Örnek Soruyu Değiştir

ARİ DERS Saray Teşkilatı İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ Saray: Türklerde saray teşkilatı doğrudan hükümdara bağlıdır. Sarayda sultanın ailesi ve maiyeti oturmaktaydı. Karahanlılarda saraya kapu, Selçuklularda dergâh ya da bargâh denilmekteydi. 6 6 Türk-İslam devletlerinde saray üç kısımdan oluşmaktaydı. Harem: Hükümdar ve ailesinin özel hayatını geçirdiği bölümdür. Selamlık; Devletin işlerinin görüşülüp idare edildiği bölümdür. Enderun: Devlet memurların yetiştirildiği bölümdür. Sarayda bulunan görevliler şunlardır: Bunların en önemli Hacip denilen hükümdar ve divan üyeleri arasındaki yazışmaları düzenleyen kişilerdi. Hatip, sultan ve vezirden sonra en yetkili üçüncü görevliydi. Haciplerin başında Hacibülkebir veya Has Hacip denilen kişi bulunmaktaydı. Hacib-i buzurg büyük hacib veya baş hacib anlamına gelen muhtelif Farsça ve Arapça tamla- malarla ifade edilen bu görevli saray amiriydi. Sultan ile vezir ve dîvân-l a'lâ arasındaki irtibatı sağlardı. Haciblere asıl görevlerinin dışında elçilik veya ordu komutanlığı gibi geçici görevler de verilmekteydi. Vekîl-i der. Hacibden daha özel bir durumu olan vekîl-i der ise ağzı laf yapan, söz ustası, yerine göre konuşma- sını bilen, sultanın mutlu, mutsuz anlarını bilip ona göre davranan, sultan ile vezir arasında aracılık eden bir görevliydi. Kapucubaşı: Sarayın günlük işlerinden ve saray personelinin idaresinden sorumlu kişidir. Silahtar. Hükümdarın silahlan ile ilgilenen kişidir. Emir-i Çeşnigir: Hükümdarın yiyeceklerinden sorumlu görevlidir. Emîr-i dâd (Dâd beg): Adalet emiri anlamına gelen emîr-i dâd, Nizamülmülk'ün zikrettiği emîr-i haresin Selçuklu uygulamasındaki karşılığıdır ve bu unvanı ilk kullanan Büyük Selçuklu Devleti'dir. Emir-i Haris: Hükümdarın emrini yerine getiren cezalardan sorumlu kişidir. Üstâdü'd-dâr•. Yine Siyasetname'de geçen, ama Selçuklularda unvan olarak rastlanmayan vekîl-i hâssın karşılı- ğldır. Sarayın mutfak, firın ve ahır gibi bütün birimlerinin ihtiyaçlarını ve saray personelinin maaşlarını hazine gelirlerinden ayrılan bir kaynaktan karşılamak onun göreviydi. Yaptığı harcamalarda yolsuzlukları önlemek için Harizimşahlarda olduğu gibi divan-' a'lâ üyelerinin onayı gerekiyordu. Emîr-i silah (silahdâr): Silahhaneden sorumlu, merasimlerde ve tahtta otururken sultanın silahını taşıyan gulâmların emiridir. Hazinedâr (Hâlin): Sultanın şahsi hazinesinden (hazîne-i hâss) sorumlu ve sultanın izniyle emanet olarak verilen değerli eşyaları, gönderilen hediyeleri muhafaza eden emirdir. Emir-i Ahur: Hükümdarın atları ve saraydaki diğer hayvanların bakımından sorumlu kişidir. (imrahor) Emir-i Alem: Devletin bayrağını taşımakla sorumlu kişidir. Emir-i Abdar (Taştdar): Hükümdarın temizliği ile ilgilenen kişidir. Emir-i Şikar•. Hükümdarın av işleri ile ilgilenen kişidir. Camedar: Hükümdar ve ailesinin giyim kuşamından sorumlu kişidir. Emir-i Candar: Sarayı korumakla görevli kişidir, ayrıca saray muhafızlarının başıdır. Buyrukçular: Haciplere bağlı çalışan memurlardır. Hansalar: Saray mutfağından sorumlu kişilerdir. Şarabdar-l Has: Sarayın içeceklerinden sorumlu kişidir. Emir-i Meclis: Hükümdarın ziyafetlerini hazırlatıp teşrifatçılık yapan kişidir. Serhenk: Törenlerde ve sultanın seyahatlerinde yol düzenin sağlayan kişidir. SDLYALÇIN www.dizgikitap.com