ARİ
DERS
OT
ATATÜRK İLKELERİ VE ATATÜRKÇÜLÜK
1.
2.
3.
4.
6
Ziraat Bankası, 19 Mart 1924 tarihli Bütçe Kanunu ile sadece tarımsal kredi veren bir kuruluş olmaktan çıkarı-
larak çok yönlü bir kredi kurumu haline getirilmiştir. Cumhuriyet hükümetlerinin tarımsal kalkınmayı sağlamak
için yaptıkları çalışmalardan birisi de "İtibari Zirai Birlikleri'ni kurmalarıdır. Türk köylüsünün durumunu iyileştir-
mek, kolay kredi sağlamak amacıyla bir taraftan Ziraat Bankası'nı geliştirmeye yönelik adımlar atarlarken, diğer
taraftan da 1924 yılında kooperatifleşme hareketine hız vermişlerdir. Devlet destek ve teşviklerinden faydala-
nan Alpullu Şeker Fabrikası'nda ilk Türk şekeri 26 Kasım 1926'da üretildi.
3.1931-1938 Dönemi İktisat Politikasıpevletçilik):
Devletçi ekonomik anlayışın ortaya çıkmasına neden olan gelişmeler şunlardır:
ABD'de ortaya çıkıp başta Avrupa olmak üzere tüm dünyayı etkileyen 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ve bunun
sonucunda sanayi mallarının korunan fiyatları karşısında tarım ürünlerinde görülen aşırı düşüştür.
Özel teşebbüse dayalı kalkınmanın, özellikle yeterli sermayenin birikmemiş olmasından sağlanamaması
Bütün uğraşmalara rağmen altyapının tam olarak oluşturulamaması ve yeraltı zenginliklerinin değerlendirile-
Henüz yeterli kadroların ve kişilerin yetiştirilmemiş olması, teknik bilgi eksikliği
Türk tarımı 1929'Iarda tam kapasiteye ulaşmamış olmasına rağmen, bu tarihe kadar fiyatların olumlu gelişmesi
üretimin artmasına katkıda bulunmuştu. Ancak fiyatlardaki düşmenin devam etmesi üretimdeki artışın durma-
sına, özellikle sanayi bitkileri ekim alanının daralmasına sebep olmuştu. Tarım ürünlerindeki fiyat düşüşü yalnız-
ca tarım ürünlerini olumsuz etkilemekle kalmamış, çiftçinin Ziraat Bankasından kredi alamamasına, hükûmetle
vatandaş arasında gerginliğin doğmasına sebep olmuştu.
İşte bu önemli sebeplerden dolayı, ekonomik poliükada bir miktar değişiklik yapılınca MDevletçiIik” adını verdi-
ğimiz yapı ortaya çıkmış oldu.
Devleön uyguladığı "Ilımlı Devletçilik" politikası, ferdin yapamayacağı işlerde devletin müdahalesini öngörmek-
le beraber, ikösadi gelişmenin itici gücü olarak kişisel girişim özgürlüğüne büyük önem vermektedir. Nitekim
devletçilik uygulamasında, mali tekeller dışındaki üretim faaliyetlerinin hepsi özel sektöre açık kalmıştır.
Devletçilik 1931'de CHP programına girmiş, 1937'de de anayasada yerini almıştır. Devlet eliyle sanayinin geliş-
tirilmesi planlı bir sanayileşme programı ile mümkün olduğu anlaşıldığından bu konuda deneyimli olan Sovyet
Rusya'dan getirilen uzmanlar heyeöne i. Beş Yıllık Sanayi Plam hazırlatıldı.
Hazırlanan planda;
Tanmsal üretime dayanan ve ham maddesi Türkiye'de bulunan sanayi işletmeleri kurmak ve ithal edilmekte
olan temel tüketim mallan üretimini sağlayacak alanlar ön planda tutulmaktaydı. Bu amaçla dokuma, ma-
den, toprak, kimya sanayileri kurulması kararlaşürıldı.
1934 yılında uygulamaya geçilerek programı yürütmesi için Sanayi Ofisi ile Sanayi Kredi Bankasının görev-
lerini yürütecek olan Sümerbank görevlendirildi.
» Madencilikle ilgili alanlar da 14 Haziran 1935'te kurulan Etibank'a verildi. Madencilik alanında araştırma
yapmak, uzman yeöştirmek amacıyla 14 Haziran 1935'te Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kuruldu.
» İşin mali yükünü karşılamak amacıyla Sovyet Rusya'dan kredi alındı.
Temel ham madde sanayileri kurulmuş; madencilik, kâğıt ve cam sanayi için gerekli yatırımlar yapılmış, iki
bin km'yi aşkın demir yolu döşenmiş ufak çapta baraj ve silolar yapılmış, bir taraftan da Osmanlı borçlarının
ödenmesine devam edilmiştir. Türkiye'de bulunan imtiyazlı yabancı şirketlerin satın alınması hızlandırılmış-
tır.
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanmaktayken İkinci Beş Yıllık Plan hazırlandı ve 1938'de yürürlüğe konuldu.
İkinci Plan, ara mallan ve yatırım malları üretimine yönelikti. Ancak İkinci Dünya Savaşı'nın çıkması planın yürü-
tütmesini engelledi.
352
wwwdizgikitap.com