" gerçekleştirmektir.
İyi bir teşkilatlanma ve eğitimle bu amaca ulaşan Ahilikte yamak, çırak, kalfa ve usta arasında değişmez bir hi-
yerarşi vardı. Belirli aşamalardan sonra kişiler bir üst basamağa çıkabilirler. En üst basamakta herkesin saygısını
kazanmış olan bir Ahi baba vardı.
Ahilik, yarı göçebe Türkmenleri yerleşik hayata geçirmekte de önemli rol oynamıştır.
Ahi teşkilatına üye esnaf ve sanatkârlar, bu teşkilata ait genel sermayeyi oluşturmak üzere kazançlarının bir
bölümünü "orta sandık" adı verilen yerde toplarlar. Orta sandıkta toplanan bu sermaye ile herkesin ihtiyacı
74
www.dİzgikİtapcom