Örnek Soruyu Değiştir

ARİ DERS OT b. İç Hazine OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI İç hazine padişahın özel hâzinesi idi. Enderun hâzinesi de iç hâzinenin bir bölümü idi. Tarihi olaylara bakılırsa iç hazine, dış hazine için bir yardımcı hazine ve kredi kurumu vazifesi görmüştür. Dış hâzinede para kalmadığı zaman, iç hâzineden borç verilirdi. İç hâzinenin gelir kaynakları, bazı haslar, cizye ve adet-i ağnam ve diğer bazı mukataa gelirleri, vakıf gelirleri, Mısır eyaletinden gelen vergiler, darphane gelirleri ve çeşitli hediyelerle mü Osmanlılar tarafindan uygulanan ekonomik anlayışının temelleri Tarihî süreç içinde Osmanlı ekonomisinde klasik dönemde üç ana ilke etkili olmuştur. Bunlar; iaşecilik, fiskalizm ve gelenekçilikör. İaşecilik: Bu ilkeye göre reayanın refahını sürekli kılmak için öncelikle piyasalarda istenilen kalitede uygun fiyata yeterli miktarda mal bulunmalıdır. Bu nedenle Osmanlı ekonomisinde üretime büyük önem verilmiştir. Büyük çapta ve seri üretimin olmadığı bir ortamda, küçük işletmelere dayalı yüksek bir üretim potansiyeline erişilmişti. Gelenekçilik: Bu ilke sosyal ve iktisadi ilişkilerde mevcut dengeleri korumayı ve var olan düzeni bozacak değişme eğilimlerini engellemeyi ifade etmektedir. Üretimde küçük bir düşme veya tüketimde küçük bir ar- üş, mevcut ulaşım imkânlarının yetersizliği karşısında kolayca kıtlığa dönüşebileceğinden, tüketimi artıracak nitelikteki değişme eğilimleri kontrol altında tutulurdu. Bu anlayış, israf ve lüks tüketime yönelik yasaklama- lann önemli bir kaynağıydı. Fiskalizm: Hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarmak ve ulaştığı düzeyin altına inmesini engellemeyi amaçlıyordu. İktisadi kararlar alınırken devletin bir yandan gelirleri yükseltmesi, diğer yandan harcamaları kısması olarak özetlenebilen fiskalizm, Osmanlı ekon Defterdarlık makamına bağlı maliye memurları Osmanlı Devleti'nde mâliyenin örgütlenmesi başdefterdar, yanında iki defterdar ve başdefterdara bağlı memur- lar şeklindedir. Başdefterdara bağlı memuriyetler şunlardı: a. b. c. d. e. Başbaki kulu: Vergileri tanzim etmekle görevlidir. Bugünün vergiler genel müdürü gibi bir fonksiyonu vardır. Cizye başbaki kulu: Hristiyanlardan alınan cizye vergisini toplamak ve bu verginin kaynağını ihale etmekle (mukataaya vermek) görevlidir. Veznedar: Sikke basımı ve sikke rayicinin tayini ile ilgilenmektedir. Defter Kethüdası: Mâliyeye ait bütün defterlerin tutulmasından sorumludur. Defter tezkirecisi: Devlet hâzinesine giren ve çıkan para meblağını başdefterdara rapor hâlinde sunmakla sorumludur. Osmanlı'nın kullandığı para birimleri ö Osmanlı para birimi (vahid-i kıyasi) akçadır. Akça gümüş sikkedir. Tedavülde altın sikke olarak yabancı paralar vardır ve Venedik dükası, Mısır florisi dolaşımdadır. XV. ve XVI. yüzyıllarda altın para karşısında gümüş akçenin oldukça dengeli bir değeri vardır. Defterdarlık makamında yaşanan değişim 1838 yılında Maliye Nezareti kurularak, devletin mâliyeye ait işlemleri buradan yürütülmeye başlanmıştır. Mâliyeye bağlı olarak vilayetlere defterdarlar ve sancaklara mal müdürleri gönderilmiştir. Kırım Savaşandan sonra devlet harcamalarının tümünün kontrolünü yapan Divan-' Muhasebat kurulmuştur. 19. yüzyılda Avrupa ülkeleri için bir açık pazar konumuna gelen Osmanlı Devletinde dış ticaret açığı giderek artmıştır. Devlet bu açığı dış borçlanmaya giderek karşılamaya çalışmıştır. Alınan dış borçlar yeniden üretimde www.dizgikitap.com