Örnek Soruyu Değiştir

ARI DERS OT II. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA ORTA DOĞU İsrail'in kuruluşu Theodor Herzl: SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ (1947-1991 ) 6 4 Modern politik Siyonizm'in kurucu babasıdır. Herzl, Dünya Siyonist Teşkilatı'nı kurmuştur ve bir Yahudi devleti kurmak amacıyla, Yahudilerin Filistin'e göçmeleri gerektiği fikrini savunmuştur. Kurulmasından önce ölmesine rağmen, "İsrail Devleti" fikrinin kurucusudur. Herzl, İsrail Bağımsızlık Bildirgesi'nde "Yahudi Devleti'nin Manevi Babası" olarak adlandırılmıştır. 17 Mayıs 1901 tarihinde, Herzl, Sultan II. Abdülhamid ile görüşür, ama Sultan Theodor Herzl'in, Siyonist amaç- la Filistin'in Yahudilere verilmesi ve bunun karşılığında Yahudilerin Osmanlı borçlarını ödemesi önerisini kabul etmez. Balfour Deklerasyonu: İngilz Lloyd George'un başbakanlığındaki savaş kabinesinde dışişleri bakanı olan Arthur Balfour'un girişimiyle başlatılan ve sonuçta Filistin'de bir Yahudi devletinin -İsrail- kurulmasıyla sonuçlanan girişimdir. I. Dünya Savaşanın sonunda Kudüs, Osmanlı Devleti'nin elinden çıkü ve İngiltere'nin mandası altına girer ve "Haganah" adlı bir gizli örgüt ile "İrgun" adlı terör örgütleri Filistin'e kaçak göçleri organize eder. İngiltere bölgedeki manda yönetimlerine son verme kararı alarak sorunu 2 Nisan 1947'de BM'ye devreder. BM Genel Kurulu, 29 Kasım 1947'de yapılan oylamada çoğunluk planı önerisini kabul eder. Yahudi Geçici Ulu- sal Konseyi, 14 Mayıs 1948'de mandanın sona ermesinden birkaç saat önce Ben Gurion başkanlığında İsrail Devleti'nin kurulmasına karar verir. Kurulan yeni devlet 15 Mayıs'ta ABD ve SSCB tarafindan tanınır. Böylece dünya tarihinde ilk kez uluslararası bir kuruluş olan BM'nin oylamasıyla bir devlet kurulmuş olur. Filistinliler 15 Mayıs'ı El Nakba (Felaket Günü) olarak adlandırdılar. İsrail'in kuruluşu, yaşanacak Arap-İsrail savaşlarının en önemli sebebi oldu. Orta Doğu'da kurulan Arap devlet- leri İsrail Devleti'ni tanımadılar. Araplarla İsrail arasında yaşanan çatışmalardan kaçan 1 milyon Filistinli, bir gün geri dönmek umuduyla komşu devletlere göç etmek zorunda kaldı. İsrail Araplarla yaptığı muharebelerde çok başarılı olduğu için, İsrail Filistin topraklarının hemen hemen dört- te üçünü ele geçirdi. Keza, taksim kararına göre, Kudüs şehri uluslararası statüye sahip olacağı halde, savaşın sonunda yansı İsrail'in eline geçti, yansı da Ürdün'de kaldı. 1967 savaşında İsrail Kudüs'ün diğer yarısını da ele geçirecektir. 1948-1949 Arap-İsrail savaşı, Orta Doğu'nun yapısını değiştiren aşağıdaki sonuçları doğurmuştur, Filistin'de yaşayan bir milyon kadar Arap'ı yurdundan etmiş ve bir Mülteciler Meselesi ortaya çıkmıştır. Mısır'ın, savaşta en ağır yenilgiye uğrayanlardan olması, Mısır'da monarşinin, yani Kral Faruk rejiminin dev- rİlmeşİne neden olmuştur. Mısırlı genç subay, Yarbay Cemal Abdünnasır'ın liderliğinde Hür Subaylar Komitesi adı ile gizli bir teşkilat kur- dular ve 23 Temmuz 1952'de yaptıkları darbe ile Kral Faruk'u devirdiler. Başkan Nasır'ın bundan sonraki bütün çabası Arap monarşilerini yıkmak ve bunların yerine "sosyalist-cumhuriyetçi" rejimler kurmaya yönelik olacak- tır. Bu ise bölgede yeni gelişmelere ve yeni mücadelelere yol açacaktır. İsrail ordusu karşısında beş Arap devletinin yenik duruma düşmesi, Arap dünyasında "milliyetçilik” duygusunu tahrik etmiş ve bir Arap Milliyetçiliği hareketi başlamıştır. Nasır, bütün Arapları birleştirip milli ve büyük bir Arap dünyası kurmak ve onun başına geçmek İstemiştir. Kısacası, Arap milliyetçiliği ateşini yakan Nasır olmuştur. mn.w.dizgikitap.com