ARİ
DERS
OT
SATUK BUĞRA HAN DESTANI
İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ
Karahanlllar zamanında, sözlü edebiyat eserleri de verilmiştir. Bunlar içinde en bilineni Satuk Buğra Han
Destanı'dır. Satuk Buğra Han, Karahanll Devleti'nin ilk Müslüman hükümdarı olarak bilinir.
En çok bu hükümdarın menkıbelerini anlatan Satuk Buğra Han Destanı'nda onun Müslüman olması hakkında
bilgiler verilir. Satuk Buğra Han'ın hükümdar olmasından sonra İslamiyet onunla birlikte Türk ülkelerinde yayılmaya
başladı. Çin'le savaşan Satuk Buğra Han, İslamiyet'i Turfan Bölgesi'ne kadar yaydı.
TÜRK-İSLAM ŞEHİRLERİ
XII. yüzyıldan beri Semerkant ve Buhara, sık sık el değiştiren, istikrar arayışı içinde olan şehirlerdir. Özellikle Se-
merkant, çok gözde bir merkezdir. Kısa dönemlerle başkentlik yapan bu stratejik şehir, daha sonraki zamanlarda
da Timur'la birlikte "şehirlerin şahı" unvanına ulaşmıştı. Günümüzde Özbekistan'dadır.
Kubbet-ül İslam, yetiştirdikleri ilim, din, kültür ve sanat adamları, mutasavvıf ve zahitleri ile değerlendirilen,
"İslamiyet'in kubbeleri" anlamına gelen 3 şehir, bunlar; Ahlat, Belh, Buhara'dır. Ahlat şimdiki Türkiye'de, Belh
şimdiki Afganistan'da, Buhara ise şimdiki Özbekistan'dadır.
Kaşgar ismi Çince "Kaşi" yani Işıldayan inci anlamına gelir. Orta Asya'nın önemli merkezlerinden biri olan bu
şehir ipek ve baharat ticareti yapanların uğrak yerleri arasındadır. Kaşgar şehrinde kurulan pazarda Tibetli tuz
tüccarları, Mançuryall ipek tüccarlan ile Pakistan ve Hindistan'dan gelen baharatçılar alışverişte bulunurlardı.
Maverâünnehir: Arapça bir terkip olan kelime, "nehir ötesi" anlamına gelir ve burada "Ceyhun Nehri ötesi"
anlamında kullanılmıştır. Samani Devleti'nin başkenti Buhara ile Semerkand'ın yer aldığı Soğd, Fergana Çağaniyan,
Huttal, Bedahşân ve Hârizm, Maveraünnehir'in önemli vilayetlerindendir.
Buhara: Zarefşan Irmağı'nm suladığı vadide kurulu Buhara, İslam ordular' tarafindan ele geçirildikten sonra
İslam'ın Roma'sı diye anılacak bir İslami ilimler merkezine dönüştü. Cami, medrese ve türbeleriyle Asya İslam me-
deniyetinin manevi iklimini sürdüren bir anıt şehir oldu.
İsfahan: İçinden "hayat veren ırmak" anlamına gelen Zayende Rud Nehri'nin geçtiği İsfahan'ı övmek için eskiler
taşların cevher, sineklerinin altın, otunun safran olduğunu söylerlermiş. İsfahan "nısf-ı cihan” yani dünya nüfusu-
nun yansının üzerinde yaşadığı kent olarak ünlendi. İsfahan bugün İran topraklarındadır.
GAZNELİLER - YEMİNİLER (963 - 1187)
Gazne şehrinde kurulup geliştiği için kaynaklarda daha
çok Gazneliler şeklinde yer alan devlet, aynı zamanda ha-
nedanın kurucusuna nisbetle Sebükteginiler ya da bölge-
ye tarihte en parlak dönemini yaşatan Sultan Mahmut'un
lakabına nisbetle Yeminiler olarak da anılır.
Devlet, ismini Doğu Afganistan'da bulunan ve devlet mer-
kezi olarak seçilen Gazne şehrinden almıştır. Samanoğul-
lan Devleti'nin (819-1005) dağılmaya başladığı dönemde,
bu devlette komutanlık ve valilik yapan Türklerden Hora-
san Emiri Alp Tigin, Doğu Afganistan'daki Gazne şehrini
ele geçirerek, Gazne Devleti'nin temelini atmıştır.
ö Alp Tigin'den sonra gelen İbrahim Bilge Tigin ve Piri Tigin
Talas
Urgenç
. Hare zm?uha
Cürcan ş
•Kuça
Kaşgar
Rey. N işebur HÜ at Xarkeni
penyZGAZNELf[ER
asan
• Gazhe
AFGANİSTAN
•pğhcap,
j,Mekran
HİNDİŞIÂN
UMMAN DENİZI
zamanlarında Gazneliler, Samanoğulları Devleti'ne bağlı olarak varlıklarını devam ettirdi.
Sebük Tigin'in başa geçmesiyle Gazneliler bağımsız devlet hâline geldi. Sebük Tigin bu nedenle asıl kurucu ka-
bul edilir. Bu dönemde hükümdarlığın babadan oğula geçtiği bir hanedanın idaresine girilmiştir. Sebük Tigin'in
ölümüyle birlikte tahta oğlu Mahmut geçmiştir.
42
T www.dizgikitap.corn